YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5813
KARAR NO : 2023/311
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bir kısım davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, çekişmeli taşınmazın 20 yılı aşkın bir süredir çevre taşınmazlarla birlikte “pazar yeri” olarak kullanıldığını ancak gerek murise gerekse kendilerine kullanım bedeli ödenmediğini ileri sürerek ecrimisil talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı … vekili; zamanaşımı def’inde bulunmuş, ayrıca imar planında pazar yeri olarak ayrılan taşınmazın hali arazi olduğunu, gelir elde edilmediğini ve ihtarname keşide de edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince karar: “…dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; elbirliği mülkiyetine tabi, kerpiç ev vasıflı, 150 m² yüzölçümlü, 9918 parsel sayılı taşınmazın davacılara miras yoluyla intikal ettiği, davalı Belediyenin ise kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı, Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.3.2013 tarih, 2011/552 Esas, 2013/83 sayılı kararı ile 24.750,00 TL kamulaştırma bedelinin tespitine ve tapu kaydının iptali ile Belediye adına tesciline karar verildiği, anılan kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 07.05.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır… Açıklanan olgu ve ilkeler çerçevesinde; mahkemece taşınmazın kamulaştırma işlemi ve hukuken korunmaya değer üstün hakkı bulunmaksızın 2012 yılı, Haziran ayına kadar her hafta Cuma günleri “pazar yeri”, Haziran ayı sonrasında da “park yeri” olarak kullanıldığı saptanarak ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ne varki, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde belirlendiğini söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki; uzman bilirkişi tarafından ecrimisil belirlenirken taşınmazın gerek pazar yeri gerekse halen otopark olarak kullanıldığı gözetilerek taşınmazın çevre özellikleri ve emsal kira sözleşmeleri de karşılaştırılmak suretiyle dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisilin belirlenmediği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı görülmektedir. Hal böyle olunca; mahallinde yeniden konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılması, yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle kira esasına göre, emsaller de incelenerek dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre için hüküm vermeye elverişli, ayrıntılı, denetlenebilir rapor alınması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; hükme yeterli olmayan rapora itibar edilerek haftada bir gün kullanıldığı gerekçesine dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; mahkemece verilen ilk kararı sadece davacılar vekilinin temyiz etmiş olması sebebiyle usulü müktesep hak da gözetilerek bir kısım davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın haftada sadece bir gün kullanıldığı, ecrimisilin hatalı hesaplandığı, ayrıca bedelden kira olarak değerlendirildiğinde kdv ve stopajın da düşülmesi gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
4. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
5. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara
ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, uzman bilirkişi marifetiyle alınan rapor doğrultusunda emsal araşıtırması da yapılmak suretiyle hüküm tesis edilmiş olmasının doğru olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.