YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/779
KARAR NO : 2023/873
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yaralama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/89 Esas, 2015/580 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin ikinci fıkrasının b bendi uyarınca verilen 9 ay hapis cezasının 51 inci maddenin birinci fıkrası gereğince 2 süreyle denetime tabi tutularak ertelenmesine karar verilmiştir.
2. … Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/89 Esas, 2015/580 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2019/8356 Esas, 2021/1894 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
3. … Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/301 Esas, 2021/628 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin ikinci fıkrasının b bendi uyarınca verilen 9 ay hapis cezasının 51 inci maddenin birinci fıkrası gereğince 2 süreyle denetime tabi tutularak ertelenmesine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2022 tarih, 2021/160023 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi
1.Yargıtay tarafından basit yargılama hükümlerinin uygulanmasına yönelik bozma yapılmasına rağmen basit yargılama uygulanmayarak karara direnildiğine,
2.Dosyada mevcut görüntülerden kazaya karışan aracın plakasının tespit edilemediğine, tanık beyanının çelişkili olduğuna ve dolayısıyla sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
3.Katılanın hukuk davasında maddi zarar talebinden vazgeçtiğinden zarar giderilmediğinden bahisle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna,
4.Sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamış olmasına,
5.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde seçimlik ceza öngörülmesine rağmen sanık hakkında adli para cezasının seçilmemiş olmasına,
6.Dosyada mevcut bilirkişi raporunda katılanın kusuruna yönelik değerlendirme yapılmadığından eksik araştırmayla hüküm verildiğine,
Ve resen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde “Olay gecesi sürücü belgeli ve alkolsüz olarak karlı ve fırtınalı havada aynı mahallede ileriki sokakta evi bulunan sanığın yalnız olarak aracıyla mağdurun evinin bulunduğu sokağın köşesine gelip sola döndüğünde ondan hemen önce eşi tanık … ile birlikte araçlarıyla gelip sanığın aracının seyir yönü itibariyle sağ taraftaki boşluğa aracını park ettikleri ve mağdurun ağır hava koşullarının olumsuz yansımasınında etkisiyle evine doğru yolun karşı tarafına geçmek üzere sokağa çıktığı, geceleyin kar ve fırtına yağdığı koşullarda aracıyla sokağın köşesinden dönen sanığın mağduru fark edemeyerek mağdurun sol yanında ona çarptığı, … sağındaki bir araçlık boşluğun hemen önünde biran için durduğu ve yoluna devam ettiği, evine gittiği,… mağdurun apartmanındaki dairede bulunan tanık….in cama çıkıp baktığı, sanığın aracının bir anlık durduğu yerde gördüğü ve aracın plaka bilgilerinden …harf ve rakamları ile koyu renkli Peugeot marka olarak gördüğü, … sanığın aracı üzerinde yapılan tespitte sağ ön farının çatlak olduğu, … olay yerinde olay saati itibariyle gece uygulamalı yapılan keşifte tanık …Günsel’in daha önce plakalarını görmediği aracı olay yerine konularak pencereden bakması suretiyle plakaları doğru şekilde seçebildiğinin tespit edildiği tüm dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Sanığa yüklenen taksirle yaralama suçunu işlediği, kazada sanığın tam kusurlu olduğu hususunda tam bir vicdani kanaate ulaşılmıştır. Sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı gözetilerek cezanın alt sınırından uzaklaşılmıştır. Savunma yukarıdaki oluş, deliller ve gerekçe karşısında suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olup değer bulmamıştır.” denilmiştir.
2.Katılanın adli raporuna göre hayati fonksiyonlarına etkisi 4. derece kırık olacak şekilde yaralandığı, karşıdan karşıya geçerken kaldırıma 1-1,5 metre mesafe kala kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, sanıktan şikayetçi olduğu uzlaşmak istemediği anlaşılmıştır.
3.Sanık aşamalarda suçlamaları inkar etmiş, kazayı yapanın kendisi olmadığını, aracını kendisinden başka kimsenin kullanmadığını, olay gecesi ikametinin bulunduğu kazaya konu sokaktan geçtiğini, aracının sol ön farındaki çatlağın daha önceden olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
4.Katılanın eşi olan ve kendisinden önce karşıya geçmiş olan tanık … aşamalarda ses üzerine arkasını döndüğünde eşine bir aracın çarptığını, çarpan aracın koyu renkli olduğunu, bir süre durakladıktan sonra olay yerinden ayrıldığını beyan etmiştir.
5.Olayın tek bağımsız tanığı olan tanık….. kazadan hemen sonra alınan beyanında ve aşamalarda tutarlı olarak ses üzerine balkona çıktığında bir bayan şahsın yerde yattığını, on metre ileride durmaya çalışan …plakalı Peugeot marka koyu renkli bir aracın devam ettiğini gördüğünü, aşağı indiğinde yaralanan şahsın komşusu katılan olduğunu anladığını beyan etmiştir.
6.Kazadan sonra kolluk görevlilerince tazmin edilen kaza tespit tutanağına göre, havanın yağmurlu, zeminin ıslak, hız sınırın 30 km olduğu, kazanın gece vakti aydınlatma bulunan tek yönlü sokakta gerçekleştiği tespit edilmiş, kazaya karışan … kaza yerinde olmadığından kazaya karışan … sürücüsüne bu sebeple kusur atfedildiği görülmüştür.
7.Kolluk görevlilerince sanığa ait araçta kaza gecesi yapılan görgü tespitte aracın siyah, Peugeot marka olduğu ve aracın sol ön farının üst kısmında 3 cm genişliğinde yaklaşık 12.13 cm uzunluğunda kırık olduğu tespit edilmiştir.
8. Olayın görüntü kaydının bulunduğu CD’nin 03.04.2015 tarihli duruşmada izlenmesi sonucu gece karanlığında sokakların kısmen aydınlatıldığı bir ortamda ışıklı dört yol kavşağında görüntünün solundan gelen bir otomobilin kavşaktan dönüp sokağa döndüğü ileride aracın park ettiği arka ucunun gözüktüğü, kısa bir süre sonra aynı yönde gelen başka bir otomobilin yine kavşağa girip sola döndüğü, sokağa girip ileriye doğru ilerlediği ve görüntüsünün kaybolduğu; ancak aracın plakasının tespit edilemediği kayıt altına alınmıştır.
9.Mahkemece kaza mahallinde kaza saatinde yapılan keşifte tanık Kerem’in kazayı gördüğünü beyan ettiği daireden sokakta o mesafeden daha önce görmediği araçların plaklarını okuyabildiği tespit edilmiştir.
10. Keşfe binaen düzenlenen 06.07.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 51, 52 ve 53 üncü maddelerinde düzenlenen sürücülerin hızlarını görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, sağa ve sola dönüşlerde kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara ilk geçiş hakkını vermek kurallarını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, katılanın ise; aynı Kanunun 68 inci maddesine göre yaklaşan araçların uzaklık ve hızına ilişkin öngörüde bulunmadan, yolu etkili ve yeterli derecede kontrol etmeden taşıt yoluna çıktığından kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanunun 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilerek genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmakla basit yargılama hükümleri uygulanmadığından verilen kararın direnme niteliğinde olduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın sevk ve idaresinde otomobille geceleyin, yağmurlu havada, şehir içindeki aydınlatma bulunan dört yönlü kavşaktan sağa dönmek suretiyle girdiği tek yönlü 7,70 metre genişliğindeki sokakta, kavşaktan yaklaşık 8 metre ileride, seyrine göre solundan sağına doğru karşıdan karşıya geçmek üzere kaplamaya girmiş ve neredeyse yolun tamamına yakını geçmiş katılana kaldırıma 1,5 metre mesafede aracının sol ön far kısmıyla çarpması sonucu katılanın hayati fonskiyonlarına etkisi dördüncü derece kırık olacak şekilde yaralanmasına hızını yol ile trafik durumuna göre ayarlamamak ve dönüşlerde kurallara uygun şekilde geçiş yapan yayalara ilk geçiş hakkını vermemek kurallarına ihlal ederek asli kusurlu şekilde sebebiyet verdiği, tutarlı tanık anlatımları, mahkemece yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla sabit olmakla sanık müdafinin sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiş, sanığın tam kusurlu olarak kabul edilmesi hükmedilen ceza miktarında isabetsizlik görülmemesi ve sonuca etkili olmaması nedeniyle bozma konusu yapılmamıştır.
3.Katılanın duruşmada alınan beyanında hastane masraflarının bir kısmının … sigortası tarafından ödenmediğini ve bu nedenle 1.000,00 TL civarında zararı bulunduğunu ifade ettiği; ancak sanık tarafından yapılan yargılama sırasında söz konusu zararın ödenmesine yönelik herhangi bir girişimi olmadığını anlaşıldığından, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
4.5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirine bırakılmış olmakla, kazadan sonra mağdura yardım etmeyerek kaza yerini terkeden ve kolluk araştırması sonucu kendisine ulaşılan sanık hakkında söz konusu takdiri indirim uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiştir.
5.5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan taksirle yaralama suçu için hapis veya adli para cezasının seçimlik olarak düzenlendiği ve bu hususun mahkemenin takdirinde olduğu anlaşılmakla, kusur durumu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre mahkemenin hapis cezasına seçerek cezanın ertelenmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
6. 06.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda katılanın da 2918 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde düzenlenen yayalara ilişkin uyulması gereken kurallara aykırı davranarak kazanın meydana gelmesinde etken olduğu ve kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşıldığından sanık müdafinin eksik araştırmaya yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
7.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/301 Esas, 2021/628 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.