YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4999
KARAR NO : 2023/706
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunluluğuna rağmen, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz yoluna başvuru süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden, Mahkemece dosyanın esası hakkında karar verildikten sonra, hükmün yasa yolu kısmında temyiz yasa yoluna başvuru süresi 15 gün olarak belirtilerek yasa yolunun yanlış gösterilmesi suretiyle sanık ve katılan vekilinin yanıltıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvuru süresinin 15 gün olduğu kabul edilerek süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/50 Esas, 2015/672 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/50 Esas, 2015/672 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin,
13/05/2019 tarihli ve 2017/9827 Esas, 2019/6079 Karar sayılı ilâmıyla;
” .. .Dosya içeriğine göre katılanın, sanık tarafından işletilen Taş Elektrik Bobinaj isimli işyerinde 3 yıldır çalıştığı ve … Mesleki Eğitim merkezinde öğrenci olduğu, olay günü katılanın işyerinde motor parçasına vurduğu esnada çekiçten kopan metal parçanın sol gözüne sıçraması sonucu yüzünde sabit ize ve duyularından ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda; sanığın işlettiği işyerinde işin gereği doğrultusunda işçilerin … Sağlığı ve … Güvenliği ile ilgili koruyucu malzemeleri kullanmaları için gerekli denetim ve takibini sağlaması, işçilerin çapak çıkabilecek işlerde çalışmaları sırasında gözlük kullanması için gözlük bulundurması ve kullanımında uyarılması gerekirken, işçilerin kontrol ve denetiminin sağlanmasında yetersiz kalması nedeniyle sorumlu olduğu, sanığın çalışan işçileri hiçbir … güvenliği önlemi almadan çalıştırdığı, denetimsiz bıraktığı ve … güvenliği önlemlerinin alınmasını işçilerin insiyatifine bıraktığı anlaşılmakla; sanığın müsnet olayda kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanığın kusuru bulunmadığından bahisle beraatine karar verilmesi…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/302 Esas, 2020/344 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci ile üçüncü fıkraları ve 52 inci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları uyarınca 16.200,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.08.2021 tarihli ve 2021/75440 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz nedenleri;
a.Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna,
b.Katılanın asli kusurlu olduğuna,
c.Diğer temyiz nedenlerine,
ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz nedeni; vekalet ücretinin hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Sanık …’a ait Taş Elektrik Bobinaj isimli işyerinde işçi olarak çalışan katılan …’in, olay günü elektrikli dinamonun motor kapağını kapatmaya çalıştığı sırada motor parçasına vurduğu çekiçten kopan parçanın sol gözüne isabet etmesi neticesinde yaralandığı olayda, sanığın … sağlığı ve … güvenliği ile ilgili denetim ve takip külfetine haiz olduğu ve … bu külfet ve sorumluluğuna aykırı olarak işçilerin kontrol ve denetiminin sağlanmasında yetersiz kaldığı, çalışan işçileri hiç bir … güvenliği önlemi olmaksızın çalıştırdığı, … güvenliği önlemlerinin alınmasında işçilere insiyatif bırakması sebebiyle sanığın taksirle yaralama suçunu işlediği anlaşılmakla, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ve savunmasında; ”…Ben bu hususta daha önce beyanda bulunmuştum. O beyanlarımı aynen tekrar ederim. Bana okumuş olduğunu ilamları anladım. Yargıtay bozma ilamında aleyhte olan hususları kabul etmiyorum. Kazanın oluşunda kusurum yoktur. Yeterli … güvenliği önlemlerini olay tarihinde almıştırm. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Öncelikle beraatimi talep ederim. Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Kamu yararına çalışmaya gönüllüyüm rızam vardır. Mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda HAGB ve lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ve kabul ederim, Önceki beyanlarımı tekrar ederim…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Katılan …; ”…Olay tarihinde sanık …’ın kendi … yerinde işçi olarak çalışmaktaydım. Olay anında üzerinde çalıştığım dinamonun kapağını kapatmak için çekiç ile vurmam gerekti. Çekiçle vurduktan sonra çekicin parçası sol gözüme sıçradı. Ben çalışırken bizlere gözlük dahi verilmiyordu. Gözümün yaralanmasına müteakip hastahaneye gittim ancak şuan itibari ile sol gözüm görme yeteneğini tamamen kaybetmiştir. Sanık …’ın … yerinde … güvenliği yönünden herhangi bir önlem alınmıyordu. Benim sanık …’dan şikayetim devam etmektedir…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4.Soruşturma aşamasında Makine Mühendisi tarafından tanzim edilmiş olan 05.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın, yapılan işin gereği doğrultusunda, işçilerin işçi sağlığı ve … güvenliği ile ilgili koruyucu malzemeleri kullanmaları için gerekli denetim ve takibinin sağlaması, işçilerin çapak çıkabilecek işlerde çalışmaları sırasında gözlük kullanması için gözlük bulundurması ve kullanımında uyarılması gerekirken, işçilerinin kontrol ve denetiminin sağlanmasında yetersiz kalması sebebiyle %70 oranında kusurlu olduğu, katılanın ise kişisel koruyucu malzemeleri … verenden talep etmemesi ve kişisel koruyucu ekipmanları kullanmadan çalışması sebebiyle %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
5.Kovuşturma aşamasında keşfe binaen tanzim edilmiş olan 12.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın, işçilerin çapak çıkabilecek işlerde çalışmaları sırasında gözlük kullanılması ve bulundurulması ve kullanımında uyarılması gerekirken işçilerin kontrol ve denetimlerinde yetersiz kalması ve … verenin genel yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle %70 oranında kusurlu olduğu, katılanın ise yaptığı … sırasında gözüne gelebilecek cisimlerin olabileceğini dikkate alarak gözlük, eldiven gibi koruyucu malzemeleri istemesi ve kullanması gerekirken aksine çalışan olarak yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
6.Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğü’ nün 19.08.2014 tarihli raporu ile katılanda meydana gelen yaralanmanın, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yüzünde sabit iz oluşacak ve duyularından veya organlarından birinde sürekli işlevini yitirilmesine sebebiyet verecek şekilde olduğunun belirtilmiştir .
7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
8.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir..
B.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
1.Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerin Uygulanmamasının Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Şikayeti devam eden katılanın zararının giderildiğine ilişkin bir bilgi ve belgeye dosyada rastlanılmadığı ve katılan vekilinin 09.09.2020 tarihli duruşmada müvekkilinin zarar ziyanın giderilmediğini beyan ettiği anlaşılmakla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan mağdurun uğradığı zararının aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi koşulunun yerine getirilmediğinden, yerel mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Kusur Durumuna İlişkin Temyiz Yönünden
… veren konumunda olan sanığın, işçi sağlığı ve … güvenliği ile ilgili koruyucu malzemeleri kullanmaları için gerekli denetim ve takibinin sağlamaması ve … verenin genel yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle meydana gelen kaza da asli kusurlu olduğu bu durumun olay ve olgular kısmında yer alan bilirkişi raporlarında da belirtildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle Avanos Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/302 Esas, 2020/304 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm 8 inci fıkrasından sonra ”Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca yargılamada kendisi vekille temsil ettiren katılan lehine 3.400 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine ”ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2022 tarihinde karar verildi.