YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2320
KARAR NO : 2006/3826
KARAR TARİHİ : 08.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu karar vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın (4650 Sayılı Yasayla değişik) 15.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün esas tutulması gerekir. Somut olayda davacı idarece belgelerin mahkemeye sunulduğu gün (davanın açıldığı tarih) gözönünde bulundurulduğunda -karar tarihi itibariyle 2005 yılı verilerinin belirlenmiş olduğu da gözetilerek- dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde bilirkişi kurulunun 2005 yılı yerine 2004 yılına ilişkin verileri esas alan raporuna itibarla hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-2942 Sayılı Yasanın (4650 Sayılı Yasayla değişik) 11.maddesinin (f) bendi uyarınca arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir. Sulu tarım arazisi niteliğindeki 16944 m2 yüzölçümlü dava konusu taşınmaz üzerinde, tamamına kapama bahçe niteliği verecek yaş ve sayıda kayısı ağaçlarının bulunup bulunmadığı açıkça belirtilmeden, bu bağlamda normal aralıklarla bir dekara kaç ağaç düştüğü İl Tarım Müdürlüğünden sorulup saptanmadan; taşınmazın tamamını kapama kayısı bahçesi olarak değerlendirip dekara 10 ağaç üzerinden hesaplama yapıp buna göre değer belirleyen eksik incelemeye
dayalı ve denetime elverişsiz bulunan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması,
3-Taşınmazın 1691,14 m2’lik bölümünde (bina ve tesis yapmamak, ağaç dikmemek kaydıyla) davacı idare lehine daimi irtifak hakkı kurulmuş olup, irtifaklı alanın içerisinde kaldığı tespit edilen 30 yaşlarındaki 3 kayısı ağacının boru hattının geçirilmesi çalışmaları nedeni ile kesilip kaldırılacağı ve yerine yeniden ağaç dikilemeyeceği cihetle; Yargıtay uygulamalarında benimsenen kaim değer yöntemine göre, irtifak hakkının kurulduğu alan önce kapama kayısı bahçesi olarak değerlendirilmeli, daha sonra açık tarım arazisi olarak çevrede yetiştirilmesi mutad olan ürünlere göre saptanan net gelirine (sulu tarım arazisi niteliğine uygun) %5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle ağaçsız değeri bulunmalı, bu iki değer arasındaki fark ağaçların kaim değeri olacağından; enkaz bedeli de düşüldükten sonra kalan değere hükmedilmelidir. Şu halde açıklanan bu kaim değer belirleme yöntemine uyulmadan ve taşınmazın değerinin saptanmasında esas alınan kapitalizasyon faiz oranının, kapama bahçe ya da açık tarım arazisi olmasına göre değişmeyeceği düşünülmeden kayısı bahçesi için %5, açık tarım arazisi için %6 alınması suretiyle ağaç bedeli hesabında yüksek değere ulaşan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar eksiksiz yerine getirilmeli, bu bağlamda bilirkişi kurulundan bozma gereklerine uygun ve denetlemeye elverişli ek rapor alınmalı, davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.