YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4835
KARAR NO : 2023/593
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/355 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/3815 Esas, 2020/1244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde kolluk kuvvetlerine sanık …’ın adresi verilerek bu adreste oturan … isimli şahsın uyuşturucu ticareti yaptığına yönelik istihbari bilgi gelmesi neticesinde kolluk tarafından gerekli araştırma yapıldığı ve söz konusu adreste sanığın ikamet ettiği bilgisi edinilmesi neticesinde usulüne uygun ev araması kararına binaen anılan adrese gidildiğinde, evde temyiz dışı sanıklar … ve …’nun olduğunun görüldüğü, evde buzdolabı poşeti içinde daralı ağırlığı 92 gram gelen yuşturucu madde, gazete üzerine serilmiş paketlemeye hazır vaziyette daralı ağırlığı 120 gram gelen madde, birbirine yakın gramajlarda 11 paket halinde defter kağıdına sarılıp zımbalanmış daralı ağırlığı 20,70 gram madde ve fişeklenmeye hazırlanırken yarım kalmış daralı ağırlığı 0,80 gram gelen uyuşturucu maddelerin kriminal raporunda sentetik kannabinoid 5F MDMB PICA içerdiklerinin belirlendiği, maddelerin ele geçirildiği evin sanığa ait olması, sanığın evde bulunan maddelerin tamamının kendisine ait olduğuna ilişkin beyanları ve bu maddelerin kullanım sınırının çok üzerinde miktarlarda bulunması ile satışa hazır vaziyette ayrı ayrı paketlendikleri hususları tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince iddianamede 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması talep edildiği halde bu konuda değerlendirme yapılmaması, uygulama koşullarının bulunmaması nedeniyle eleştirilerek, hükümde eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, karar duruşmasında sanığa son sözünün sorulduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/3815 Esas, 2020/1244 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.