Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/2742 E. 2023/836 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2742
KARAR NO : 2023/836
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin; 05.08.2017 tarihli ve 30145 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinin 1. fıkrasındaki 15 günlük sürenin istinaf mahkemelerine ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle sanığın yanıltıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurunun süresinde olduğu kabul edilerek aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/07/2012 tarihli ve 2012/217- 2012/1188 sayılı kararı ile taksirle yaralama suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89/1, 62 inci maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5 inci maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair verilen kararın 18/09/2012 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 06.03.2015 tarihinde, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 inci maddesinde tanımlanan “Tehdit” suçunu işlediği ve … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarih ve 2015/352-2016/24 sayılı kararı ile sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği, hükmün 01.03.2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Kanununun 231/11 inci maddesi gereğince açıklanmasına karar verilmiştir.

2. … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/198-2016/627 sayılı kararı ile; önceki hükmün 5271 sayılı Kanununun 231/11 inci maddesi gereğince açıklanmasına sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62/1, 51 inci madde gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

3. … 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.07.2016 tarihli ve 2016/198-2016/627 sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2019/9707 Esas, 2020/4183 Karar sayılı kararı ile;

1. “…1-5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarih ve 2015/352-2016/24 sayılı hükmü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 106. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen hali ile tehdit suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 106. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen hali ile tehdit suçu uzlaştırma girişiminde bulunulacak suçlar kapsamına alındığından, yapılan Kanun değişikliği gereği sanık hakkındaki … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarih ve 2015/352-2016/24 sayılı hükmüne ilişkin olarak uyarlama yargılaması yapılması için mahkemesine bildirimde bulunulup, yapılacak yargılama ile verilecek hükmün sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

2. CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca ancak, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumunun değerlendirilerek, kısmi infaz veya koşulların varlığı halinde TCK’nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanması suretiyle yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği, hakkında yükümlülük kararı belirlenmeyen ve yeniden suç işleyen sanık hakkında, daha önce verilen hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerekirken, hükmolunan hapis cezasının TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi,

3. İddianamede talep edilmiş olmasına rağmen, sanık hakkında TCK.nun 53/6 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda, olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi…” nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2020/182 E., 2021/697 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62/1 inci madde gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.05.2022 tarihli ve 2022/31800 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’un temyiz sebepleri;
1. Müştekinin kendi kusuru nedeniyle yaralandığına, kusurunun bulunmadığına,

2. Beraatine karar verilmesi gerektiğine,

3. Eksik incelemeye,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki minibüste yolcu olarak bulunan katılanın, araçtan tam olarak inmesini beklemeden hareket etmek suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.

2. Adli Tıp Kurumu Küçük Çekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğüne ait 20.12.2011 tarihli, katılanın “basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte” yaralandığına ilişkin raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Olay yeri krokisi, CD izleme tutanağı, görgü ve tespit tutanağı, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarih ve 2015/352-2016/24 sayılı dosyasında taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı ve hükmün aynen muhafazasına karar verildiğine ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin cevabi yazısı dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Soruşturma aşamasında ifadesine başvurulan N.A.’nın görgüye dayalı bir anlatımının olmadığı anlaşılmaktadır.

5. Katılan … beyanında; olay günü Topkapıdan İkitelli Minibüsüne bindiğini, İkitelliden evine gelirken 24 M 2129 plakalı Minibüs İkitelli caddesine geldiğini, Salı pazarının başında ineceğini söylediğini, minibüsün durduğunu, minibüsün kapısının açık olduğunu, minibüsten inmeden hareket ettiğini, o esnada kapı açık olduğundan yere düştüğünü, yaralandığını, daha sonrasını da hatırlamadığını, minibüsde aşırı kalabalık olduğunu, minimüs sürücüsünün dikkatsiz olduğunu, kendisinden şikayetçi olduğunu beyan etmiş ve Mahkemece 10.07.2012 tarihinde … hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

6. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ve savunmasında; 34 M 2129 plaka sayılı hatlı minibüste şoför olarak çalıştığını, 13/12/2011 günü saat 14:30 sıralarında İkitelli köprüden İkitelli istikametine seyir halindeyken İkitelli Caddesi üzerinde yolcu indirmek için durduğunu ismini sonradan öğrendiği … isimli şahıs araçtan indiğini, dengesini kaybettiğini, yolun kenarına park etmiş aracın üzerine düştüğünü, kendisinin araçtan indiğini, şahsın yaralandığını görünce alıp hastaneye götürdüğünü, tedavisini yaptırdığını, kaza esnasında durduğunu, dengesini kaybettiği ve düştüğü için kaza olduğunu beyan ettiği, ayrıca bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama aşamasında alınan 20.11.2020 tarihli uzlaştırma raporunda, taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür.

7. Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

8. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

9. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde, mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki minibüste yolcu olarak bulunan katılanın, araçtan tam olarak inmesini beklemeden hareket etmek suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına asli kusurlu şekilde sebebiyet verdiği olay ve olgular başlığı altında yer verilen deliller katılanın anlatımından anlaşılmakla; sanığın kusurunun olmadığına ve eksik incelemeye ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02.12.2021 tarihli ve 2020/182 E., 2021/697 K. sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.