Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3651 E. 2022/7203 K. 24.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3651
KARAR NO : 2022/7203
KARAR TARİHİ : 24.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.09.2013 tarihinde verilen dilekçeyle inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat talep edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03.11.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili tarafından dava konusu taşınmazın 01.09.2008 tarihinde davalı … …’a, kardeşi … … ile davacı arasındaki borç ilişkisine istinaden borcun teminatı olarak devredildiğini, daha sonra bu taşınmazın kötü niyetli olarak diğer davalılara farklı tarihlerde muvazaalı olarak devredildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ve davacı adına tescilini, mümkün değilse fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.500,00 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 19.10.2007 tarihinden itibaren tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili ve davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2015 tarihli ve 2013/283 Esas, 2015/223 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne hükmedilmiş; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 20.10.2016 tarih ve 2016/6969 Esas, 2016/8558 Karar sayılı kararıyla gerekçeli karar ile hüküm sonucunun çelişkili olması nedeniyle hüküm bozulmuştur.

2.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak 21.01.2019 tarih ve 2017/223 Esas, 2017/577 Karar sayılı kararıyla davanın reddine hükmedilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14 Hukuk Dairesinin 17.11.2020 tarih ve 2019/1745 Esas, 2020/7400 Karar sayılı ilamında; davalı … …’ın mahkeme içi ikrarı dikkate alınarak bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın davalı … yönünden kabulü ile taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 223.177,50 TL tazminatın, dava tarihi olan 25.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … …’tan alınarak davacıya verilmesine; davanın, davalılar …, … ve … yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; inanç sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin yerine getirilip getirilmediği hususunun araştırılmadığını, davacının borcunu ödemediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. İnanç sözleşmeleri, tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak … veren geçerli sözleşmelerdir. Anılan sözleşmelerde, taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini; devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilirler. Bunun dışında, akde aykırı davranışın yaptırımına da sözleşmelerinde yer verebilirler. Buna dair akit hükümleri de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26 ve 27 nci maddelerine aykırılık teşkil etmediği sürece geçerli sayılır.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 97 nci maddesinde, “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme … olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” düzenlemesi yer almaktadır.

3. Değerlendirme
1. Davacı 19.10.2007 tarihli belgeden anlaşıldığı üzere davalı …‘un kardeşi …’tan faizle borç para almış, teminat olarak da davacıya ait taşınmazın tapusunu devretmiş, sözleşmede taksit miktarı dışında bir miktar faiz niteliğindeki paranın da ödemesi sözleşmeye derç edilmiştir. Sözleşmede, 19.10.2007 tarihinde davacı …’a verilen 100.000,00 USD paranın 01.11.2007 tarihinden itibaren her ay 2000 USD olarak ödeneceği, vade … tarihinin 01.11.2009 olduğu, borcun ödenmesi halinde taşınmazın devredileceği belirtilmiştir.

2.Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/357 Esas ve 2012/829 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, müştekisinin dosyamız davacısı …, sanıkların … ve … oldukları, sanıklardan …’un tefecilik yapmak suçundan sonuç itibariyle 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, diğer sanığın ise atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraat ettiği, kararın 03.11.2015 tarihli Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararıyla düzeltilerek onandığı anlaşılmıştır.

3.Sanık …’un soruşturma sırasında alınan 16.05.2011 tarihli savunmasında yukarıda bahsi geçen sözleşmede yer alan 2000 USD ve 2.250,00 TL miktarın ”kar payı” olduğuna dair ikrarda bulunduğu görülmektedir.

4.Davalı vekili 03.07.2015 tarihli dilekçesinde; davacının ödediğini iddia ettiği borcun Türk Lirası değerinin 393.000,00 TL olduğunu, davacının 57.000,00 TL ödemesine ilişkin belgeye itibar edilse dahi halen 336.000, 00 TL yasal faiz hariç borcu bulunduğunu savunmuştur.

5. Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere inanç ilişkisinin temeli teminat amacıyladır. O halde mahkemece teminat amacıyla devredilen taşınmaz nedeniyle ilişkinin tarafı olan …’un kardeşi …’un alacak miktarı belirlenip yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle teminat konusu alacağın ödenmiş olması halinde tazminata karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

24.11.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.