Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13623 E. 2023/61 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13623
KARAR NO : 2023/61
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … ve arkadaşları dava dilekçesinde; tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.

2. … müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın 900,00 metrekarelik bölümü hakkında, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.

II. CEVAP
Davalı … ve arkadaşları cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın tamamının murisleri … adına kayıtlı 11.07.1975 tarih ve 32 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığını ve davacıların dayandıkları tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığını belirterek, davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2006 tarihli ve 1988/193 Esas, 2006/4 Karar sayılı kararı ile; davacı ve katılanın davasının kabulüne, 25.05.2000 tarihli bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleriyle gösterilen toplam 4.600,00 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin davacılar adına; aynı raporda (B) harfiyle gösterilen 900,00 metrekare yüzölçümündeki bölümün ise katılan … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2006 tarihli ve 1988/193 Esas, 2006/4 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Hüküm, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 08.03.2007 tarihli ve 2007/678 Esas, 2007/789 Karar sayılı kararı ile; “…Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek; davacı tarafın dayandığı 27.6.1933 tarih 124 sıra nolu ve 4.3.1961 tarih 11 sıra nolu tapu kaydı ile davalı tarafın dayandığı 2.4.1935 tarih 103 sıra nolu sicilden gelen 11.7.1975 tarih ve 32 sıra nolu tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları, tahsis ve temlik evrakları ve bu belgelerin onaylı olup olmadığını gösterecek biçimde Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtildikten sonra dayanılan tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlara revizyon görüp görmediğinin, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanması, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik haritanın, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyalarının getirtilmesi, dayanılan tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği hususunun üzerinde durulması, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü ve tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıkların katılımıyla taşınmaz başında yeniden yapılacak keşifte, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtlarının yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, bu yolla dava konusu taşınmazın taraflardan hangisinin tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığının duraksamasız saptanması, taraf tapularının iç içe girmesi halinde önceki günü doğru temele dayanan hukuksal değerini yitirmeyen kayda değer verileceğinin düşünülmesi, taraflardan birinin tutunduğu tapu kaydının kapsamı dışında kalan kısmın diğer tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalmadığı ve dayanılan tapu kayıtlarının oluşma nedeni dikkate alınarak taraf tapularının kapsamı dışında kalan bölümün kanunları uyarınca kaçak ve yitik kişilerden kalmadığının saptanması halinde kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılması; uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi..” gereğine değinilerek bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden; bu bölümün önceki hükümle Mahkemece müdahil davacı adına tesciline karar verildiğini, bu bölüme yönelik verilen hükmün davacılar tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davacılar aleyhine kesinleştiğini, davalıların ise çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü dışındaki bölüme yönelik dava açmadıklarını, davalıların dayandıkları tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu ve (B) harfi ile gösterilen bölümü kapsamadığını, davacıların, davalı … ve mirasçılarının bu bölüm üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığını ve müdahil davacı … lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu; taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümleri yönünden ise, davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazın bu bölümlerini kapsadığını, davalıların dayandıkları tapu kaydının ise taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünü kapsadığını, taraf tapularının iç içe geçmesi nedeniyle önceki tarihli ve doğru temele dayanan hukuksal değerini yitirmeyen davacıların dayandıkları tapu kayıtlarına değer verildiğini, taşınmaz bölümleri üzerinde davacıların zilyetliklerinin murisleri tarafından satın alındığı 04.03.1961 tarihinden itibaren başladığı ve halen devam ettiği…” gerekçesiyle davanın kabulüne, 09.06.1987 tarihli ve 228 numaralı komisyon kararının iptaline, çekişmeli 819 parsel sayılı taşınmazın 13.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.380,00 metrekare ve (C) harfi ile gösterilen 3.220,00 metrekare olmak üzere toplam 4.600,00 metrekarelik bölümün bağ vasfıyla ve 819 parsel numarasıyla tamamı 4 pay kabul edilerek eşit payla davacılar …, …, … ve … adlarına; aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 900,00 metrekarelik bölümünün ise bu parselden ifraz edilerek son parsel numarası verilmek suretiyle zeytinlik vasfıyla asli müdahil … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar …, … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar …, … ve … vekili temyiz dilekçesinde; davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının önceki maliklerinin, kendilerine iskanen verilen ve tapulu olan yerleri terk ettiklerinden dolayı, iskan tapusuyla başka şahıslara (davalılara) verildiğini, bu kişilerin ise müvekkillerinin murisi olduğunu, bu nedenle davalı müvekkillerinin dayandıkları 1935 tarihli tapu kayıtlarına itibar edilmesi gerektiğini, zira terk edilen taşınmazlar hakkında sonradan verilen tapu kaydının geçerli olduğuna dair Tekirdağ Kadastro Mahkemesinin 2007/6 Esas sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.05.2016 tarihli ve 2015/18690 Esas, 2016/508 Karar sayılı kararı ile onandığını, davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, Mahkemece yapılan keşif ve uygulama ile müvekkillerinin dayandıkları tapu kaydının çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünü kapsadığı anlaşıldığından ve dayanak tapu kaydı da hukuki kıymetini kaybetmediğinden dolayı komisyon kararına itibar edilmesi gerektiğini, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının iskan tapusu olmalarından dolayı davalı müvekkillerinin dayandıkları tapu kaydının uyduğu kabul edilen 1.320,00 metrekarelik bölüm dışında, davacıların dayandıkları tapu kaydının miktarına itibar edilmesi gerektiğini ve miktar fazlasının davacılar adına tesciline karar verilmesinin hukuksal olmadığını, bilirkişi raporunda davacıların dayandıkları tapu kaydının üç hudut itibariyle, davalı müvekkillerin dayandıkları tapu kaydının ise dört hudut itibariyle taşınmaza uyduğu belirtildiğinden dolayı taşınmazın tamamının davalılara aidiyetinin kabul edilmesi gerektiğini, buna itibar edilmemesi halinde ise taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davalılar adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin dayandıkları tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığını, tapu kaydının hukuksal kıymetini yitirmediğini ve zilyetlikle iktisap koşullarının da asli müdahil lehine oluşmadığından dolayı taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün asli müdahil adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların ve davalıların dayandıkları tapu kayıtlarından hangi tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, taşınmazın her iki tapu kaydının kapsamında kalması halinde hangi tapu kaydına değer verilmesi gerektiği, taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde asli müdahil lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 20. maddeleri

3. Değerlendirme
1. Kadastro sırasında, Tekirdağ ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 819 parsel sayılı 5.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, tapu dışı pay satın alma, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … ve paydaşları adına tespit edilmiştir. …’ün başka tapu kaydına dayanarak kadastro komisyonuna yapmış olduğu itirazı, komisyonca kabul edilerek, taşınmazın Kadastro Komisyon haritasında (A) harfiyle gösterilen 1.380,00 metrekare yüzölçümündeki bölümünün 46/100 payının … adına, 31/100 payının … adına, 23/100 payının … adına, kalan 4.120,00 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428’inci maddesi ile 439’uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre usul ve kanuna uygun olup, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalılar …, … ve … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 330,70 TL’nin temyiz edenlerden alınmasına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.