YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18095
KARAR NO : 2023/780
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/48 E., 2016/251 K.
SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2016/48 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54 üncü maddesi uyarınca 6.000,00 ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.03.2021 tarihli ve 2016/290682 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebebi; eksik vekâlet ücretine hükmedildiğine ilişkindir.
Sanığın temyiz sebepleri;
1.Suça konu ürünleri fatura karşılığı satın aldığı için marka taklidi olduklarını bilme imkanı olmadığından suçun manevi unsurunun oluşmadığına,
2.Mahkemenin görevsiz olduğuna,
3.Lehine olan hükümlerin uygulanmadığına,
4.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan vekili 23.11.2015 tarihli şikâyet dilekçesi ile … isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur. Şikâyet dilekçesine ek olarak o iş yerinden satın aldığını iddia ettiği bir çift üzerinde… marka ve logosu bulunan spor ayakkabı ile 06.11.2015 tarihinde … tarafından düzenlenen 45,00 TL tutarındaki satış fişini dosyaya delil olarak sunmuştur.
2.İncesu Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.11.2015 tarihli ve 2015/195 değişik iş sayılı kararı doğrultusunda … isimli iş yerinde aynı gün yapılan aramada on çift ayakkabıya el konulmuştur. Arama ve elkoyma tutanağına göre; ele geçen on çift ayakkabı üzerinde Diretto yazısı bulunmakla birlikte… A.Ş. şirketi adına tescilli markayla benzerlik gösteren logo da mevcuttur. Sanık arama tutanağını iş yeri sahibi sıfatıyla imzalamıştır.
3.Sanık savunmalarında; dükkânında ele geçirilen on çift Diretto markalı ayakkabının taklit olmadığını, bu ayakkabıları Kayseri’de faaliyet gösteren… Ticaret Ltd. Şti.’den fatura karşılığında satın aldığını ve suç işleme kastı bulunmadığını beyan etmiştir.
4. Dosyada mevcut 22.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın iş yerinde ele geçirilen on çift ayakkabı ve katılan vekilinin şikâyet dilekçesi ekinde dosyaya delil olarak sunduğu bir çift ayakkabı incelenmiş ve bu ayakkabılar orijinal ürünler ile karşılaştırılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda suça konu ayakkabıların taklit olup orijinal olmadığı, potansiyel ortalama tüketici kitlesi tarafından orijinal ürünlerle karıştırılabilecek ve iltibasa yol açabilecek nitelikte olduğu, katılan adına tescilli 2007 19974 ve 156822 numaralı şekil markalarına tecavüz fiilinin gerçekleştiği yönünde görüş bildirilmiştir.
5.Bilirkişi raporunda yer alan fotoğrafların Dairemizce yapılan incelemesinde; katılanın şikayet dilekçesi ekinde sunduğu bir çift ayakkabı üzerinde 148263 tescil numaralı… + şekil markası mevcut ise de; sanığın iş yerinde ele geçirilen on çift ayakkabının etiketlerinde, iç taban ve dil kısımlarında Diretto markasının yazılı olduğu, 148263 numaralı Hummel + şekil markasının bu ayakkabılarda bulunmadığı
anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, 25.11.2015 tarihli arama ve el koyma tutanağı, bilirkişi raporu ve dosyada yer alan fotoğraflara göre sanığın iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen ayakkabıların etiketlerinde, iç taban ve dil kısımlarında Diretto markasının gözle görünür şekilde ön planda olduğunun ve katılan adına tescilli olup şikâyete konu edilen 2007 19974 ve 156822 tescil numaralı şekil markalarının ayırt edici gücünün zayıf olduğunun anlaşılması karşısında; suça konu ürünler ile orijinal ürünler arasında renk, genel görünüm ve insan duyularında bıraktıkları izlenim bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ortalama tüketiciler yönünden iltibas oluşturmayacağı, gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezalandırılması yönünde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2016/48 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.