Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11921 E. 2022/15581 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11921
KARAR NO : 2022/15581
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No :

Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin … sigorta sicil numarası ile davalı Kurum’un sigortalısı olduğunu, müvekkilinin, Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nde işlem gören; …’a ait … sıra numaralı işyerinden bildirilen 11/03/2004-20/12/2004 tarihleri arasındaki, …’a ait … sıra numaralı işyerinden bildirilen 20/12/2004-31/03/2005 tarihleri arasındaki, …’a ait … sıra numaralı işyerinden bildirilen 26/04/2005-28/05/2005 ve 23/09/2005-30/09/2005 tarihleri arasındaki, … San. ve Tic. Ltd. Şti.ye ait … sıra numaralı işyerinden bildirilen 28/09/2005-30/11/2005 ve 03/06/2006-31/01/2007 tarihleri arasındaki ve son olarak …’a ait … sıra numaralı işyerinden bildirilen 01/12/2005-02/06/2006 tarihleri arasındaki hizmet akdine tâbi sigortalılık hizmetlerinin, sosyal güvenlik denetmenlerince yapılan denetim sonucunda düzenlenen 16/07/2012 tarihli ve 2012/96 sayılı rapora dayanılarak iptal edildiğini, anılan raporda; …’a ait … sıra numaralı dikiş atölyesi işyerinin, …’a ait … sıra numaralı fason dikiş atölyesi işyerinin, …’a ait … sıra numaralı fason dikiş ve paketleme işyerinin ve …’a ait … sıra numaralı fason konfeksiyon dikimi işyerinin fiiliyatta tamamen … … ve … isimli kişilere ait olarak faaliyet göstermesine rağmen işverenlerin resmiyette bu şahıslar gibi gösterildiğinin, … sıra numarası ile işlem görmekte olup ortakları … … ve … olan … San. ve Tic. Ltd. Şti.ye ait işyerinin tüm bu işyerlerinin gerçek işvereni olduğunun belirtildiğini, ancak yapılan tespit ile tamamen çelişir şekilde bu işyerlerinden yapılan tüm sigortalılık hizmet bildirimlerinin iptali ve hizmetleri iptal edilen sigortalılara Mahkemeye başvurmaları yönünde bilgi verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, raporun düzenlenmesi sırasında beyanları alınan tüm sigortalıların, söz konusu işyerlerinde fiilen davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan ettiklerini, ayrıca çalıştıkları işyerlerinin adreslerini hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tarif ettiklerini, patronlarının … … ve … olduğunu beyan ettiklerini, sigortalıların gerçekten çalıştıkları işyerlerinin resmiyetteki işverenlerinin patron olarak bildikleri kişilerden farklı olmasının, hizmetlerinin iptalini gerektirmeyeceğini, bu durumda ancak işyerlerinin işverenlerinin unvanlarının gerçek işverenlerin unvanı ile değiştirilebileceğini, müvekkilinin 11/03/2004 tarihinden başlayarak 31/01/2007 tarihine kadar işçi statüsünde ve eylemli olarak işyerinde çalıştığını, hal böyle olunca gerçekteki işveren ile resmiyetteki işverenin farklı olduğundan bahisle müvekkilinin hizmetlerinin iptal edilemesine ilişkin kurum işleminin yerinde olmadığını beyanla; müvekkilinin belirtilen işyerlerinden bildirilen sigortalılık hizmetlerinin fiili olduğunun tespiti ile hizmetlerin iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, sosyal güvenlik denetmeni tarafından yapılan denetim neticesinde düzenlenen 22/07/2014 tarihli ve 2014/EÇ/062 sayılı raporda, davacının çalıştığını iddia ettiği … Ltd. Şti.ye ait besihane işletmesi işyerindeki inşaatta çalışmadığının ve bu işyerinde fiili çalışmasının bulunmadığının tespit edildiğini, bu tespit neticesinde davacının 06/06/2008-31/07/2008 ve 24/09/2008-30/11/2012 tarihleri arasındaki sigortalılık hizmetlerinin iptal edildiğini, kurum yetkili denetmeni tarafından tespit edilen duruma göre, davacının çalışmalarının fiili olmadığının ortaya çıktığını, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerlerinin çalışmayan kişilere fiili hizmet kazandırmak ve menfaat sağlamak amaçlarıyla açılmış gerçek olmayan işyerleri olduğunu, işverenlerin kim olduklarının bile tam olarak bilinmediğini, bu işyerlerinden hizmet bildirimleri yapılan pek çok kişi hakkında kamu davası açıldığını ve bu kişilerin yargılandığını, davacının sigortalılık hizmetleri bakımından kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının bu kayıtların aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece Mahkemesi tarafından, İlk derece mahkemesi kararında özetle; “davacının; Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün … sicil sayılı işyeri dosyasında işlem gören …’a (…) ait işyerinden, 11/03/2004-20/12/2004, …’a ait 1055970.020 sicil sayılı işyerinden, 20/12/2004-31/03/2005, …’a ait … sicil sayılı işyerinden, 26/04/2005-28/05/2005 ve 23/09/2005-30/09/2005,… San. Tic. Ltd. Şti.ye ait … sicil sayılı işyerinden, 28/09/2005-30/11/2005 ve 03/06/2006-31/01/2007, …’a ait … sicil sayılı işyerinden, 01/12/2005-02/06/2006 tarihleri arasında bildirilen çalışmalarının fiili olduğunun tespitine, davacının söz konusu sigortalılık hizmetlerinin iptaline ilişkin aksine kurum işleminin iptaline…” karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu beyanı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“…Denetmen rapor içeriği, savcılık dosyası, alınan ifadeler, yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı hizmetlerinin, iş yerlerinin gerçekte işveren olduğu anlaşılan kişiler dışında başka kişiler adına tescil edildiği, kayıtlı bulunan iş yerlerinin gerçek işverenler olmadığı gerekçesiyle iptal edildiği görülmüştür. Bu nedenle, davacının çalışmalarının fiili olmadığı gerekçesiyle iptaline yönelik kurum işleminin yerinde olmadığı değerlendirilmesine yönelik ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir hata görülmemiştir…” gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının bozulması gerektiğini beyan etmişlerdir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, iptal edilen sigortalılık sürelerinin fiili çalışmaya dayalı olduğundan bahisle geçerli olduğunun tespiti ve aksine kurum işleminin iptali istemine ilişkin olup, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesidir.Bu tür davaların, kamu düzenine ilişkin bulunduğu, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu bulunduğu açıktır. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmemesi, gerekirse resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada davacının, …’a ait … sıra numaralı işyerinden bildirilen 11.03.2004-20.12.2004 tarihleri arasındaki, …’a ait … sıra numaralı işyerinden 20.12.2004-31.03.2005 tarihleri arasındaki, …’a ait … sıra numaralı işyerinden bildirilen 26.04.2005-28.05.2005 ve 23.09.2005-30.09.2005 tarihleri arasındaki, … San. ve Tic. Ltd. Şti.ye ait … sıra numaralı işyerinden bildirilen 28.09.2005-30.11.2005 ve 03.06.2006-31.01.2007 tarihleri arasındaki ve …’a ait … sıra numaralı işyerinden bildirilen 01.12.2005-02.06.2006 tarihleri arasındaki hizmet akdine tâbi sigortalılık hizmetlerinin, sosyal güvenlik denetmenlerince yapılan denetim sonucunda düzenlenen 16.07.2012 tarihli ve 2012/96 sayılı rapora dayanılarak iptal edildiği,raporda; …’a ait … sıra numaralı dikiş atölyesi işyerinin, …’a ait … sıra numaralı fason dikiş atölyesi işyerinin, …’a ait … sıra numaralı fason dikiş ve paketleme işyerinin ve …’a ait … sıra numaralı fason konfeksiyon dikimi işyerinin fiiliyatta tamamen … … ve … isimli kişilere ait olarak faaliyet göstermesine rağmen işverenlerin resmiyette bu şahıslar gibi gösterildiğinin, … sıra numarası ile işlem görmekte olup ortakları … … ve … olan … San. ve Tic. Ltd. Şti.ye ait işyerinin tüm bu işyerlerinin gerçek işvereni olduğunun belirtildiği,davalı Kurumca yapılan suç duyurusu üzerine aralarında davacının da olduğu adına yukarıda anılan işyerlerinden sahte sigortalılık bildirimi yapılan kişiler aleyhine yapılan soruşturma sonucunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05/02/2016 tarihli, 2014/10393 Soruşturma ve 2016/2162 Karar sayılı kararı ile “…dolandırıcılık suçunu unsurları itibariyle oluşturmadığı, …, …, … ve …’a ait işyerlerinin … … ve … tarafından işletildiği ve bu suretle suç işledikleri belirtilmişse de bu hususun TCK yada ceza hükmü içeren özel yasalara göre suç olarak düzenlenmediği, tarafların resmi-özel hatta sözlü vekalet yada kiralama yoluyla bu şekilde hareket etmelerinin önünde yasal bir engel bulunmadığı,
Fiilen çalışmadığı halde sigortalı olarak gösterilen 119 şüphelinin sigortalıklarının iptal edildiği, bu kişilerin sigortalı olarak gösterilmesi nedeniyle kurumun herhangi bir zararının bulunmadığı, bu nedenle atılı suçun yasal unsurlarının olayda oluşmadığı..”gerekçesiyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği,anlaşılmaktadır.
Buna göre, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Sigortalılığın tespiti istemini içeren bu tür davalarda yukarıda belirtilen ilkelere göre araştırma yapılması gerekir. Bu bağlamda,öncelikle davacının davalı işyerlerinde ne iş yaptığı tam olarak belirlenmeli,davaya konu 4 işyerinin varlığı,kapsamları,faaliyet alanları ve dönemleri araştırılmalı,ayrıca davacının … Ltd.Şti.deki çalışmalarının varlığı ve gerçekliği bu işyerinden bildirimleri iptal edilmeyen bordro tanıkları dinlenmek suretiyle araştırılmalı,davaya konu çalışmaların geçtiği işyerlerinin dava konusu dönemlere ilişkin elektrik, su, doğalgaz, tüketimi olup olmadığı araştırılmalı, usulüne uygun şekilde tespit edilecek bu işyerlerine komşu işyeri tanıkları dinlenmeli ve davacının bu işyerlerindeki çalışmalarının fiili olup olmadığı hususu,ceza dosyası ve kurum denetmen raporu da değerlendirilmek suretiyle hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.