Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14767 E. 2023/1836 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14767
KARAR NO : 2023/1836
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/650 E., 2022/255 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli 2015/8 Esas, 2015/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci

maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

2.Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli 2015/8 Esas, 2015/128 Karar sayılı kararının sanık ve katılan … İdaresi tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2021 tarihli ve 2018/17080 Esas 2021/6434 Karar sayılı ilâmıyla;
“…I- Katılan … İdaresi vekilinin sanık Mahmut … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA,
II- Katılan … İdaresi vekili ile sanık …’un temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasının 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3-24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal karan ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Ele geçen kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesinin yazılmaması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan … İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli 2021/650 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ve 20,00 TL 1 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi, nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.

2.Sanığın temyiz istemi, eşyanın kaçak olduğunu bilmediğinden beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Hakkında beraat kararı onanan Mahmut …’in sevk ve idaresinde bulunan sanık …’un yolcu olduğu, adına ruhsatlı aracın yedek deposunda usulüne uygun yapılan aramada 788 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık bozma öncesi ve sonrasında değişmeyen savunmasında, ucuz olduğu için aracında kullanmak amacıyla satın aldığı motorinin kaçak olduğunu bilmediğini beyan ederek, suçlamayı kabul etmemiştir.

3.İnönü Üniversitesi, İNÖNÜ-PAL Müdürlüğü motorin analiz raporunda, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu tespit edilmiştir.

4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan … İdaresi vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması,

3.Suçta kullanılan sanığa ait nakil aracı hakkında dava bulunmadığından araç üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılması ile yetinilmesi gerekirken, müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli, 2021/650 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.