Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/4290 E. 2022/16286 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4290
KARAR NO : 2022/16286
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Hükmün, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davacının, yargılama devam ederken 06.04.2014 tarihinde vefat ettiği ve davacı mirasçılarının yargılamaya mirasçı sıfatıyla devam ettikleri anlaşılmakta olup, yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen bu gibi davalarda tarafın ölümü ile davanın konusuz kalmayacağı aksine, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı davanın devam edilmesi gerektiği, açık olmasına rağmen; karar başlığında davacının mirasçıları belirtmeksizin ölü kişinin ve vekilinin karar başlığında yer alması ve ölü kişi adına hüküm kurulmuş olması hatalıdır.
2- Mahkemece, bozma sonrası verilen 17.10.2018 günlü karar, Dairemizin 29.09.2020 günlü bozma ilamı ile “….mahkemece, davacı hakkında talebine konu olan, 01.10.1982 tarihi itibari ile çalışma ilişkisi kabul edilerek önceki karar gibi 01.10.1982 tarihi esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ise de, dosya içeriği ve özellikle çalışma olgusu sabit olan komşu tanıkların, çalışma dönemlerinin incelenmesinde, davacı hakkında 01.10.1987 tarihinden öncesine ilişkin olarak çalışma ilişkisinin varlığına işaret eden olguların veya başkaca delillerin bulunmaması karşısında, bu olguların varlığının araştırılması ile ancak varlığı halinde 01.10.1982 tarihinden itibaren çalışma ilişkisinin kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi…” gereklerine işaret edilerek bozulmuştur.
Eldeki davada ise, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mülkün değildir.

Bozma sonrası yapılan yargılamada, davacının 01.10.1987 tarihinden öncesinde çalışma ilişkisinin varlığına işaret eden bordrolarda kayıtlı çalışan komşu işyeri tanıklarının bulunmadığı, 1982-1983 yıllarında çalışmaya başladığını bildiren tanığın beyanı dışında 01.10.1987 tarihinden önce davacının fiili çalışmasını doğrulayan başkaca delil bulunmaması, beyanda bulunan tanığın ise 01.10.1987 tarihinden öncesine ait bordroda kayıtlı çalışmasının bulunmaması karşısında davacının 01.10.1987 tarihinden önceki dönemde çalıştığının tespitine yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.