Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/17720 E. 2023/1892 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17720
KARAR NO : 2023/1892
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1308 E., 2021/811 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2015 tarihli ve 2014/380 Esas, 2015/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak cep telefonlarının aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin dörüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

2.İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2015 tarihli ve 2014/380 Esas, 2015/82 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2017/ 15117 Esas, 2020/14635 Karar sayılı ilâmıyla;
“..Olay günü asayiş ekiplerince yapılan ring görevleri sırasında saat 00:15 sıralarında sanığın işyerinin kepenglerinden bir tanesinin açık ve içeride ışık olduğunun görülmesi üzerinde hırsızlık olayından şüphelenilerek içeriye girildiğinde masa üzerinde kaçak cep telefonlarının yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda sanığın aşamalarda alınan savunmalarında telefonları dükkanına gelen yabancı uyruklu şahısların bıraktığını beyan ettiği, sanığın işyerinde arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa’nın 38/2., 5271 sayılı CMK’nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı cihetle sanığın beraati yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, ” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/1308 Esas, 2021/811 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında sanığın müsnet suçtan cezalandırılması için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, hukuka uygun elde edilmiş delillerin bulunmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.12.2022 tarihli, 2021/149043 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … idaresi vekilinin temyiz sebepleri sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü asayiş ekiplerince yapılan ring görevi sırasında saat 00.15 sıralarında sanığın işyerinin kepenglerinden bir tanesinin açık ve içeride ışık olduğunun görülmesi üzerinde hırsızlık olayından şüphelenilerek içeriye girildiğinde masa üzerinde 28 adet kaçak cep telefonu ele geçirerek el koyulduğu anlaşılmıştır.

2.Sanık bozma öncesi savunmasında, cep telefonlarının kendisine ait olmadığını, yabancı uyruklu şahısların bıraktığını beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, bozma sonrasında da olay tarihinde İstanbul ‘da tekstil üzerine dükkanı olduğunu, telefonların işyerine emanet olarak bırakıldığını, gece polisler tarafından arama yapıldığında telefonların poşetle yerde olduğunu, telefon alıp satmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Dosya arasındaki bilirkişi raporuna göre telefonların tamamının kaçak yollardan yurda girdiği, 10 adedinin ise klonlanmış cihaz olduğu tespit edilmştir.

4.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/1308 Esas, 2021/811 Karar sayılı kararında katılan … idaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.