YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1845
KARAR NO : 2023/234
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz (Aktarılan Dava)
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen davada verilen önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı … vekili ve davacı … ile … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporu dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8. Maddesi uyarınca 2013 yılında yapılan kadastro sırasında, 169 ada 132 ve 194 ada 141 parsel sayılı sırasıyla 2.704,58 ve 2.166,77 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacı … ve arkadaşları vekili tarafından, dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını bildirdiği yaklaşık 3.500,00 metrekarelik bir parça taşınmazın Dragon Çayı’nın kışın yağan yağmurlarla sık sık taşıp, yatak değiştirmesi sonucunda kullanılamaz hale geldiği, bu nedenle kadastro tespiti sırasında tespit harici bırakıldığı, DSİ tarafından 1979 yılında yapılan ıslah çalışması ile çayın kontrol altına alındığı, müvekkili olan davacıların emek ve para sarfı ile taşınmazı imar-ihya ettikleri iddiasıyla, taşınmazın davacılar adına tescili istemiyle, davalı Hazine ile Çarıklar Belediye Başkanlığı aleyhine, Asliye Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Anamur Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
3. Yargılama devam ederken müdahiller … ve …, çekişmeli taşınmazlar üzerinde yarı oranda pay sahibi olduklarını, taşınmazı … kızı … ‘den satın aldıklarını, taşınmazı satın aldıktan sonra diğer maliklerle tescil harici bırakılan yerlerin hisseleri oranında paylaşmak koşuluyla ekmeye devam ettiklerini ileri sürerek, taşınmazların adlarına tescil edilmesi istemiyle davaya katılmışlardır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu yerin Dragon Çayının … sahası içinde kaldığını, bu yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan zilyetlikle kazanılması mümkün olmayan yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi tescil harici bırakılmasına, tescile konu olması durumunda ise 713/6 maddesi gereğince Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hükmün, müdahil davacılar … ile …’in davası yönünden, taşınmazların imar – ihyaya konu edilip edilmediğinin yöntemince araştırılması gereğine işaret edilerek Yargıtayca bozulması sonrası, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2015 tarih ve 2013/50 Esas, 2015/20 Karar sayılı ikinci kararıyla, müdahil davacıların davalarının kısmen kabulüne, çekişmeli 194 ada 141 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 14.01.2014 havale tarihli rapor ve eki haritada (141-A) harfiyle gösterilen bölümü yönünden davanın reddine, bu taşınmazın (141-B) harfiyle gösterilen 1.642,75 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tarla vasfıyla … adına, 169 ada 132 parsel sayılı taşınmazın (132-E) harfiyle gösterilen 2.501,92 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tarla vasfıyla … adına tapuya tesciline, haritasında (141-C) ve (132-F) harfiyle gösterilen bölümlerin yol olarak gösterilmesine hükmedilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ikinci kararına karşı süresi içinde davacı … ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Bu karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.06.2017 tarih ve 2015/10925 Esas, 2017/4915 Karar sayılı ilamıyla kararıyla; hükmü temyiz eden davacılar … ve arkadaşları yönünden verilen hükmün Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 05.07.2012 tarih 2012/356 Esas, 2012/6765 Karar ile onandığı ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, davacı … ve arkadaşları vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin ise çekişmeli 194 ada 141 parsel sayılı taşınmazın (141-B) harfiyle gösterilen bölümü ile 169 ada 132 parsel sayılı taşınmazın (132-E) harfiyle gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddine ve bu bölümlere ilişkin hükmün onanmasına karar verildikten sonra; davalı Hazine’nin, çekişmeli 194 ada 141 parsel sayılı taşınmazın (141-A) harfiyle gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden, 194 ada 141 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında malik hanesinin açık bırakıldığı ve 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 30. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesince gerçek hak sahibinin re’sen tespiti ve onun adına tescil edilmesi gerekeceği açıklanarak, dava konusu 194 ada 141 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan 14.01.2014 havale tarihli rapor ve eki haritada (141-A) harfiyle gösterilen bölüm yönünden davanın reddine karar verildiği halde bu bölüm hakkında tescil kararı verilmemesinin isabetsizliğine değinilerek bozulmuştur.
3. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin yukarıda belirtilen ilamına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili hükmün onanan bölümlerine ve yargılama giderlerine yönelik olarak karar düzeltme yoluna başvurmuş ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 19.12.2017 tarih ve 2017/5809 Esas, 2017/9168 Karar sayılı ilamıyla; “davalı Hazine vekilinin sair itirazlarının yerinde olmadığı açıklandıktan sonra, aktarılan tescil davası nedeniyle davada yasal hasım durumunda olan Hazine aleyhine vekalet ücreti de dahil hiçbir yargılama gideri yükletilemeyeceği göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararına uyularak, İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2018 tarih ve 2018/2 Esas, 2018/9 Karar sayılı üçüncü kararıyla; müdahil davacıların davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 194 ada 141 parsel sayılı taşınmazın 14.01.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda (141/A) harfiyle gösterilen bölümüne yönelik davanın reddi ile taşınmaz bölümünün tespit gibi tesciline, çekişmeli 194 ada 141 parsel sayılı taşınmazın raporda (141-B) harfiyle gösterilen 1.642,75 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile … adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 169 ada 132 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile raporda (132-E) harfiyle gösterilen 2501,92 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tarla vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline, raporda (141-C) ve (132-F) harfiyle gösterilen bölümlerin yol olarak gösterilmesine karar verilmiştir.
5. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen üçüncü kararına karşı süresi içinde davacı … ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
6. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi 26.03.2021 tarih ve 2018/5182 Esas, 2021/2868 Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği açıklanarak, çekişmeli 194 ada 141 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan 14.01.2014 havale tarihli rapor ve eki haritada (141-A) harfiyle gösterilen bölüm yönünden davanın reddine karar verildiği halde bu bölüm hakkında tescil kararı verilmemesinin ve aktarılan tescil davası nedeniyle davada yasal hasım durumunda olan Hazine aleyhine vekalet ücreti de dahil hiçbir yargılama gideri yükletilemeyeceği göz ardı edilerek karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2021 tarih ve 2021/11 Esas, 2021/7 Karar sayılı son kararıyla; çekişmeli 194 ada 141 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü üzerinde müdahiller lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın müdahil davacılar yönünden kısmen kabulüne, çekişmeli 194 ada 141 Parsel sayılı taşınmazın 14.01.2014 havale tarihli müşterek imzalı bilirkişi raporuna ekli krokide (141-A) harfiyle gösterilen yer ile ilgili davanın reddine, aynı tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (141-A) harfiyle gösterilen 419,37 metrekare yüzölçümündeki yerin tarla vasfıyla Maliye Hazinesi adına tespit ve tesciline, çekişmeli 194 ada 141 Parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, aynı tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (141-B) harfiyle gösterilen 1.642,75 metrekare yüzölçümündeki yerin tarla vasfıyla … adına, çekişmeli 169 ada 132 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, aynı tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (132-E) harfle gösterilen 2.501,92 metrekare yüzölçümündeki yerin tarla vasfında … adına tapuya kayıt ve tesciline, ekli krokide (141-C) ve (132-F) harfiyle gösterilen yerin yol olarak gösterilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen son kararı, süresi içinde davacı … vekili ve davacı … ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece dinlenen tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını, taşınmazlar üzerinde yeniden keşif yapılması gerektiğini, taşınmazlar üzerinde müdahillerin zilyetliğinin bulunmadığını, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davacılar … ve … vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmaz üzerinde kendilerinin ve murislerini zilyetliğini bulunduğunu, müdahillerin satın aldıklarını iddia ettikleri kişilerinde taşınmazlarda zilyetliğinin olmadığını, mahkemenin mahalli bilirkişilerin beyanlarını yanlış değerlendirdiğini belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, genel mahkemede tapusuz taşınmazın tescili istemiyle açıldıktan sonra Kadastro Mahkemesine aktarılan Kadastro Tespitine İtiraz davasıdır.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 194 ada 141 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, aktarılan dava tarihi itibariyle davacılar ile müdahil davacılar lehine kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’un (HUMK’ nın) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 17, 27 ve 30/2. maddeleri,
3. Değerlendirme
Her ne kadar, davacı … vekili ve davacı … ile … vekili tarafından dava konusu 194 ada 141 ve 169 ada 132 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hüküm temyiz edilmiş ise de, davacıların çekişmeli taşınmazlara yönelik tüm temyiz itirazları Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’ nin 22.06.2017 tarih ve 2015/10925 Esas, 2017/4915 Karar ilamıyla reddedilmiş olup sözü edilen karar davacılar aleyhine kesinleşmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2015 tarihli hükmü, davacılar yönünden kesinleştiğine ve incelemeye konu hükümle de davacılar aleyhine yeni bir hukuksal durum yaratılmadığı anlaşıldığından, kendileri yönünden kesinleşen hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayan davacılar …, … ve …’nun temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı … vekili ve davacı … ile … vekilinin TEMYİZ DİLEKÇELERİNİN REDDİNE,
Taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,24.01.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.