YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9900
KARAR NO : 2023/714
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/567 Esas, 2016/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 58 maddesinin altıncı fıkrası uyarına cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/567 Esas, 2016/107 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 25.12.2019 tarihli ve 2018/7189 Esas, 2019/12263 Karar sayılı kararı ile;
” …1)Sanık …’un beyanlarında 21.05.2012 tarihinde binayı kanuna uygun olarak tamamlayıp işletme sahibine teslim ettiğini, işletme sahibinin teslimden sonra bina içerisinde tadilatlar yaptırmış olabileceğini söylemesi karşısında, düğün salonunda teslimden sonra tadilat yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonucuna göre yeniden bilirkişi raporu alınıp sanığın kusur durumunun tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2)Katılana ait . Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.09.2014 tarihli raporda; katılanda meydana gelen yaralanmanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olup olmadığının tespiti için olay tarihinden 12 ay sonra rapor düzenlenmesinin gerektiği belirtilmesine rağmen, buna ilişkin rapor alınmadan hüküm kurulması, …”
Gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2020/155 Esas, 2021/1219 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına uyularak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.12.2021 tarihli ve 2021/137030 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri, sanığın kusurlu olduğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1…. 14. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde, “…Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, adli rapor , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar sanık … hakkında taksirle yaralama suçunu işlediği iddiasıyla mahkememize kamu davası açılmış ise de, katılanın 21/06/2014 tarihinde kardeşinin düğünü için .isimli düğün salonunda gelin ve damadı çağırmak üzere koşarak giderken koridorun … kapısını lambalar yanmadığı için fark edemeyip cama çarparak yaralandığı, işletme sahibi … hakkında bu olay nedeniyle … 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davasının görüldüğü ve işletme sahibinin mahkumiyetine karar verildiği, eldeki davadaki sanık hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, sanığın aşamalardaki savunmalarında söz konusu yeri kendisinin kira sözleşmesi ile .’a kiraya verdiğini, kazanın meydana geldiği sığınak kaçış kapısının kiraya vermesinden sonra Beytullah tarafından değiştirildiğini, sorumluluğu olmadığını beyan ettiği, mahkememizce yapılan keşif sırasında aldırılan ve dosya kapsamına uygun olduğundan itibar edilen bilirkişi raporu da dikkate alındığında sanık ile dava dışı . arasında 30/12/2011 tarihinde kira sözleşmesinin imzalandığı, kira ilişkisinin 01/03/2012 tarihinde başlayacağı hususunda anlaşıldığı, söz konusu … yerine 10/11/2010 tarihinde inşaat ruhsatının verildiği, mimari projede yapının otopark olarak görüldüğü, düğün salonunda tadilat yapıldığına dair ruhsat bulunmadığı, otopark yangın çıkış kapısının demir kapı olarak projede yer aldığı, yapı için 21/05/2012 tarihinde genel iskan verildiğinin anlaşıldığı, söz konusu tespitlerin sanık savunmasını doğruladığı, dava konusu kazanın meydana geldiği kapının projesinde demir kapı olarak görüldüğü, kira sözleşmesinden sonra kapının ruhsat alınmadan dava dışı Beytullah tarafından yapılan tadilatla değiştirildiği kanaatine varıldığı, bu durumda sanığın meydana gelen kazadan sorumlu tutulamayacağı, kusurlu olmadığı anlaşıldığından CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur…” denilmiştir.
2. Sanık, alınan savunmasında “Ben dava konusu yeri kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yaptım, daha sonra kira sözleşmesi ile . beyin kullanımına geçti, iskan alırken dava konusu kazanın meydana geldiği belirtilen yer demir sığınak kaçış kapısı olarak geçmektedir ancak. bey bu yeri kiraladıktan sonra bu kapıyı kaldırıp … bölme koymuştur, otoparkı komple revize etmiştir benim bu olayda bir sorumluluğum yoktur, daha sonra tapuyu da kendisine vermiştim” şeklinde savunmada bulunduğu, uzlaşmayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Katılanın aşamalarda şikayetçi olduğu, uzlaşmayı kabul ettiği ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.
4. Katılan hakkında düzenlenen 02.09.2014 tarihli Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi raporuna göre, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
5. İnşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 14.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre ” … İli . İlçesi. Mah. 2573 ada 4 parsel üzerinde 11.03.2010 tarihli . ve . İnş. Hafr. Müh. … Tic. Ltd. Şti. adına … arasında satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığı, 10.11.2010 tarih ve 1117 nolu ruhsat ile inşaatına izin verildiği, ruhsata esas onaylı mimari projesinde adı geçen yapının 2573 ada 04 parsel üzerinde olduğu ve otopark +3 düğün salonu +1 lokantadan oluşan bağımsız bölümlerin olduğu, 21.06.2010 tarihli ve mimari proje üzerine “… Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü adına Makine Mühendisi .” tarafından el ile yazılmış “otopark kısmında yangın merdiveni ve kaçış kapılarının panik bar mekanizmalı olması” istendiği, belediye arşivindeki dosyada otoparkın düğün salonuna dönüştürme tadilat ruhsat ve projesinin olmadığı, ilk ruhsata esas mimari projede otoparktaki kapının (100/220-K1) olduğu, (K1) kodlu kapının demir kapı olduğu ve sığınakta da kullanıldığı, mülk sahipleri … . ve . İnş. Hafr. Müh. … Tic. Ltd. Şti adına … ile . İnş. Malz. Temizlik Yatçılık Emi. Mim. Müh. İnş. Kuy. Tur. Otomt. Tic. Ltd. Şti adına … arasında 01.03.2012 tarihinde başlayacak 30.12.2011 tarihli kira sözleşmesinin olduğu, .Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü’nce 21.05.2012 tarihinde genel iskânın verildiği,…” anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Oluş, dosya kapsamı ile yargılama aşamasında düzenlenen 14.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanık ile … arasında 30/12/2011 tarihinde kira sözleşmesinin imzalandığı, kira ilişkisinin 01/03/2012 tarihinde başlayacağı hususunda anlaşıldığı, söz konusu … yerine 10/11/2010 tarihinde inşaat ruhsatının verildiği, mimari projede yapının otopark olarak görüldüğü, düğün salonunda tadilat yapıldığına dair ruhsat bulunmadığı, otopark yangın çıkış kapısının demir kapı olarak projede yer aldığı, yapı için 21/05/2012 tarihinde genel iskan verildiğinin anlaşıldığı, dava konusu kazanın meydana geldiği kapının projesinde demir kapı olarak görüldüğü, kira sözleşmesinden sonra kapının ruhsat alınmadan … tarafından yapılan tadilatla değiştirildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, atılı suç bakımından sanığın kusurunun bulunmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2020/155 Esas, 2021/1219 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.