Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14655 E. 2023/1405 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14655
KARAR NO : 2023/1405
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/288 E, 2022/397 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/423 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 108 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilen 240,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmedilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu emvalin müsaderesine
ve nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/423 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/17983 Esas, 2022/6351 Karar sayılı ilâmıyla;
” 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun’un 12. maddesi ile, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun önödemeyi düzenleyen 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu, 6831 sayılı Kanunun 108. maddesine aykırılık suçunun önödeme kapsamına alındığı ve Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 E. 2020/33 K. Sayılı iptal kararları ile 7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesi ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş olduğu olmakla; sanık hakkında önödeme prosedürü ve basit yargılama usulünün uygulanarak, sonucuna göre hukukî durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/288 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 75 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; müsadere hususunda karar verilmemesi ve re’sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.01.06.2015 tarihinde orman muhafaza memurları tarafından sanığın idaresindeki araçta nakliye tezkeresi ibraz edilemeyen 5 kental emval tespit edilmiştir.

2.Orman bilirkişisi tarafından düzenlenen 09.06.2016 tarihli raporda dava konusu emvalin yakacak vasıflı ve 100 TL değerinde olduğu belirlenmiştir.

3.Sanık bozma öncesinde alınan savunmasında, nakliye tezkeresi olmadan babasına ait fındıklıktan odun aldığını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise ön ödeme tutarını yatırdığını ifade etmiştir.

4.Mahkemece sanığa ön ödeme ihtarı içeren davetiye tebliğ edildiği ve sanığın yasal süresi içinde ön ödeme ihtarında belirtilen tutarı ödeyerek, ödeme makbuzunu ibraz ettiği anlaşılmıştır.

5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın idaresindeki araçta nakliye belgesi ibraz edilemeyen orman emvali ele geçirilmesi ve 6831 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçunun 5237 sayılı Kanun’un 75 inci maddesi
gereği ön ödeme kapsamında yer alması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un “Önödeme” kenar başlıklı 75 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen “Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer… şeklindeki düzenleme ve sanığın ön ödeme tutarını yasal süresi içinde ödemesi üzerine sanık hakkında ön ödeme nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

3.Suça konu orman emvalinin müsaderesi hususunda mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/288 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.