Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/39963 E. 2023/1114 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/39963
KARAR NO : 2023/1114
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

TUTUKLU
DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/833 E., 2022/667 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2018/75 Esas, 2020/107 sayılı Kararı ile sanık hakkında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası,TCK’nın 62 nci maddesinin birinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı kısmi iptal Kararındaki hususlar gözetilerek 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası,TCK’nun 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2020/833 Esas, 2022/667 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.11.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.HTS kayıtlarının CMK’nın 135/1 maddesindeki koşullara aykırı olarak temin edildiği, delil olarak kullanılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, hukuka aykırı delil kavramının amacına ilişkin temel ilkelerin mevcut dosyada ihlal edildiği,
2. HTS kayıtlarının içeriği bilinmediğinden dolayı örgüt üyeliği suçu dahil, hiçbir suç için tek başına cezalandırılmaya yeterli kanıt niteliğinde olmadığı,
3.Ardışık arama kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu, aksi kabul edilmemekle birlikte Yargıtay kriterlerine uygun kayıtlar olmadığı,
4. HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, sanıkla birlikte ardışık olarak arandığı tespit edilen şahısların ifadeleri getirtilmeden ve tanık olarak dinlenmeleri sağlanmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu,
5.İtirafçı sanıkların tarafsız kamu tanığı olmadıklarından ifadelerinin delil sayılamayacağı, sanıkla yüzleştirilmeden ifadelerinin alındığı, tanıkların serbest kalabilmek için sanığın ismini verdikleri, tanık M.D.’nin ifadesinin duyuma dayalı olduğu,
6. Temyiz başvurusunun duruşmalı olarak kabulü, hükmün bozulması ve sair sebeplere
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İddia, sanık savunması, sanığın Kocaeli ilinde sabit/ardışık aramalarını gösterir analiz tutanakları, tanık olarak dinlenen O.İ. ve M.D.’in yeminli ifadeleri ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 13.11.2019 tarihli 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, örgütün … mahrem yapılanmasında kullandığı iletişim yöntemlerinden biri olan sabit, ankesör hatlardan aranma yönteminin dosya sanığı açısından yapılan incelemesinde; sanığın Kocaeli İlinde yapılan aramalarının kendisi gibi askeri personel olan M.E., S.Y., İ.D. ve B.K. ile ardışık olduğu, sanığın tekil aramalarının periyodik olduğuna dair tespitlerin varlığı karşısında sanığın mevcut aramalarının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem İmamları tarafından örgütsel amaçlı, örgütsel haberleşmeyi sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği ve bu kapsamda örgütün, sohbet adı altında, düzenli aralıklarla, belirli kişilerin katılım gösterdiği ve örgütsel amaçlarla (Örgüt liderine ait kitapların okunması ve videoların izletilmesi suretiyle örgütsel bağlılığın korunması ve kuvvetlendirilmesi, gelen mesajların duyurulması, himmet adı altında paralar toplanılması suretiyle örgüte finansal destek sağlanılması, asker şahsın çalıştığı birliğe ve birlikte görevli diğer askerlere ilişkin bilgi toplama, örgüte ait bir takım basın yayın organlarına abone kazandırılması) düzenlediği toplantılara katılıp FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeriyedeki yapılanması olan mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumunda yer aldığı anlaşıldığından, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı Kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı kabul edilmiştir.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan deliller ve dosya kapsamı itibariyle yapılan yargılama neticesinde, sanığın örgütün iletişim yöntemi olduğu kabul edilen sabit hat veya ankesörlü telefon ile haberleşme yöntemlerince, HTS ve ankesör-büfe analiz tutanağına göre; sanık adına kayıtlı kullanımında olan 75 55 numaralı telefon hattının Kocaeli’nde bulunan ankesörlü/sabit hattan ardışık ve tekil olarak arandığının tespit edildiği, aramaların sanığın askeri okul dönemi ve meslekte bulunduğu dönemlere denk geldiği, etkin pişmanlık kapsamında ifadesi bulunan tanık beyanına göre, sanıkla birlikte örgütle olan bağlarının lise öğrencilik yıllarına dayandığı, … Eğitim Merkezi Komutanlığı Deniz Astsubaylığı Meslek Yüksek Okulunda bulundukları dönemde askeri mahrem yapılanma kapsamında örgüt üyeleri ile görüşme gerçekleştirmek üzere örgüt evine gittikleri, birlikte sohbet yaptıkları, örgüt mensubu kişilerce kendilerine içki içenler ve sınıf arkadaşları hakkında sorular sorulduğu, tanıkların örgüt üyelerince ankesörlü hattan arandıkları beyanları ve yine tanık anlatımına göre mesleğe başladıkları dönem itibariyle de farklı örgüt mensubu kişilerin sorumluluğu altında sohbete gitmeye devam ettikleri yönündeki beyanlar, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mahrem yapılanması içerisinde örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak örgüt mensuplarınca sabit hat üzerinden iletişim yöntemi kullanılarak sanığın arandığı, örgütsel sohbet toplantılarında yer aldığı, aramaların ve söz konusu toplantıların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üyelik için gerekli olan amaç-hedef doğrultusunda süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik unsurlarını içerdiği yönündeki üyesi olduğuna dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2020/833 Esas, 2022/667 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.