YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8494
KARAR NO : 2023/718
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2016/161 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.
2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2016/161 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararının, katılanlar vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 23.11.2020 tarihli ve 2019/8497 Esas, 2020/6208 Karar sayılı kararı ile, “Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 21:41 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobili ile sinyalize kontrollü kavşağa geldiğinde kendisine hitap eden sinyalize ışığın kırmızı olmasına rağmen aracını kavşak girişinde durdurmayıp, aksine hareket ederek aracının hızının azaltmadan aynı seyir hızıyla geçiş yaptığı sırada, seyir istikametine göre sağ taraftan kendisine yeşil ışık hitap etmesinden ötürü kavşaktan seyir hızıyla direkt geçiş yapan katılanın sevk ve idaresindeki otomobile çarptığı, katılanlardan birinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir; bir diğerinin ise, vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; katılanların ve tanık …’ın aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanlarını destekler nitelikteki kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğu nazara alınarak, eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği ve tayin olunan cezasında TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/14 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına uyularak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin ücüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.11.2021 tarihli ve 2021/129064 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebebi
1. Beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebebi
Üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin gerekçesinde, “… sanık …’ın olay tarihinde . plaka sayılı … ile trafikte seyir halinde olduğu, olay yerine geldiğinde katılan …’ın sevk ve idaresindeki . plaka sayılı araçla trafik kazası yaptığı, meydana gelen kaza neticesinde katılan …’ın BTM ile giderilemez ve kemik kırığına neden olacak nitelikte, katılan sanık …’ın aracında bulunan katılan …’ın ise BTM ile giderilebilir nitelikte yaralandığı, olaya ilişkin emniyet birimlerince hazırlanan trafik kazası tespit tutanağında, şüphelinin 2918 sayılı KTK’nın 47/1-B (kırmızı ışıklı trafik ışığında geçmek) kuralını ihlal ettiğinin, katılan …’ın ise karışmış olduğu kazada kural ihlalinin olmadığının belirtildiği, olay nedeniyle katılanların şikayetçi oldukları ve uzlaşmak istemedikleri, bu nedenle uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla, sanığın mahkememizde kovuşturmasının yapılarak eylemlerine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talebi ile mahkememize açılan kamu davasının yapılan açık yargılaması sonunda, … sanığın şahsi ve sosyal durumu, suçun işlenme şekli, yeri ve zamanı, kırmızı ışık ihlali ile kusurunun yoğunluğu, cezanın caydırıcı özelliği dikkate alındığında, eylemine uyan 5237 sayılı TCK ‘nun 89/4 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanığın sübuta eren suçu bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından TCK’nın 22/3. Maddesi gereğince verilen cezadan takdiren 1/3 oranında artırım yapılmasına, sanığın sabıkasız oluşu ve yargılama sürecindeki durumu lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK’ nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 onanında indirim yapılmasına, sanığa hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK’nın 50/2. Maddesi gereğince Adli Para Cezasına çevrilmesine yer olmadığına, sanığın kusur durumu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak TCK’nun 53/6. Maddesi gereğince sanığın sürücü belgesinin takdiren alınmasına, sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde tekrar suç işlemeyeceği konusunda etkin pişmanlığını ve gönüllü vazgeçme gibi durum ve davranışlar gözlemlenmediği gibi kusurunun yoğunluğu dikkate alındığında aynı yasanın 51/(1) maddesinin lehine tatbikine takdiren yer olmadığına, sanığın suçun işlenmesi ile oluşan zararı tazmin suretiyle tamamen gidermemesi dikkate alındığında koşulları bulunmadığından CMK 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilerek hüküm kurulmuştur … ” denilmiştir.
2. Sanık, alınan savunmasında “… çok sis vardı, çevre yolunda normal seyir halindeyken ışıklı kavşağa geldiğimizde hızımı düşürüp kontrollü bir şekilde kavşaktan çıkarken diğer … ara yoldan karşı mahalleye geçiyordu, ben farkettiğimde ne kadar fren yapsamda duramadım, bana zaten yeşil ışık yanıyordu, kaza bu esnada meydana geldi, olay nedeniyle kusurum yok, olay nedeniyle beraatimi isterim …” şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Kaza sebebiyle yaralanan … ile …’ın sanıktan şikayetçi oldukları, uzlaşmayı kabul etmedikleri ve katılma talebinde bulundukları görülmüştür.
4. … Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 16.12.2015 tarihli adli raporlara göre katılan …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, katılan …’ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığına neden olacak nitelikte yaralandıkları anlaşılmıştır.
5. Kolluk güçlerince tanzim olunan 16.12.2015 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın kırmızı ışıklı trafik ışığında geçme kuralını ihlal ettiği, katılan …’ın ise kural ihlali bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
6. Olaya ilişkin görgüsü bulunan tarafsız tanık .. beyanında, “Bu olay … çevre yolunda gerçekleşti. Ben yabancı galiba 48 plakalı aracın arkasından yanımda eşimde olduğu halde seyrediyordum. Kış günüydü. Akşam üzeriydi fakat hava açık, zemin kuru idi. Harmancık kavşağı diye tabir edilen bölünmüş yoldaki ışıklı kavşağa geldik. Önümdeki 48 plakalı araba bize kırmızı ışık yandığı halde zor durdu. Kavşağın ortasına kadar girdi. Sonra tekrar geri geri geldi. Bende arkasına durdum. Hatta orada bile kırmızı ışığı ihlal etti. Ben daha sonra arkasından yeşil yanınca devam ettim. 5 – 6 lamba daha geçtik. Kazanın olduğu istiklal girişi kavşağına geldik. Kırmızı ışık yandığı halde bekleyen araçlarda vardı. Yine arkasındaydım fakat 48 plakalı … yine kırmızı ışıkta durmadı. Devam etti. Yeşil ışıkta kavşaktan dönüş yapan yine tanımadığım 42 plakalı araca çarptı. Olay bu şekilde meydana geldi …” şeklindedir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Beraatine Karar Verilmesi Gerektiği Yönünden
Oluş, dosya kapsamı, olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı ve tarafsız görgü tanığının beyanı doğrultusunda, sanığın isnad edilen suçu işlediği sabit olmakla, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiği Yönünden
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği ancak 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi kapsamında seçenek yaptırımlar yönünden “Sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezasının sosyal ve kültürel durumu itibariyle, ayrıca etkin pişmanlık ve gönüllü vazgeçme gibi bir durumun sergilenmemesi, ekonomik durumu itibariyle ceza ve infazından olumsuz etkilenme durumu dikkate alındığında…” şeklinde, 51 inci maddesi kapsamında erteleme müessesesi yönünden; “Sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde tekrar suç işlemeyeceği konusunda etkin pişmanlığını ve gönüllü vazgeçme gibi durum ve davranışlar gözlemlenmediği gibi kusurunun yoğunluğu dikkate alındığında…” şeklindeki ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden; “Sanığın suçun işlenmesi ile oluşan zararı tazmin suretiyle tamamen gidermemesi dikkate alındığında koşulları bulunmadığından…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Üst Hadden Ceza Verilmesi Gerektiği Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmiş olması sebebiyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/14 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararında sanık ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.