YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15432
KARAR NO : 2023/1264
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/67 E., 2022/141 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2014/10 Esas, 2014/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan
aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak sigaraların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
2.Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2014/10 Esas, 2014/253 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2019/19209 Esas, 2020/18550 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, uygulamada durdurulan yolcu otobüsünde sanığa ait poşetlerde dava konusu sigaranın ele geçmesi, sanığın savunmasında suça konu sigaraların bir kısmını içmek ve bir kısmını da İzmir’den gelen kardeşlerine ve eşlerine vermek için aldığını beyan etmesi ve ele geçen sigaranın miktar itibariyle kişisel kullanım kapsamında kalması karşısında, sanığın suça konu sigaraları ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre;
1)Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’nun 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’nun 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’nun 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması,
2)Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 62/1. maddesi yerine TCK’nun 62. maddesinin; gün adlî para cezasının uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddesi yerine TCK’nun 52. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4)TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sanığın kendi altsoyu haricindekiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5)Suça konu sigaraların numune alınmak suretiyle imha edildiğinin anlaşılması karşısında sadece numune alınan sigaraların müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2021/67 Esas, 2022/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçu nedeniyle eylemine uyan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince müsnet suçtan beraatına, suça konu Gümrük Müdürlüğüne numune olarak alınan sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.11.2022 tarihli ve 2022/112278 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat kararının Kanun’a, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, beraat veya mahkûmiyet kararı vermede tek etkenin kaçak eşyanın miktarı olmadığından sanıkta ele geçirilen farklı markalardaki kaçak eşyaların ticari maksat ile ülkeye sokulduğunun kabulü gerektiği, kaçak eşyanın miktarının kişisel kullanımı sınırını aştığı ve ticari amaç kazandığı belirtilerek açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; Yargıtay’ın genel kabulünde 200 paket ve üzeri sigaranın kullanım sınırını aştığının kabul edildiği, bu haliyle sanığın eyleminin kaçakçılık suçuna vücut verdiği, sanık hakkında verilen hükmün usul ve esas yönünden Kanun’a aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde önleme araması kararı uyarınca icra edilen yol emniyet ve kontrol devriyesi sırasında durdurulan yolcu otobüsünde yapılan aramada, otobüste yolcu olan sanığa ait olay tutanağında belirtilen marka ve miktarda bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği, sanığın sigaraları rızasıyla teslim etmesi üzerine muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın aşamalardaki savunmasında ele geçen sigaraların bir kısmını içmek bir kısmını da İzmir’den gelen kardeşlerine ve eşlerine vermek için aldığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın savunması, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın savunmasının aksine suça konu eşyaları ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3.Sanık hakkında kurulan hükümde sanığın kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin Mahkemece “sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması” şeklindeki gerekçeye dayalı olarak 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
4.Sanık hakkında kurulan hükümde kaçak olduğu anlaşılan sigaraların imha edilip edilmediklerine bakılmaksızın tamamının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2021/67 Esas, 2022/141 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 inci maddesinde yer alan “…sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 Sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca müsnet suçtan sanığın beraatına…” ibaresinin çıkarılmasına ve yerine “sanığın yapılan yargılamada elde edilen delillere göre mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca atılı suçtan beraatına” ibaresinin eklenmesi, müsadereye ilişkin 3 üncü maddesinde yer alan “…Gümrük Müdürlüğüne numune olarak alınan sigaraların…” ibaresinin çıkarılmasına ve yerine “kaçak sigaraların” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.