YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3119
KARAR NO : 2023/711
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/22 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 ncı maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/22 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararının mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/3496 Esas, 2021/4670 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/213 Esas, 2021/412 Karar sayılı kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5271 saylı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2022 tarihli ve 2022/63760 sayılı tebliğnamesi ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğundan bahisle mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, 0,50 promilin üzerinde alkollü olarak trafikte seyir halinde olan sanığın trafik kazası yapması ve kaza yapmış olmasının güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair açık bir delil olduğu, bu nedenle 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin yedinci fıkrası gözetildiğinde, sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi gerekirken hukuka aykırı olarak beraat kararı verildiğinden hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Yerel mahkemece, genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verilmiş olup, dava konusu trafik kazasının 12.08.2014 tarihinde saat 21:45 sıralarında meydana geldiği, sanığın saat 22:32 sıralarında alınan kan numunelerinde 65.1 mg/dl (0,651 promil) alkol bulunduğunun belirtildiği, kandaki alkol miktarının saatte 0,15 promil azaldığı bilindiğine göre kaza anı itibariyle sanığın yaklaşık 0,651+(1,5 saat x 0,15)=0,801 promil alkollü olduğunun anlaşıldığı, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” … kullanamayacak kişinin, bu halde … kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suç olduğunun düzenlendiği, alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olmasının bu suçun oluşması için yeterli olmadığı, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporları ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” şeklindeki 48 inci maddesinin altıncı fıkrasına uyarınca 100 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası … kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu değerlendirilmiş, olay tarihinde yapılan ölçümde 0.801 promil alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği yönünde mahkemece bir tespit yapılamadığından sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Sanık aşamalarda alkollü olarak … kullandığını kabul etmiştir.
3. Sanığın 0,65.1 promil alkollü olduğunu bildirir adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanığın sebep olduğu kazaya ilişkin 12.08.2014 tarihli kaza tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanığın saat 21:45 civarında sebebiyet verdiği kaza neticesinde … Devlet Hastanesinde saat 22:32’de girişi yapılan adli muayene raporunda 0,65.1 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, “Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer … sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi halinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında; atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin, sanığın mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/213 Esas, 2021/412 Karar sayılı kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.