Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/23862 E. 2023/833 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/23862
KARAR NO : 2023/833
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1793 E., 2022/320 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ile sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık … müdafii Av. …’ın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2021/81 Esas, 2021/511 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun ) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca, sanık … hakkında 8 yıl 1 ay 15 …, sanık … hakkında 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2021/1793 Esas, 2022/320 sayılı Kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine; sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi delaletiyle 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafilerinin temyiz istemleri özetle; ByLock trafik kayıtlarına ilişkin verilen çalınma veya satın alınma yoluyla ele geçirildiğine; ByLock verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına; sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; sanığın yargısal nitelikli Anayasal haklarının ihlal edildiğine; sanık hakkında teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna; yargılamada ByLock içeriklerinin gösterilmediğine; bir kısım tanıklar dinlenilmedikleri halde hükümde gösterildiklerine; soruşturma savcısı tarafından mütala verildiğine ve böylece tarafsızlık ilkesinin ihlal edildiğine; ByLock içeriklerinin bulunmadığına; aynı suçtan yargılanan tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına; sanık lehine olan hususların değerlendirilmediğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık …’nun ve sanık müdafilerinin temyiz istemleri özetle; sanık hakkında teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna; sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; sanığın sorumluluk tarihinin 15.07.2016 tarihi olarak esas alınması gerektiğine; ByLock trafik kayıtlarına ilişkin verilen çalınma veya satın alınma yoluyla ele geçirildiğine; ByLock verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına; sanığın tanıklarla yüzleştirilmediğine, sanığın Bank … örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına; sanığın örgüt içi evlilik yaptığı kabul edilerek, sanığın özel hayatının ihlal edildiğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkin olup, sanık müdafilerinden Av…. tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1-Sanık … … yönünden;
Sanık …’nun FETÖ terör örgütünün hiyararşik yapısı içerisinde yer aldığı, bu kapsamda … kod adı ile … ili üniversite mezun mesulü olarak görev yaptığı, … Kod adı ile … izdivaç sorumlusu olarak görev yaptığı, öğrencilere … kod adıyla sohbet hocalığı yaptığı, 15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan darbe teşebbüsünden sonra örgüt ile irtibatını devam ettirdiği, örgüt mensupları ile örgütün gizli haberleşme programları olan ByLock, Kakao ve Falcon programları ile irtibat kurduğu, bu itibarla üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği kabul edilerek, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2-Sanık … yönünden;
Sanık …’nun telefonunda kayıtlı bulunan programlar üzerinden Isparta il imamı olduğu değerlendirilen kişi ile, Büyük Bölge Eğitim Danışmanı olduğu değerlendirilen Ö.K. isimli kişi ile, Büyük Bölge İmamı olduğu değerlendirilen …. isimli kişi ile … İl imamı olduğu değerlendirilen F. isimli kişi ile, Büyük Bölge Muhasebecisi olduğu değerlendirilen …. isimli kişi ile, Gayb evleri ve İzdivaç abisi olan …. isimli kullanıcı ile irtibat halinde olduğu, kendisinden üst konumdaki örgüt mensuplarından talimat aldığı ve sonrasında üstüne rapor verdiği, örgütün çözülmesini önlemek ve bağlılığın devamını sağlamak, örgüte yeni eleman kazandırmak amacı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından cezaevinde bulunan örgüt üyelerinin eşlerine ve ailelerine maddi destek sağladığı, yargılanmakta olan örgüt mensuplarının yurt dışına çıkması veya yurt içinde saklanması için yardım ettiği, FETÖ terör örgütünün hiyararşik yapısı içerisinde …, …, … kod adlarını kullandığı, … İl Eğitim danışmanı, İzmir Altındağ büyük bölge talebe mesulü, İzmir Altınşehir Eğitim danışmanı, askeri mahrem imamlığı, … bölgesi eğitim danışmanlığı, … il talebe mesulü görevlerini yürüttüğünün dosyada yer alan beyanlar ve tanık beyanları ile sabit olduğu, ayrıca sanığın örgütün gizli haberleşme programlarından ByLock ve Kakao programlarını kullandığının ve örgütün yeni yapılanması içerisinde bulunduğu kabul edilerek, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1-Sanık … … yönünden;
Sanığın, örgüt içinde … ve … kod isimlerini kullanması, örgütün … il yapılanmasında üniversite mezun mesulü ve … izdivaç sorumlusu olarak görev yapması, örgütsel toplantılar düzenlemesi, örgüte ait gizli haberleşme programı olan ByLock ve Falcon programlarını kullanması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olup bu örgüte üye olduğu, bu haliyle sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği Dairece kabul edilmiş ve İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutuna dair kanaati yerinde bulunmuş, ancak Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesine muhalefet edilerek fazla ceza tayin edilmesi yerinde görülmemiş, sanığın eylemleri ve örgüt içindeki konumu ile amaç ve saiki göz önüne alınarak alt sınırdan makul oranda uzaklaşarak cezalandırılmasının hakkaniyete uygun düşeceği kanaatine varılarak, sanık müdafilerinin istinaf talepleri yörende görülerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri ile sanığın örgüt içerisindeki konumu ve etkinliği göz önüne alınarak temel cezanın 5 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmek suretiyle, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2-Sanık … Yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını eşi sanık … adına olan ve kendi kullanımında bulunan 0538 (…) (…) 77 nolu hat üzerinden kullanan ve … ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, örgüt liderinin talimatından sonra ve bu talimat doğrultusunda Bank … hesap açtırıp para yatırdığı anlaşılan, örgüt içinde üniversite mezun mesullüğü, … izdivaç sorumluluğu ve sohbet hocalığı yapan, örgüt içinde kod isim kullanan sanık … ile ByLock programını kendi adına olan ve kendi kullanımında olan 0507 (…) (…) 94 nolu hat üzerinden kullanan ve … ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, örgüt içinde il ve ilçe eğitim danışmanlığı, büyük bölge talebe mesullüğü, askeri mahrem imamlık ve … bölge eğitim danışmanlığı yapan ve örgüt içinde kod isim kullanan sanık …’nun anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduklarına dair kabullerde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümlerde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2021/1793 Esas, 2022/320 sayılı Kararında sanık … ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.