Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/421 E. 2007/646 K. 05.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/421
KARAR NO : 2007/646
KARAR TARİHİ : 05.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, … senedinde 5072 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılan değişikliklerin tescili istenilmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,
5072 sayılı Yasanın “Temel ilkeler” başlığını taşıyan 2.maddesinin “vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini alamaz” kuralına yer veren (a) bendi ve “kamu görevlileri görev unvanlarını kullanarak vakıf organlarında görev alamaz” hükmünü içeren (d) bendi uyarınca, vakfın kuruluş senedinin 2. maddesinde “…” iken “Mervak Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı” olarak değiştirilmek; ayrıca senedin 7. maddesinde Banka, Başkan ve Başkan Yardımcıları ile Banka Meclisi ve Banka Denetleme Kurulu Üyelerinin vakfın genel kurulunun tabii üyeleri olacağı, 16 maddesinde temsilciler kurulunun Banka Başkanının katılamadığı takdirde görevlendireceği Banka Başkan Yardımcısının Başkanlığında sekiz üyeden oluşacağı, 17. maddesinde Temsilceler Kurulunun bir üyesinin Banka Başkanı bir üyesinin de Banka Temsilciler Meclisi tarafından Bankada görevli vakıf üyeleri arasından, 21. maddesinde Yönetim Kurulunun bir üyesinin Banka Başkanı bir üyesinin Banka Meclisi bir üyesinin de Temsilciler Kurulunca, 26. maddesinde ise Denetleme Kurulunun bir üyesinin Banka Meclisince belirleneceği düzenlenmiş iken yapılan yeni düzenleme ile görev unsurları kaldırılarak sözü edilen vakıf organlarında görev alacakların genel kurulca seçileceği hükme bağlanmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, vakıf hukukunda esas olan vakfın kuruluş senedine yansıyan kurucu iradenin –yasaların buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla- olduğu gibi korunması ve sürdürülmesidir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere 5072 Sayılı Yasanın 2.maddesinin (a) ve (d) bentleri uyarınca kuruluş senedinde vakfın adını içeren 2. ve genel kurul, temsilciler kurulu, yönetim kurulu ve denetleme kurulunun oluşumunu düzenleyen 7., 16., 17., 21. ve 26. maddelerinde yapılan değişiklikler mahkemece tescil edilmiş ise de; 21.09.2004 günü yürürlüğe giren 5234 Sayılı Yasanın 24.maddesi ve 5072 Sayılı Yasanın geçici 1.maddesinde öngörülen süre 31.12.2005 tarihine kadar uzatılmış ve eklenen geçici 2.maddede 5072 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili almış oldukları isimler ile senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklı tutulmuştur. Dava konusu vakıf, anılan yasanın yürürlük tarihinden önce kurulduğu cihetle, kuruluş senedindeki adını ve kamu görevlilerinin görev unvanlarını kullanma hakkının saklı olduğunun kabulü gerekir. Görev unvanı senetten çıkarılması durumunda böyle bir düzenleme kurucu iradeye aykırı düşecektir. Oysa kurucu irade, vakfın adını “T.C. Merkez Bankası Mensupları Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı” olarak belirlemiş, genel kurulun oluşumunda kişiyi değil, görev unvanını esas almıştır. 5072 Sayılı Yasaya 5234 sayılı Yasayla eklenen geçici 2.madde hükmü de bu amaçla düzenlenmiş bulunmaktadır. Açıklanan tüm bu nedenlerle vakıf senedinin 2., 7., 16., 17., 21. ve 26. maddelerinde yapılan sözkonusu değişikliklerin tescili doğru görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.