YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12862
KARAR NO : 2023/196
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.06.2015 tarih, 2015/2066 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, kamu davası açılmıştır.
2. Fethiye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/395 Esas, 2016/70 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemi … kabul edilerek bu suçtan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e) bentleri ile 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.03.2020 tarihli ve 2016/261173 numaralı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “sanık …’ın kullandığı 0535 (…) (..) (..) numaralı hattından katılan …’nin kullandığı …… (…) (..) (..) numaralı cep telefonuna “Allah senin belanı versin emi gazinoyu kapattım açma bugün perdeleri, ben vercem de çok seviyorum, yoksa bu dünya var ya 30 yıllık garım aklıma gelmeyor sen aklımdan çıkmayon aşkım yarın çocukların yüzüne bakamam herşeyi çocukların biliyor hanıma çok seviyorum yoksa senin için herşeye razıyım”, “Şu an evdesin yanına gelcem istersen oldur”, “,,,, gozumgi bakçam telefonu aç cevap verme ben konuşan sen dinle 1 sefer”, “Anneler günün kutlu olsun”, “En son çarem icecem evin önüne gelcem kafama bi gurşun sıkcam sende kurtul bende seni sevdimi ozaman anlarsın”, bisever alo de bida aramaçam soz”, “Kadir gecesi arayon gene viçdana gelmeyon anlayamadım seni beklemekden başka çarem yok harelde”, “Herolur olmaza kul etdin beni”, “Hende motor seni zor taşıyor hanımaga”, “Alo de kapat sesini duyan bisever yeter çok görme” şekilinde mesajlar gönderdiği, bu mesajların kolluk görevlileri tarafından tespit edildiği, sanığın soruşturma aşamasında daha önce birlikte olup ayrıldıkları müştekiden alacağını istemek için onu aradığını beyan etmişse de mesaj içeriklerinde alacak hususundan bahsedilmediği, kaldı ki sanığın yargılama aşamasında mesajları kendisinin göndermediğini, müştekinin kardeşinin kendisine suç atma amacıyla kendi telefonunu kullanarak gönderdiğini savunduğu, hem telefonun sanığa ait olması nedeniyle bu savunmasının makul olmadığı, hem olayın hemen sonrasında alınan beyanında mesajları gönderdiğini ikrar ettiği, hem de Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinde sanık hakkında aynı katılana yönelik mesaj göndermesi nedeniyle açılan davada da benzer şekilde …’nin kardeşinin mesajları gönderdiğini beyan etmiş olması nedeniyle savunmasına itibar edilmeyerek sanığın suça konu mesajları gönderdiği anlaşıldığından sanığın cezalandırılmasına, ancak sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dava açılmış ise de mesaj içeriklerinde sanığın katılana sevgi cümlelerinin yazılı olması nedeniyle eyleminin … suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak sanığa bu suçtan ek savunma hakkı verilerek cezalandırılmasına, sanığın adli sicil kaydında bulunan Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/87 esas ve 2011/35 karar sayılı ve erteli 3 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin ilamı tekerrüre esas teşkil ettiğinden sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına…” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 17.06.2015 günlü iddianame ile sanık hakkında … suçundan herhangi bir anlatım ve usulüne uygun açılmış kamu davası bulunmadığı gözetilmeden ek savunma verilmek suretiyle … suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Mahkemece sanığın … eylemini mesaj atmak suretiyle gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin tatbik edilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/395 Esas, 2016/70 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak saklı tutulmak kaydıyla hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.