YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14331
KARAR NO : 2023/1841
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1105 E., 2021/1567 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet, eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2014 tarihli ve 2014/647 Esas ve 2014/872 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü
maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
2.Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2014 tarihli ve 2014/647 Esas ve 2014/872 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2021 tarihli ve 2018/18745 Esas 2021/7200 Karar sayılı ilâmıyla;
“…II- Sanık …’ın 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin, 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’nda yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nun 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “basit yargılama usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/1105 Esas ve 2021/1567 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasından çevrilen 2.000,00 TL adlî para cezası ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 5237 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.11.2022 tarihli ve 2021/136236
sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğine, cezanın ertelenmesi gerektiğine, eşyanın kaçak olduğunu bilmeden aldığı gözetilmeden hukuka aykırı hüküm kurulduğuna ve sair sebepler ile hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Ankara Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yapılan istihbari çalışmalar üzerine Sincan 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 11.12.2013 tarih ve 2013/1110 Değişik İş sayılı kararı ile sanığın işlettiği Sincan ilçesi Atatürk Mahallesi Melek Sokak No:22/A sayılı adreste yapılan aramada; faturasız, belgesiz ve yabancı menşeili 8 adet cep telefonu, 5 adet şarj aleti ve 50 adet cep telefonu bataryası ele geçirilerek muhafaza altına alınmıştır.
2.Sanık bozma öncesi ve sonrasında değişmeyen savunmasında, suça konu telefonların beş tanesinin iş yerini devraldığı sırada iş yerinde olduğunu, üç tanesini ise takas yöntemi ile müşterilerinden ikinci el olarak satın aldığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Soruşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlık hükümleri hatırlatılmış, sanık etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini beyan etmiştir.
4.29.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ” Dosya kapsamında eşyaya ait ithalatı gösterir belge ya da faturaların ibraz edilmediği, 30.04.2014 tarihli bilirkişi raporu ve 27.12.2013 tarihli Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu sorgulama raporuna göre suça konu ürünlerin kayıt dışı ya da klonlanmış olduğunun tespit edildiği, 63 adet malzemeye ait tespit edilen toplam gümrüklenmiş değerin 1.138,88 TL, toplam gümrüklenmiş değerin içindeki vergiler toplamının 268,88 TL olduğu, CIF değeri toplamının da 870,00 TL olduğunun belirlendiği” bildirilmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Olay ve olgular bölümünün (3) numaralı paragrafında belirtilen ve sanığa bozma sonrası etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin tebliğin usulüne uygun yapıldığından, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/1105 Esas ve 2021/1567 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, 29.07.2021 tarihli bilirkişi raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkta ele geçen gümrük kaçağı cep telefonlarının sanığa ait ticari iş yerinde ele geçirilmiş olması, eşyanın miktarı ve değeri nazara alındığında ticari mahiyette olduğu, sanığın yaptığı iş nedeniyle kaçak olduğunu bilmediğine dair savunmasına itibar edilemeyeceği gözetilerek, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia
ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/1105 Esas ve 2021/1567 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.