YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14396
KARAR NO : 2023/1474
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/715 E., 2022/139 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli, 2015/4 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararı ile
sanık hakkında kaçakçılık suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği hapisten çevirili 6.000,00 TL ve gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, seçenek yaptırıma karar verilmiştir.
2.Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli, 2015/4 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararının sanık ve katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.04.2021 tarihli ve 2018/16422 Esas, 2021/5352 Karar sayılı kararı ile ”…hükümden sonra 15.04.2020 tarihli, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasında eşyanın değerinin pek hafif ya da hafif olması halinde cezada indirim ön görülmesi, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ile ise kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Kocaeli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli, 2021/715 Esas, 2022/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan, 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve müsadereye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği; dava konusu eşya değeri pek hafif olmadığı halde sanık hakkında hükmedilen cezada 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği indirim yapıldığına, sanık hakkında yeterli miktarda ceza verilmediğine, şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim uygulandığına re’sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde kolluk görevlilerince yapılan rutin kontrollerde sanığın Kocaeli ilinde Ulus Pazarı içerisinde tezgah üzerinde, açık vaziyette, cep telefonu satışı yapmakta olduğu görülerek, mobil cihaz kayıt sistemi sorgularına göre kaçak oldukları belirlenen 11 adet faturasız cep telefonu ele geçirilmiştir.
2.Dosyasına eklenen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 08.12.2014 tarihli yazı cevabına göre 11 adet cep telefonunun imeilerinin kayıt dışı ya da klonlu olduğu anlaşılmıştır.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
4.Sanığın satışa arz ettiği cep telefonlarının kaçak olduğunu bilmediğini, suçlamaları kabul etmediğini ifade ederek inkara dayalı savunma yaptığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Paranın alım gücüne, günün ekonomik koşullarına göre dava konusu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin pek hafif olarak kabulü ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği cezada 2/3 oranında indirim yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Mahkemece sanık hakkında temel ceza ”suçun işleniş biçimi, kaçak eşyaların sayısı ve değeri” nazara alınarak alt sınırdan belirlenmiş olup, ele geçen kaçak eşyanın miktar ve değeri, eylemin gerçekleştirilme biçimi ve mahkemenin gerekçesine göre sanığa az ceza verildiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde olmayıp, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Mahkemece ”Sanığın geçmişi, yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları” lehine takdiri indirim nedeni sayılarak, sanığa verilen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim yapılmış olup, sanığın adlî sicil kaydında mahkûmiyet niteliğinde olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı dışında kaydı ile duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması nazara alınarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Sanık hakkında kurulan hüküm; suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece Dairemizin 06.04.2021 tarihli bozma ilâmı sonrası etkin pişmanlık kapsamında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarını Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olacağının bildirilmesi gerekirken, yakalandığı yer mahkemesinde sanığa “1/3” oranında indirim yapılacağına dair ihtarat yapılmak suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
5.Gün adlî para cezası üzerinden indirimler yapıldıktan sonra gün adlî para cezasının en fazla 1 güne düşürülebileceği, indirimler neticesinde tamamıyla ortadan kaldırılamayacağının gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
6.5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
7.Davaya konu cep telefonları hakkında 04.03.2015 günü tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması
karşısında, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
8.Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki “Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir” şeklindeki açık hüküm ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 26.05.1935 tarihli, 111/7 sayılı “…yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir” ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 02.05.1966 tarihli, 4/3 sayılı “…tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği gözetilmeksizin kısa kararda yargılama gideri kısmı boş bırakılarak yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli, 2021/715 Esas, 2022/139 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.