Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/4942 E. 2023/1226 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4942
KARAR NO : 2023/1226
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/2961 E., 2021/1212 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan … İdaresi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî ret

A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de … (kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) (…) olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Sanığın Temyizi Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260

ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2013 tarihli ve 2013/1076 Esas, 2013/1934 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesi uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ve 1.875,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezanın ertelenmesine, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine, karar verilmiştir.

2.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2013 tarihli ve 2013/1076 Esas, 2013/1934 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.05.2019 tarihli ve 2015/16840 Esas, 2019/31627 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Mahkemece teşdit ve temel cezanın belirlenmesi sırasında “suçun işleniş biçimi” şeklindeki gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiş ise de, somut olayla ilişkilendirilebilecek hususiyetin bulunmadığı, özellikle kaçak eşyanın miktarı, suçun işlenişinde bir özelliğin bulunmayışı, suç konusunun önem ve değerine göre, cezaların şahsiliği ve uygulamada birliğin sağlanması bakımından, benzer olaylarla mukayese edildiğinde, daha çok miktarda kaçakçılık yapanlarla daha az miktarda kaçakçılık yapanlar arasında hakkaniyete uygun, adil bir ceza tayin edebilmek bakımından sanık hakkında alt sınırdan ceza tayini yerine hakkaniyete uygun düşmeyecek miktarda fazla ceza tayini,
Kabule göre ise;
1.Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2.Gün adlî para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 52. maddesinin 2. fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
4. 5237 sayılı TCK’nun 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin ihtarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlayacak şekilde sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın infaz edileceğine karar verilmesi, TCK’nun 51/8. maddesi uyarınca sanığın denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde ertelenmiş bulunan hapis cezasının

infaz edilmiş sayılacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5.Dava konusu eşyanın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de hükmedilmesi,,
…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/481 Esas ve 2019/990 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80,00 TL gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezanın ertelenmesine, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine, karar verilmiştir.

4.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/481 Esas ve 2019/990 Karar sayılı kararının sanık … katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2020/2394 Esas ve 2020/12408 Karar sayılı ilâmıyla;
“…I) Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Sanık …’ün temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/2961 Esas, 2021/1212 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun’a (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekicinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla, anılan Kanun’un üçüncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi gereği 10

ay hapis cezası ve 20,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, katılan lehine 4.080,00 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.

6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.06.2022 tarihli ve 2021/142697 sayılı, red, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
Kargo gönderi içeriğini fındık olarak bildiğine, sigara olduğunu bilmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Erteleme kararı yönünden hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.30.03.2013 tarihinde asayiş güven timi olarak yapılan çalışmada, sanığın sokakta kargodan gelen koliyi açtığı sırada koli içerisinde mavi renkte bandrolsüz sigara olduğu görülmesi üzerine 1100 paket gümrük kaçağı sigaraya el konulmuştur.

2.Sanık Rize ilinde amcası İhsan …’ün oturduğunu ve kendisine çay ve ceviz göndermesini istediğini, kargo gelince amcasının gönderdiğini zannederek göndericiyi kontrol etmeden koliyi teslim aldığını, polislerin koliyi açmalarını isteyince açtığını ancak içinden sigara çıktığını o anda farkettiğini, gönderici olan …’yı tanımadığını belirtmiştir.

3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin kısmen yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, suçtan zarar gören kurum … (kapatılan …) olduğundan, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığından temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanığın Temyizi Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Sanık hakkında kurulan hüküm; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak ihtar edilmesi suretiyle sanığın yanıltılması,

3.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilmesi,

4.Davada iki katılan bulunması karşısında hangi katılan lehine takdir edildiği anlaşılmayacak şekilde “katılana” denilerek karışıklığa sebebiyet verecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi, nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanığın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) (2, 3 ve 4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/2961 Esas, 2021/1212 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.