YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13520
KARAR NO : 2023/138
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Ret, Kabul
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında Oltu Kadastro Mahkemesinde görülen davada verilen önceki karar temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 16. Hukuk Dairesince bozulmuş ve bozma sonrası yapılan yargılama sırasında Oltu Kadastro Mahkemesinin kapatılması nedeniyle dava dosyası Erzurum Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
Erzurum Kadastro Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl dosyada davacının davasının reddine, müdahil davacının davasının kısmen kabulüne, birleşen dosyada da davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
Erzurum Kadastro Mahkemesinin bu kararı, birleşen dosyada davacı … vekili ve dahili davalılar …, Narman Belediye Başkanlığı ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı … Çakal vekili asıl dava dosyasına sunduğu dava dilekçesiyle; davalı borçlu … Veli … aleyhine başlatılan icra takibinde alınan yetkiye dayanarak, Erzurum ili … İlçesi … Mahallesinde (Köyünde) bulunan 7 parça tapusuz taşınmazın müvekkili olan davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle Narman Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.
2. Müdahil davacı … vekili dava dilekçesinde; … Veli …‘ın müvekkili olan davacı …’ ün oğlu olduğunu ve taşınmazların oğluna değil davacıya ait olduğunu, çekişmeli taşınmazların bir kısmının köy satış senedi ile edinildiğini, bir kısmının mirasen intikal ettiğini, bir kısmının ise uzun yıllardır davacının zilyetliğinde bulunduğunu öne sürerek, çekişmeli taşınmazların davacı adına tescilini talep etmiştir.
3. Birleşen dosyada davacı … ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 105 ada 28 ve 29 parsel sayılı taşınmazların bir bütün olduğunu, her iki taşınmazın da yarısının ve kalan kısmının 1/3 ünün murisleri … zilyetliğinde bulunduğunu belirterek, taşınmazların murisleri … mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı … Veli … vasisi duruşmalarda alınan beyanında; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili duruşmalarda alınan beyanında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Narman Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.03.2005 tarih ve 1999/54 Esas, 2005/12 Karar sayılı kararıyla; davacı … Çakal’ın ve müdahil davacı …’ın 3 parça taşınmaz yönünden davalarının atiye terk edilmesinden dolayı karar verilmesine yer olmadığına, diğer taşınmazlar yönünden müdahil davacı …’ın davasının kabulü ile … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Narman Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde verilen 11.11.2010 tarih ve 2010/4006 Esas, 2010/5508 Karar sayılı ilamla; “çekişmeli taşınmazlar ile ilgili kadastro tutanakları düzenlendiği, bir kısım taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının sehven kesinleştiği dikkate alınarak haklarında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazların malik hanelerinin açık bırakıldığı kabul edilerek dosyanın görevsizlik ile Kadastro Mahkemesine gönderilmesi ” gereğine değinilerek bu karar bozulmuştur.
B. Narman Asliye Hukuk Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Narman Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.2011 tarih ve 2011/20 Esas, 2011/19 Karar sayılı kararıyla; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dava dosyası görevli ve yetkili Oltu (Kapatılan) Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
C. Oltu (Kapatılan) Kadastro Mahkemesince Verilen Karar
1. Oltu (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 17.12.2013 tarih ve 2012/8 Esas, 2013/10 Karar sayılı kararıyla; davacı … ‘ın davasının reddine, müdahil davacı … ile birleşen dosyada davacı … ve paydaşlarının davasının kısmen kabulüne, 135 ada 24 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, 105 ada 29, 118 ada 28 ve 135 ada 7 parsel sayılı taşınmazların … adına, 118 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının …, 1/2 payının … adına, 105 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 13.11.2013 havale tarihli fen bilirkişileri rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 18.394,26 metrekare yüzölçümündeki kısmının payları oranında … mirasçıları adına, (C) harfi ile gösterilen 5.560,73 metrekare, (F) harfi ile gösterilen 8.996,32 metrekare, (G) harfi ile gösterilen 20.835,74 metrekare yüzölçümündeki kısımlarının … adına, 105 ada 43 parsel sayılı taşınmazın, 13.11.2013 havale tarihli fen bilirkişileri rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3.838,29 metrekare kısmının payları oranında … mirasçıları adına, (D) harfi ile gösterilen 27.660,89 metrekare, (E) harfi ile gösterilen 2.929,26 metrekare, (H) harfi ile gösterilen 2.112,50 metrekare yüzölçümündeki kısımlarının … adına tapuya tesciline, geriye kalan (A1) ile gösterilen 569.465,55 metrekare yüzölçümündeki kısmın mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.
2. Oltu (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dosyada davacı … ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Yargıtay 16. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde 12.02.2015 tarih ve 2014/5525 Esas, 2015/1023 Karar sayılı ilamla; “öncelikle hüküm gününden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereğince Oltu Belediyesi ile Erzurum Büyükşehir Belediyesi davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra usule uygun mera araştırması yapılması, 105 ada 28 sayılı parselin mera olduğunun belirlenmesi halinde elbirliği mülkiyetine tabi … terekesi yönünden, tereke temsilcisi sıfatı bulunmayan … tarafından … ile keşif sırasında yapılan anlaşmanın tereke yönünden bağlayıcı olamayacağının da göz önüne alınarak bu parselde tarafların fiilen kullandıkları bölümlerin de belirlenmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki miktar sınırlamalarının da gözetilmek suretiyle ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında Oltu Kadastro Mahkemesinin kapatılması nedeniyle dava dosyası Erzurum Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
D. Erzurum Kadastro Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Erzurum Kadastro Mahkemesinin 30.11.2018 tarih ve 2016/1 Esas, 2018/85 Karar sayılı kararıyla; davacı … ’ın davasının reddine, birleşen dosyada davacı … ve paydaşlarının davasının reddine, müdahil davacı …’ın davasının kabulüne, 135 ada 24, 105 ada 28, 29 ve 43 parsel sayılı taşınmazların, ayrı ayrı tespit tutanaklarında belirtilen yüzölçümlerinde mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmalarına ve mera özel siciline yazılmalarına, 135 ada 7 ve 118 ada 28 parsel sayılı taşınmazların, kadastro tespit tutanaklarında belirtilen yüzölçümlerinde ve belirtilen nitelikleri ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 118 ada 18 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespit tutanaklarında belirtilen yüzölçümünde ve belirtilen niteliği ile 1/2 payının … adına, 1/2 payının … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Erzurum Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde, birleşen dosyada davacı … ile davalı … vekili, davalı … Belediye Başkanığı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Birleşen dosyada davacı … vekili temyiz dilekçesinde; mahalli bilirkişi ve tanık beyanları uyarınca taşınmazın müvekkiline ait olduğunun kanıtlandığını, mahkemece verilen ilk hükümde davanın kabul edilmesine rağmen şimdi reddedilmesinin doğru olmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, zilyetlik iddialarının ispat edilemediğini, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; davanın kendileri yönünden pasif husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
4. Davalı … Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan tanık beyanlarının soyut olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’nin) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 17 ve 27 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmamasına, HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin birinin bulunmamasına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalılar Erzurum Büyükşehir Belediyesi, …, … ve davacı … vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalılar Erzurum Büyükşehir Belediyesi vekili Avukat …, … vekili Avukat …, … vekili Avukat … ile davacı … vekili Avukat …’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,18.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.