Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/19865 E. 2023/555 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19865
KARAR NO : 2023/555
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/40 E., 2020/488 K.
SUÇ : 5187 sayılı Basın Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı CMK) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Katılan …’nın, kendileri tarafından 14.01.2013 tarihinde hazırlanıp abonelerine sunulan “Köye İnen Domuz Öldürüldü” başlıklı haberin, izinsiz ve karşılıksız olarak sanığın yazı işleri müdürü olduğu Batman Gazetesinin 15.01.2013 tarihli nüshasında kullanıldığı yönündeki şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, sanığın 5187 sayılı Basın Kanunu’nun (5187 sayılı Kanun) 24 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2014/42 E., 2014/540 K. sayılı kararı ile sanık hakkında 5187 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 24 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 16.666 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Bu karar, sanığın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi tarafından, 5187 sayılı Kanun’un 24/1. maddesindeki suç için cezanın alt sınırının 5.000 TL olduğu gözetilerek sanığa yeniden önödeme önerisinde bulunulması, sanığın haberi aldığını savunduğu …’ın tanık olarak dinlenerek sanık savunmasının araştırılması ve katılanın haberle ilgili yeniden yayım hakkını saklı tutup tutmadığı, bu anlamda haberin açık kaynaklardan hukuka uygun bir şekilde temin edilip edilemeyeceği araştırılıp sanığın eyleminin 24 üncü maddenin birinci fıkrasındaki suçu mu yoksa ikinci fıkrasındaki suçu mu oluşturduğu belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gerekçeleriyle bozulmuştur.

4.Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, bozmaya uyularak yapılan araştırma sonucunda, 02.12.2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/488 K. sayılı kararı ile yeniden, sanığın, 5187 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 16.666 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi,
1)Haberi, detay olmadan, yalnızca fotograf ve yer bilgisi olarak meslektaşı ve arkadaşı tanık …’tan aldığı; ancak tanık İbrahim halen katılan kurumda çalışması nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceğine,

2)Haberin yayımlandığı gazete aslında 14.01.2013 tarihinde akşam saatlerinde basıldığı, yani katılan kurum ile aynı gün haber yapıldığı, ancak Mahkemece haberlerin yapılma saatlerinin araştırılmadığına,

3)Suçun unsurlarının oluşmamış olması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve hukuka aykırı olarak karar verildiğine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yargılamaya konu haberin günlük Batman Gazetesinde yayımlandığı ve sanığın anılan gazetenin yazı işleri müdürü olduğu tartışmasızdır.

2.Dosya içerisindeki gazete örneği ile katılan tarafından dosyaya gönderilen, kendileri tarafından yapılan haber incelendiğinde, metnin aynı olduğu, yalnızca ilk cümledeki bir anlatım bozukluğunun düzeltilmiş olduğu anlaşılmıştır.

3.Sanığın haberi arkadaşı olan ve aynı zamanda katılan …’nın muhabiri olan … tarafından kendisine verildiğine ilişkin savunması ve katılan tarafından gönderilen bilgilere göre haberin başkaca bir açık kaynaktan alınmadığı anlaşılmaktadır.

4.Katılan, haberin yalnızca abonelerine iletildiğini, aboneleriyle yaptıkları ve bir örneğini dosyaya sundukları sözleşme gereğince, bu sözleşme çerçevesinde katılan tarafından yapılan haberlerin başkalarına aktarılamayacağını, ayrıca internet sitelerinde de yasal uyarı başlığıyla bu hususun ilan edildiğini, dolayısıyla haberin yeniden yayım hakkının kendi uhdelerinde bulunduğunu belirtmiştir.

5.Sanığın, haberin arkadaşı … tarafından kendisine verildiği yönündeki iddiası dışında, hukuka uygun bir şekilde yayımladığına dair bir iddia ve savunması bulunmamaktadır.

IV. GEREKÇE
1.Her ne kadar sanık haberin arkadaşı olan … tarafından yalnızca fotograf ve yer bilgisi olarak kendisiyle paylaşıldığını, haberi ise kendisinin derlediğini, tanık İbrahim’in beyanına itibar edilmemesi gerektiğini, ayrıca haberlerin yayın zamanlarının araştırılmadığını ve sonuç olarak suçun unsurlarının oluşmadığını savunmuş ise de her iki haberin incelenmesinde metnin, ilk cümledeki bir anlatım bozukluğunun düzeltilmesi dışında birebir aynı olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın yeniden yayım hakkı katılanda saklı haberi izinsiz ve karşılıksız olarak kullandığı, böylelikle üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu, bu yönüyle Mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

2.Sanığın üzerine atılı suç için yalnızca adli para cezası öngörüldüğü gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 E., 2020/33 K. sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasınında (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

3.Her ne kadar tebliğnamede sanık hakkında 5187 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açıldığı ve bu suçtan hüküm kurulduğu halde önödeme önerisinin aynı maddenin birinci fıkrasındaki adli para cezası esas alınarak belirlendiği yönünden bozma istenmiş ise de sanığa soruşturma aşamasında 11.12.2013 tarihinde 24 üncü maddenin ikinci fıkrası esas alınarak önödeme önerisinde bulunulduğu anlaşıldığından bu görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 inci maddede açıklanan nedenle Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/488 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.