Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/9747 E. 2023/425 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9747
KARAR NO : 2023/425
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkem
ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Somut delil olmadığına ve ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının yanlış değerlendirildiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin sanık tarafından işlenmediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphe üzerine takibe alınan sanıklardan … tarafından kiralanan aracın ikazlara rağmen durmaması üzerine kaçtığı sırada araçtan poşet içerisinde uyuşturucu madde atıldığı ve iki şahsın inerek kaçtıklarının ve yakalanamadıklarının tespit edilmesiyle araç üzerinde yapılan incelemede sanık …’a ait parmak izinin bulunduğu …’ın alınan beyanları ile sanık …’in araçta olduğu ve beraber kaçtıklarının anlaşıldığı, …’ın verdiği bilgi doğrultusunda …’e ulaşıldığı; sanık …’in alınan beyanında … ile beraber Bingöl’ e gittiklerini ve dönüş yolunda … uyurken araçtan indiğini, kahvede … isimli kişiden 700,00 TL karşılığında kullanmak için uyuşturucu madde aldığını beyan ettiği anlaşıldığından; sanıkların eylem ve fikir birlikteliği içinde hareket ederek ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
1. Suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden sonra, ifadesi ile sanık …’in suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık … ile aleyhinde sanık …’ın beyanı dışında yeterli delil bulunmadığı aşamada araçtan atılan uyuşturucu maddenin miktarı da dikkate alınarak ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık … hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesi üçüncü fıkrasındaki etkin pişmanlıke hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması açısından, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi 13/04/2016 tarihli ve 2016/37 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre, sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince “yurtdışına çıkışının yasaklanması” şeklinde verilen adli kontrol tedbirinin KALDIRILMASINA, bu konuda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.