YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14505
KARAR NO : 2023/884
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/714 E., 2022/1418K.
SUÇ : 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Kamu Davasının Düşmesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2008 tarihli ve 2007/587 Esas, 2008/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (4926 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi (a) bendinin dördüncü alt bendi delaleti ile 4926 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi (a) bendinin ikinci alt bendi, 4926 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 4926 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 23 üncü maddesi uyarınca 4503 YTL tazmini nitelikte adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın
müsaderesi ve tasfiyesi ile katılan vekili lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
2.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 tarihli ve 2007/587 Esas, 2008/341 Karar sayılı kararının katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.01.2013 tarihli ve 2010/10331 Esas, 2013/1145 Karar sayılı ilâmıyla; “…2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince; 4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen “bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir” düzenlemesindeki “gümrük idaresince” ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, dava konusu eşya konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilen ve lehe olan CİF değer üzerinden belirlenen gümrüklenmiş değere göre ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekmesi,..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09.10.2013 tarihli ve 2013/466 Esas, 2013/1274 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4926 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi (a) bendinin dördüncü alt bendi delaleti ile 4926 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi (a) bendinin ikinci alt bendi, 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 4 üncü ve 23 üncü maddesi uyarınca 3.002,00 TL tazmini nitelikte adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıllık denetim süresine, suça konu eşyanın müsaderesi ve tasfiyesi ile katılan vekili lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
4.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.05.2022 tarihli ve 2022/714 Esas, 2022/1418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen 09.10.2013 tarihli ve 2013/466 Esas, 2013/1274 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 28.11.2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştirildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 04.03.2014 tarihinde “Bandrolsüz veya Bandrol Yükümlülüğüne Aykırı Olarak Bir Eseri Satma, Dağıtma, Ticari Amaçla Satın Alma Suçu”ndan İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 13.07.2021 tarihli ve 2021/223 Esas, 2021/448 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulduğu, suç tarihi olan 12.03.2007 tarihinden itibaren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.11.2013 tarihi ile sanığın yeni suç işlediği 04.03.2014 tarihine kadar olan süre düşülmek suretiyle, karar tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresi olan 12 yılın dolduğu anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, dava zamanaşımı süresinin dolmadığı, zamanaşımını kesen sebeplerin dikkate alınmadan karar verildiği, hükmün usul ve Kanuna aykırı olduğu ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, İzmir Gümrük Müdürlüğüne yapılan bir ihbarda Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi yanında bulunan Gen Bilgisayar Xerox Kopyalama Merkezi isimli firmada kaçak fotokopi makinalarının bulunduğunun bildirilmesi üzerine, 06.03.2007 tarihli ve
2007/335 D.İş sayılı arama kararı gereğince ihbara konu işyerinde yapılan aramada, faturası ve belgesi bulunmayan, yurda kaçak yollardan girdiği tespit edilen 3 adet fotokopi makinası ele geçirilmiştir.
2.Sanık hakkında 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesi (a) bendinin dördüncü alt bendi, 4 üncü maddesi (a) bendinin ikinci alt bendi, 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasından kamu davası açılmıştır.
3.Mahallinde bilirkişi vasıtası ile yapılan keşif sonucu düzenlenen 11.03.2008 tarihli raporda suça konu makinaların yasal olmayan yollardan Türkiye’ye girdiği ve kaçak olduğu belirtilmiştir.
4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve müsadereye dair kararın kesinleşmesi üzerine, Gümrük İdaresince kaçak eşyanın müsaderesi gerçekleştirildiği dosya kapsamından anlaşıldığından yeniden incelemede hukuki yarar bulunmadığı görülmekle, bu husus inceleme dışı bırakılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/714 Esas, 2022/1418 Karar sayılı kararında; sanık hakkında verilen 09.10.2013 tarihli ve 2013/466 Esas, 2013/1274 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 28.11.2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştirildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 04.03.2014 tarihinde “Bandrolsüz veya Bandrol Yükümlülüğüne Aykırı Olarak Bir Eseri Satma, Dağıtma, Ticari Amaçla Satın Alma Suçu”ndan İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 13.07.2021 tarihli ve 2021/223 Esas, 2021/448 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulduğu, suç tarihi olan 12.03.2007 tarihinden itibaren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.11.2013 tarihi ile sanığın yeni suç işlediği 04.03.2014 tarihine kadar olan süre düşülmek suretiyle, karar tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresi olan 12 yılın dolduğunun anlaşılması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/714 Esas, 2022/1418 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.