YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/594
KARAR NO : 2023/1054
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1969 E., 2022/2100 K.
DAVA TARİHİ : 26.04.2016
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/236 E., 2022/104 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.08.2008 tarihinde açmış olduğu davanın 16.09.2010 tarihinde Kadıköy 2. İş mahkemesi tarafından reddedildiğini, 23.09.2010 tarihli temyiz dilekçesinde Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi tarafından incelenmiş 21.05.2012 tarihinde, oy birliği ile lehine kabul edildiğini, bilirkişi Av. …’in talebi doğrultusunda SGK’ya ödenmeyen aylıklar için 2 defa müzekkere yazıldığını, ancak herhangi bir cevap alınamadığını, dava tarihine kadar olan ödemelerin davacı taraf olarak 21.06.2008’e kadar olan ödemelerin 7.787,85 + 1.119,29 (faiz) olmak üzere toplam 8.904,14 TL nin taraflarına ödendiğini, 21.07.2008 tarihinden eşinin ölüm tarihi olan 19.08.2014 tarihine kadar eşine ait olan aylıkların (74 ay) ile 21.07.2008 tarihinden bugüne kadar olan şahsına ait aylıkların (90 ay) tarafına ödenmediğini, bu sebepler ile ilk celsede dosyasının Av. …’e tevdini, Emeklilik İşleri Daire Başkanlığından 3/0583778 dosyadan 74+90=164 ay olan aylıkların hesaplanmasının istenilmesini, eşinin ölüm tarihi olan 19.08.2014 tarihinden sonra eşinin payının tarafına aktarılarak hesaplama ve ödeme yapılmasını arz ve talep etmiştir.
Davacı birleşen davada dava dilekçesi ile; kurum tarafından 2016/05- 2020/12 tarihleri arasında eksik ödenen ölüm aylığının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini, ayrıca asıl dosyada talep edilmeyen faizin ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde; davacıya ait emeklilik işlemlerine ilişkin kurum kayıtlarının kurumdan talep edilmiş ise de henüz taraflarına ulaşmadığını, dava dilekçesi incelendiğinde, davacının kuruma herhangi bir başvuru yapmadığını, 6552 sayılı Yasanın ilgili maddesi; madde 64-1. fıkra; 30.01.1950 tarihli ve 5221 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesinde “31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” yasa metnini açık olup davacının talebi ile ilgili olarak öncelikle usulden reddini talep ettiğini, davacının Kadıköy 2. İş mahkemesince verilen kararın kurum tarafından yerine getirilmediğini iddia ettiğini, ancak Kadıköy İş Mahkemesi kararında aylıklarla ilgili bir talebi olmaması nedeniyle mahkemece aylıklarla ilgili bir karar verilmediğini, kurumda karar doğrultusunda işlem yapıldığını, kurumun işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, emeklilik maaşlarının nasıl hesaplanacağını 5510 sayılı Yasa çerçevesinde gerçekleştirildiğini, bu nedenle kurum nezdinde bulunan emeklilik dosyasının celbini ve bu konuda rapor alınmasını talep ettiklerini, alınacak bilirkişi raporunda davacının iddia ettiği gibi ödenmeyen aylıkların bulunup bulunmadığı, ayrıca vefat eden eşinden aylık almaya hak kazanıp kazanmadığının, kazanmış ise miktarlarının tespitini talep ettiğini, davacının bilirkişi talebinde bilirkişi olarak …’i talep etmiş ise de, davacı talebinin reddini talep ettiğini, bu konuda öncelikle kurumda bilgi ve görüş alınmasını akabinde ise mahkemece resen seçilecek ve bu konuda uzman bir bilirkişi vasıtasıyla rapor alınmasını talep ettiğini, kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretin hükmedilmemesi gerektiğini, bu sebepler ile haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesini arz ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut olayda, 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesine göre, davacı ve vefat eden eş murislerinin sigortalılığı nedeniyle 506 sayılı Yasa’nın 66/C maddesi uyarınca 01.05.2005 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, 506 sayılı Yasa’nın 11/A maddesi uyarınca 27.04.2005 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlandığı, buraya kadar yapılan Kurum işlemlerinin doğru olduğu, aylık ve gelirlerin birleşmesi halinde, hak sahiplerine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısının bağlanması gerekmektedir.
Bu doğrultuda davacının … Anadolu 21. İş Mahkemesi 2013/434 Esas-2014/152 Karar sayılı davasını açmış olduğu, açmış olduğu davanın kabulüne karar verildiği, davacıların her birine 01.05.2005 tarihinden itibaren, murisleri …’dan ölüm aylığı, 27.04.2005 tarihinden itibaren iş kazası aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 9/10071298 tahsis numaralı dosyadan ödenen iş kazası gelirlerinin 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesi uyarınca yarıya indirilmesine, 3/10583778 tahsis numaralı dosyadan ödenmekte iken kesilen ölüm aylıklarının tekrar bağlanması gerektiğinin tespitine, davacıların her birinden kesilen aylık toplamı 7.787,85 TL ile ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz tutarı olan 1.119,29 TL nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verildiği, dosyanın yargıtay incelemesine gönderildiği, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’ nin 2014/11384-2014/26484 e/k sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır.
Dosyada toplanan belgelerden, gelen müzekkere cevaplarından davacıya ve vefat eden eşine bağlanan ölüm aylığının 506 sayılı Yasa’nın 96 ıncı
maddesi birinci fıkrası ve üçüncü fıkrası gözetilerek alt sınır uygulanmak suretiyle
ödenmesi gerektiğine,
davacıya ve ölen eşine bağlanan ölüm gelirinin, bağlanan ölüm aylığı daha yüksek
olduğu için 506 sayılı Yasa’nın 92 inci maddesi hükmü gereği yarım üzerinden
ödenmesi gerektiği
anlaşılmış, bu nedenle davacıya ve davadan önce vefat eden eşine eksik ödeme yapılıp yapılmadığına dair bilirkişi raporu alınmış, davacıya yapılan eksik ödeme hesaplanarak davacının kendisi bakımından kabulüne karar verilmiştir.” gerekçelerine dayalı olarak, davacının eşine yapılan eksik ödemeler bakımından mirasçılık payı da dikkate alınarak karar verildiği belirtilerek; “Asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacının kendisine asıl davada ve birleşen davada kurum tarafından yapılan eksik ödeme miktarı olan 68.683,62 TL ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz tutarı olan 28.974,14 TL, davacının vefat eden eşinden dolayı eşine yapılması gereken ve eşinin ölüm tarihine kadar kurum tarafından yapılan eksik ödemeler bakımından mirasçılık payı da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile asıl davada ve birleşen davada kurum tarafından yapılan eksik ödeme miktarı olan 5.532,21 TL ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz tutarı olan 4278,42 TL olmak üzere toplam 107.468,39 TL ‘ nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce Kuruma müracaat edilmesi ve talebin reddedilmesi gerektiğini, Kurum tarafından Kadıköy 2. İş Mahkemesince verilen karar doğrultusunda işlem yapıldığını, dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporu ve aylık hesaplaması ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri gözetilerek davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kurum işleminin yerinde olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının kızı …’ın iş kazası neticesinde vefat etmesi nedeniyle kendisine ve eşine kurum tarafından ödenmesi gereken, eksik ödenen aylık alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Yasa’nın 92 ve 96. madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Yasa’nın 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…