Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/17059 E. 2023/688 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17059
KARAR NO : 2023/688
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/55 E., 2016/173 K.
SUÇ : 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’ na Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2009 tarihli ve 2008/1013 Esas, 2009/894 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet (2820 sayılı Kanun) suçundan aynı Kanun’un 90 ıncı maddesi delaleti ile 117 nci maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı

Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2016/55 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararıyla; sanığın denetim süresi içerisinde 15.10.2013 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama ve tehdit suçları nedeni ile Mersin 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/16 Esas, 2015/459 Karar sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verilmesi nedeni ile sanık hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın, 2820 sayılı Kanunu’na muhalefet suçundan aynı Kanun’un 90 ıncı maddesi delaleti ile 117 nci maddesi ile 5237 sayılı sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, karar verilmiştir

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.02.2021 tarihli ve 2016/243723 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi’ne tevdi olunmuş, anılan Dairenin 01.07.2021 tarihli, 2021/3616 Esas, 2021/18851 Karar sayılı kararı ile Daireye gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1.Hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine dayanak olarak gösterilen 2820 sayılı Kanun’ un 117 nci maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline karar verilmiş olunması nedeni ile mahkûmiyet kararının hukuka aykırılık teşkil ettiğine,

2.Hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,

3. Sair nedenlere, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ile temyiz dışı diğer sanıkların DTP İl ve İlçe başkanları ile il ve ilçe teşkilatında görevli oldukları, 15.10.2008 tarihinde Zeytinlibahçe miting alanında miting yapmak için Valiliğe müracaat ettikleri ve tertip komitesini bildirdikleri, sanığın tertip komitesinde yer aldığı, Valilik tarafından bazı afişlerin ve sloganların 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun ve 2820 sayılı Kanun’un 81 inci maddesine aykırılık teşkil etmesi gerekçesi ile yasaklandığı ve kullanılmaması yönünde tertip komitesine ihtarta bulunduğu bunun haricinde miting yapılmasına izin verildiği;

Olay günü miting meydanında zaman zaman gerek sunucu gerekse konuşmacıların Kürtçe konuşmalar yapmalarına ve yasadışı terör örgütü lehine katılanlarca slogan atılmasına rağmen tertip komitesince herhangi bir uyarının yapılmadığı;

Daha sonra tertip komitesince, hükümet komiserinin ısrarlı uyarıları üzerine birkaç kez anons yaptırılmış olmasına karşın, bu kez de belli dönemlerde slogan atılmadığı halde sanki slogan atılıyormuş gibi orada bulunanları tahrik amaçlı olarak “yasaklanan sloganların kullanmayın” şeklinde anonslar yapılarak orada bulunanları galeyana getirerek yasadışı bölücü terör örgütü lehine slogan atılmasına neden oldukları;

Sanığın siyasi parti temsilcisi olduğu, siyasi partilerin kapalı ya da açık alan toplantılarında Türkçe’den başka dil ile konuşma ve propaganda yapamayacaklarının sabit olduğu halde miting sırasında Türkçe’den başka diller ile konuşma yapılmasına izin verdiği, miting alanında yasaklanmış sloganları atmalarına göz yumduğu iddiası uyarınca hakkında dava açıldığı anlaşılmıştır.

2.Sanığın alınan savunmalarında, suçlamayı kabul etmediği, mitingte, miting alanına giriş kapısında diğer arkadaşlarıyla birlikte görev yaptığını, bu nedenle Türkçe’den başka bir dilde herhangi bir anons yapmadığını, sloganların söylenip söylenmemesi hususunda da herhangi bir yönlendirmesi olmadığını, belirttiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Hüküm tarihinden önce, sanık hakkında uygulanan 2820 sayılı Kanunu’nun 117 nci maddesinin, 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 12.01.2012 tarihli ve 2011/62 Esas, 2012/2 Karar sayılı kararı ile “Bu kanunun dördüncü kısmında yazılı yasak fiilleri işleyenler…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal edilen bölümü nedeni ile uygulama olanağı kalmayan maddenin kalan bölümünün de 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nun Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince iptaline, iptal edilen fıkranın doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, hüküm tarihinde iptal kararının yürürlüğe girdiği ve yeni bir düzenleme de yapılmaması karşısında, sanığa atılı eylemin suç olmaktan çıkartıldığı anlaşıldığından, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2016/55 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.