YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9255
KARAR NO : 2023/1790
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER : Sanık … hakkında beraat; sanık … hakkında hükümlülük, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, katılan … İdaresi vekili
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Katılan … İdaresi vekilinin suçta kullanılan nakil vasıtası hakkındaki iade kararına ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye, kaçak eşyanın, aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmadığına ve takdire göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün araç iadesiyle ilgili kısmının ONANMASINA,
II-Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyizine göre yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III-Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik katılan … İdaresi vekili ve anılan sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1-10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı kanunun 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen ibare gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği ve anılan madde gereği suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 7 inci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 inci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2-5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer verilen; “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
” şeklindeki düzenleme karşısında, takdiri indirim uygulama maddesinde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasına atıf yapılması gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına atıf yapılması,
3-5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer verilen; “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
” şeklindeki düzenleme karşısında, doğrudan verilen adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasına atıf yapılması gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesine atıf yapılması,
4-24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5-Katılan lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hangi sanıktan tahsil edileceği belli olmayacak biçimde sanıktan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin ve sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.