Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2007/20489 E. 2008/7994 K. 26.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/20489
KARAR NO : 2008/7994
KARAR TARİHİ : 26.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, ilk prim kesintisinin yapıldığı 2000 yılından 20.06.2006 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının sattığı ürün bedelinden ilk kesintinin yapıldığı 2000 yılından dava tarihi olan 26.06.2006 tarihine kadar 2926 sayılı Yasa’ya tabi Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının sattığı ürün bedelinden Eylül 2000, Eylül 2001, Ekim 2002, Eylül 2004, Temmuz 2005 tarihlerinde prim kesintisi yapıldığı, zirai arazilerinin bulunduğu, Gölkaya Fındık Tarım Satış Kooperatifine ortak olduğu, 03.05.2003 tarihinden beri Ziraat Odasına kayıt olduğu, davalı tarafından alıcı tarafından yapılan 2001 ve 2004 yılı kesintilerinin kurumun hesabına intikal ettiği diğer kesintilerin intikal etmediği bildirildiği, yapılan kesintilerinde Gölkaya Fındık Satış Tarım Kooperatifi tarafından davalı Kurumun … hesabına yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Yasa’nın uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı yürürlükten kaldırılan TCK.’nun 526.maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tesbiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir.
Mahkemece davacının teslim ettiği üründen ilk prim kesintisinin yapıldığı Eylül-2000 tarihini takip eden aybaşı olan 01.10.2000 tarihinden dava tarihi olan 26.06.2006 tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken 1.10.2001-31.12.2001 ve01.10.2004-31.12.2004 tarihleri arasında tesbit karar verilmesi, öte yandan dava kabul olunduğuna göre kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kabulüne, davacı …’ın 01.10.2000-26.06.2006 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine,
2-Kurum harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
3-Peşin yatırılan harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 8.00 YTL yargılama giderinin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hüküm tarihinde yürürlülükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 450.00 YTL Avukatlık Ücretinin davalı kurumdan alınarak davacı tarafa verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 26.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.