YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7669
KARAR NO : 2023/65
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/704 Esas, 2016/306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.03.2021 tarihli ve 2016/335315 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, hükmü temyiz etme isteğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 15.05.2014 günü saat 11.30 sıralarında gündüz vakti, yanında açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir başka kişiyle birlikte şikâyetçinin ikamet ettiği apartmanın garajında duran 4 adet jantlı oto lastiklerini alıp karşı tarafa doğru gittikleri sırada balkonda bulunan şikâyetçinin, iki kişinin kendi lastiklerini alıp götürdüklerini gördüğü, merdivenlerden inerek şahısların gittiği istikamete doğru koştuğu ve farklı sokak üzerinde iki kişiyi ellerinde lastiklerle görüp, sanık …’i tutarak yakaladığı, diğer failin ise lastikleri bırakarak kaçtığı anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda tevilli ikrara yönelik savunma yapmıştır.
3. Şikâyetçinin aşamalardaki anlatımlarının, kabul ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
3. Kolluk görevlilerince düzenlenen 16.05.2014 tarihli CD izleme tutanağında, sanık … ve yanında bulunan koyu giyimli erkek şahsın, apartmanın garaj kısmından ellerinde jantlı oto lastikleriyle çıktıkları, 1059. Caddeden Mimar Sinan Sokak istikametine gittikleri, yaklaşık 3 dakika sonra şikâyetçinin aynı yöne doğru koşarak gittiği, 3 dakika sonra şikâyetçinin, yanında bir şahısla birlikte sanık …’i tutarak Mimar Sinan Sokak istikametinden 1059. Cadde istikametine getirdiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, Mahkemenin kanaat ve takdiri ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3. 6545 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesi uyarınca Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, 6545 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinin 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihinin 15.05.2014 olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine uyduğu ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanığın aleyhine olan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi ile hüküm kurulmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan beyanına göre, şikâyetçinin suç tarihinde balkonda oturduğu sırada sanığı elinde oto lastikleriyle yolda ilk gördüğü andan sonra apartman merdivenlerine yönelip, merdivenlerden inerek binadan çıktığı ve iki kişinin gittiği istikamete doğru koşup sanığı farklı sokak üzerinde yakaladığı an arasında kesintinin oluştuğu ve hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle … 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/704 Esas, 2016/306 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.