YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/184
KARAR NO : 2023/737
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI :
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı kurum vekili asıl dosyadaki dava dilekçesinde özetle; zararlandırıcı sigorta olayında vefat eden Kurum sigortalısının hak sahiplerine ödenen … gideri ile, bağlanan gelirler nedeniyle meydana gelen Kurum zararının davalılardan … İnş. Tic. San. A.Ş. ve …’dan tahsilini talep etmiş; birleşen dava dosyasında ise, dava konusu ve miktarı aynı kalmak üzere ve asıl dava ile birleştirme talepli olarak Kurum zararının … İnş. ve …. A.Ş.’den teselsülen tahsilini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı kurum vekili birleşen dosya dava dilekçesinde özetle; davalı işveren şirkete ait işyerinde … sigorta sicil nolu …’in 13.04.1997 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu öldüğünü, sigortalının hak sahiplerine 19.624,21 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 16,57 TL … yardımı yapıldığını, olay nedeni ile … 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 1997/396 E., 2001/449 K. sayılı dosyasında davalıların kusurlu olduklarının belirlendiğini, iş kazası nedeni ile düzenlenen iş güvenliği müfettişliği ve sigorta müfettişliği raporunda da davalıların kusurlu olduklarının belirlendiğini, kurum zararının %50’sine tekabül eden 9.820,39TL peşin sermaye değerli gelir ve 8,28TL … yardımının onay ve ödeme tarihlerinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 9.820,39TLnin onay ve masrafların sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … … A.Ş. vekili özetle; sigortalının müvekkilinin işçisi olmadığını, kazanın meydana geldiği işyerinin … … A.Ş. ye ait olduğunu, işçinin de onların işçisi olduğunu, işçinin kendi tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı ile kafasını briket makinasına sıkıştırarak vefat ettiğini, işçinin vasıfsız işçi olduğunu, müvekkilinin iş güvenliği ve işçi sağlığı yasal mevzuat hükümlerine uygun gerekli önlemleri aldığını, olayda kusurlu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı … … A.Ş. vekili özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, kazanın işçinin kendi tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı ile meydana geldiğini, müvekkil şirketin olayda kusurlu bulunmadığını belirterek müvekkil şirket yönünden davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; Mahkememiz asıl dava dosyası ile birleşen 2003/20 E., – 2003/80 K., sayılı dosyasında dava konusu ve dayanak vakıaların aynı olduğu, sonuç ve istemin de aynı olduğu, asıl davada her iki davalıya da husumet yöneltildiği, birleşen 2003/20 E., – 2003/80 K., sayılı dosyada ise sadece … A.Ş.’ye husumet yöneltildiği, bu hali ile birleşen davanın 100 sayılı HMK’nın 114/1-ı ve115 inci maddesi gözetilerek derdestlik dava şartına aykırılık teşkil ettiği anlaşılmış ve davanın esasına girilmeyerek usulden karar verilmiştir gerekçesiyle birleşen 2003/20 E., sayılı davanın reddine, asıl 2019/136 E., sayılı dosya hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalılardan … İnş. Tic. San. A.Ş. avukatları temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.05.2021 tarih ve 2021/4273 E., 2021/6569 K., sayılı ilamı ile “Davacı, asıl davada zararlandırıcı sigorta olayında vefat eden Kurum sigortalısının hak sahiplerine ödenen … gideri ile bağlanan gelirler nedeniyle meydana gelen Kurum zararının davalılardan … İnş. Tic. San. A.Ş. ve …’dan tahsilini talep etmiş; birleşen dava dosyasında ise, dava konusu ve miktarı aynı kalmak üzere ve asıl dava ile birleştirme talepli olarak Kurum zararının … İnş. ve …. A.Ş.’den teselsülen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece dairemizce verilen bozma ilamlarında belirtilmiş olmasına ve mahkemece bozmaya uyulmasına karşın, bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, buna göre yukarıda da belirtilen birleşen davanın, karar başlığında gösterilmediği ve böylelikle birleşen dava davalısının da yine karar başlığında bulunmadığı görülmektedir. Bunun yanında bozma ilamlarında sigortalının hangi işveren yanında çalıştığının belirtilmiş olmasına ve dava açılan iki farklı davalı işveren bulunmasına karşın birleşen davada derdestlik kararı verilmesi, asıl davada ise şartları oluşmamasına rağmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de yanlıştır. Ayrıca hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile fiili ödemelerin açıkça belirlenip, davalıların sorumlu olduğu tutarın bu miktarlar gözetilerek hesaplanmaması da isabetsizdir. Tüm bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir, gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararıyla özetle; 1-Asıl dava yönünden incelemede; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile,
A) 5.847,10 TL peşin sermaye ilk sıra değerinin 23.09.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsil edilerek ( tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacıya verilmesine,
B) 13,24, TL … giderinin ödeme tarihi olan 29.06.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsil edilerek ( tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacıya verilmesine,
C) 2,03 TL … Zammının 18.02.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsil edilerek ( tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacıya verilmesine,
2-Birleşen 2003/20 E., sayılı dosyasında açılan dava yönünden yapılan incelemede ise; Davalı … İnş. ve …. A.Ş bakımından davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili dilekçesinde özetle; kaza olayında kurum sigortalısının kusuru söz konusu değildir. Kusur tamamen davalı taraftadır. Bu nedenle alınan kusur raporları hatalıdır. Hüküm kurmaya elverişli olmayan raporlar üzerine karar tesis edilmiştir. Dosyada bir çok kez rapora alınmış olmasına rağmen raporlar arasında birliktelik sağlanmamıştır. Kurum tarafından 9.812,10. TL … Değeri ve 16,56. TL de … yardımı yapılmıştır. 30.04.2004 tarihli alınan rapor doğru olup … zararının ödemeler altında kaldığı ve 9.812,10. TL nin 23.09.1999 onay tarihinden, 16.56, TL nin de 28.06.1999 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsili gerektiği belirtilmiştir. Ödeme yapılan Kurum sigortalısının işe giriş bildirgesi süresinde kuruma verilmediğinden işçi kusurunun yarısı da işverene aittir. Bu nedenle davalılara ait kusur oranları toplamı % 95 olmaktadır. Diğer rapor kabul edilirse de % 90 olmaktadır. Bilirkişinin 7.309,00 TL PSD yi nasıl hesapladığı belli değildir. 7.3096,00. TL ancak kusura göre belki hesaplanan miktar olabilir ki oda hatalıdır. Bu nedenle karara itiraz ettiklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Yasa’nın 26 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre asıl davada, temyiz eden davacı kurum yönünden reddedilen tutar, ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 5.810 TL’nin altında kalmaktadır. Birleşen davada ise temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl davada, davacı kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Birleşen davada, davacı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.