Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9767 E. 2022/9469 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9767
KARAR NO : 2022/9469
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz (Aktarılan Dava)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı …, asli müdahil …, dahili davacılar … ve müşterekleri ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında, … ili … ilçesi…Köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 23, 119 ada 10, 119 ada 12, 120 ada 20, 120 ada 27, 152 ada 7, 153 ada 1, 161 ada 11, 166 ada 3, 167 ada 2, 167 ada 5, 168 ada 3, 169 ada 1, 174 ada 28 parsel sayılı taşınmazlar, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/13 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduklarından söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle, bahçe veya tarla vasfıyla tespit edilmişler; aynı yer 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ise, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/13 Esas sayılı dosyasında dava konusu olması nedeniyle kadastro tutanağının Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, orman vasfıyla Hazine adına 9.090.085,85 m2 olarak tespit edilerek taşınmazın bazı kısımlarına ilişkin tespit sehven kesinleştirilip tapu kaydı oluştuktan sonra tapu kaydı üzerinden davalı hale getirilmiştir.
Davacı … tarafından, Asliye Hukuk Mahkemesinde, davalı Hazine ve…Köyü Tüzelkişiliği aleyhine açılan tescil davası kadastro mahkemesine devredilmiş ve yargılama sırasında müdahil …, davacının kardeşi olduğunu, taşınmazların murisinden kaldığını, kendisinin de taşınmazlarda payının bulunduğunu, diğer müdahiller ise davacı …’den dava konusu bazı taşınmazları satın aldıklarını ileri sürerek, davaya katılmışlardır.
Mahkemece verilen, davacı …’ in davasının kısmen kabulüne, müdahil davacı …’in davasının reddine, müdahil davacı …’in davasının kısmen kabulü ile 118 ada 23, 152 ada 7, 153 ada 1, 166 ada 3, 167 ada 2 ve 167 ada 5 parsel sayılı taşınmazların Batman Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.10.2004 tarih ve 2004/447 Esas, 2004/430 Karar sayılı kararı uyarınca 1/2 hisse oranı ile davacı … oğlu … ve 1/2 hisse oranı ile … kızı … (…) adına tapuya kayıt ve tesciline; müdahil davacı …’in davasının kabulü ile 119 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ….., oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline; müdahil davacı …’in davasının kabulü ile 119 ada 10 parsel sayılı taşınmazın …, oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline; müdahil davacı …’in davasının kabulü ile 120 ada 27 parsel sayılı taşınmazın … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline; müdahil davacı …’in davasının kabulü ile 120 ada 20 parsel sayılı taşınmazın … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline; müdahil davacı …’nin davasının kısmen kabulü ile 168 ada 3 ve 174 ada 28 parsel sayılı taşınmazların 1/2 hisse oranı ile … oğlu … adına, 1/2 hisse oranı ile … kızı … adına tapuya kayıt ve tesciline; müdahil davacı …’in davasının kısmen kabulü ile 161 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hisse oranı ile…oğlu … adına, 1/2 hisse oranı ile … kızı … adına tapuya kayıt ve tesciline; müdahil davacı …’ın davasının kısmen kabulü ile 169 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hisse oranı ile … oğlu … adına, 1/2 hisse oranı ile … kızı … adına tapuya kayıt ve tesciline; davacının, davalı Hazineye karşı açtığı davanın kısmen kabulü ile 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 16.12.2011 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda B harfi ile gösterilen Dari Ziyaret Mevkiinde bulunan kısmın Batman Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.10.2004 tarih ve 2004/447 Esas, 2004/430 Karar sayılı kararı uyarınca 1/2 hisse oranı ile davacı … oğlu … ve 1/2 hisse oranı ile … kızı …(…) adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı parsel içerisinde … Mevkiindeki taşınmazların kadastro tespiti gibi orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; davacının, davalı … aleyhine açtığı davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine ilişkin önceki hüküm, davacı … vekili ve davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.03.2013 tarih ve 2013/1367 – 2503 Esas, Karar sayılı ilamıyla; “Davacı … vekilinin dava konusu 102 ada 1 sayılı parselin (A ve C) harfleri ile işaretli bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının taşınmazların orman sayılan yerlerden olması nedeniyle reddi ile hükmün bu yönden onanmasına; davalı Hazine ve Orman İdaresinin dava konusu 102 ada 1 sayılı parselin (B) harfi ile işaretli bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları bakımından, bu yerin orman içi açıklık olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı, yine davalı Hazine ve Orman İdaresinin 118 ada 23, 152 ada 7, 153 ada 1, 166 ada 3, 167 ada 2 ve 5, 119 ada 10 ve 12, 120 ada 20 ve 27, 168 ada 3, 161 ada 11, 169 ada 1 ve 174 ada 28 sayılı parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden ise, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, taşınmazların malik hanelerinin açık olduğu, 3402 sayılı Kanun’un 30/2. maddesi gereğince hak sahiplerinin resen belirlenmesi gerektiği, ne var ki, taşınmazların malik haneleri açık olmasına ve çoğunun sınırında orman bulunmasına rağmen orman araştırması yapılarak zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadıklarının usûlünce belirlenmediği açıklanarak, en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları incelenerek taşınmazların öncesinin ne olduğunun belirlenmesi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması durumunda ise zilyetlik koşullarının ve 3402 sayılı Kanunu’nun 14.maddesi şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların davasının kısmen kabulü ile 119 ada 10, 119 ada 12, 120 ada 20 ve 118 ada 23 parsel sayılı taşınmazların Alkumru Baraj suları altında kaldıkları anlaşıldığından ayrı ayrı tespit dışı bırakılmalarına, taşınmazların dava ve tespit günü itibariyle mülkiyetinin Maliye Hazinesine ait olduğunun tespitine; 120 ada 27 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ……., imzalı 08.12.2017 tarihli ek raporda A harfi ile gösterilen ve 3151,96 m2’lik kısmının Alkumru Baraj suları altında kaldığı anlaşılmakla bu alanın tespit dışı bırakılmasına, taşınmazın dava ve tespit günü itibariyle mülkiyetinin Maliye Hazinesine ait olduğunun tespitine, taşınmazdan geriye kalan 5.661,44 m2’lik alan bakımından ise, tutanağın malik hanesinin aynı ada ve yeni parsel numarası altında orman vasfıyla … adına doldurulması suretiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; 152 ada 7, 153 ada 1, 167 ada 2, 167 ada 5 ve 166 ada 3 parsel numarası ile kadastro tespiti yapılan taşınmazlar hakkındaki tutanağın malik hanesinin orman vasfı ile … adına doldurulması sureti ile Hazine adına tapuya kayit ve tesciline; 168 ada 3 parsel numarası ile kadastro tespiti yapılan taşınmaz hakkındaki tutanağın malik hanesinin aynı vasıf ve mahiyeti ile taşınmazın tamamı 2 pay kabul edilerek 1 payının müdahil davacı …, 1 payın davacı … adlarına doldurulması sureti ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline; 174 ada 28 parsel numarası ile kadastro tespiti yapılan taşınmaz hakkındaki tutanağın malik hanesinin aynı vasıf ve mahiyeti ile taşınmazın tamamı 2 pay kabul edilerek 1 payının müdahil davacı …, 1 payın davacı … adlarına doldurulmasi sureti ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline; 169 ada 1 parsel numarası ile kadastro tespiti yapılan taşınmaz hakkındaki tutanağın malik hanesinin aynı vasıf ve mahiyeti ile taşınmazın tamamı 2 pay kabul edilerek 1 payının müdahil davacı …, 1 payın davacı … adlarına doldurulmasi sureti ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline; 161 ada 11 parsel numarası ile kadastro tespiti yapılan taşınmaz hakkındaki tutanağın malik hanesinin aynı vasıf ve mahiyeti ile taşınmazın tamamı 2 pay kabul edilerek 1 payının müdahil davacı …, 1 payın davacı … adlarına doldurulmasi sureti ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline; davacıların 102 ada 1 parsel numaralı taşınmazın 16.12.2011 tarihli fen bilirkişisi raporunda B harfi ile gösterilen kısmına yönelik açmış oldukları davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili, asli müdahil … vekili, dahili davacılar …, …, … ve … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel mahkemede tapusuz taşınmazın tescili istemiyle açıldıktan sonra aktarılan kadastro tesptine itiraz davası niteliğindedir.
Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun’un değişik 4. maddesi uyarınca yapılmıştır.
1. Dava konusu 168 ada 3, 174 ada 28, 169 ada 1 ve 161 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, davalı Hazine vekilinin nitelik ve zilyetlik bakımından, asli müdahil … vekilinin ise paya dönük temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı Hazine yönünden, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre; asli müdahil … yönünden ise, bozma öncesi verilen hükmü temyiz etmediğinden diğer pay sahipleri lehine usuli müktesep hak oluştuğundan, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Asli müdahil … vekilinin 102 ada 1 parselin (B) ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3. Davacı … ve asli müdahil … vekillerinin 118 ada 23, 152 ada 7, 153 ada 1, 166 ada 3, 167 ada 2, 167 ada 5 parsel sayılı taşınmazlara, dahili davacı …’in 119 ada 12 parsel sayılı taşınmaza, dahili davacı …’in 120 ada 20 parsel sayılı taşınmaza, dahili davacı …’in 120 ada 27 parsel sayılı taşınmaza ve dahili davacı …’in 119 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, 119 ada 10, 119 ada 12, 120 ada 20, 118 ada 23 parsellerin tamamı ile 120 ada 27 parselin bir kısmının Alkumru baraj suları altında kaldığından bahisle tespit dışı bırakılmalarına ve yerler orman olduğundan mülkiyetinin Hazineye ait olduğunun tespitine, 120 ada 27 parselin su altında kalmayan kısmıyla ilgili yeni parsel numarası altında orman vasfıyla Hazine adına tesciline; yine 152 ada 7, 153 ada 1, 166 ada 3, 167 ada 2, 167 ada 5 parsellerin orman olduğundan bahisle orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişi ek raporunda dava konusu taşınmazların eğiminden bahsedildiği halde, eğimin neye göre belirlendiği ve eğimin klizimetre ile ölçülüp ölçülmediği açıklanmamış; yine anılan bilirkişi raporunda dava konusu 118 ada 23, 119 ada 10, 119 ada 12, 120 ada 20 ve 127 ada 27 parsellerle ilgili yapılan değerlendirmede 1955 tarihli hava fotoğrafında yoğun çalılık alanda kaldıkları ve 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesi uyarınca orman sayılmayan yerlerden oldukları belirlenmesine rağmen, hangi nedenle aksi yönde hüküm kurulduğu gerekçeli kararda açıklanmamış; ayrıca söz konusu parsellerden 118 ada 23, 119 ada 10 ve 12 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak, 1955 tarihli hava fotoğrafında hem açıklık alanda, hem de yoğun çalılık ile kaplı olduğu belirtilerek rapor içerisinde çelişki oluşturulduğu halde bu çelişki üzerinde durulmamıştır. Öte yandan, orman bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmede, 1955 yılı hava fotoğrafında 152 ada 7, 153 ada 1, 166 ada 3, 167 ada 2 ve 167 ada 5 parsel sayılı taşınmazların açıklık alan olarak göründüğünden bahsedilmesine rağmen raporun sonuç kısmında bu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin belirleme yapılmış ve açıklık alan olarak belirtilen anılan parsellerde hava fotoğrafında yer yer koyulukların da göründüğü, yine sınırlarında ve içinde yaşlı … ağaçlarının bulunduğu belirtilmesine rağmen, kapalılık oluşturup oluşturmadığı konusunda değerlendirme yapılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeyle ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise karar örnekleri ile taşınmazlara ait aktarılan dava tarihinden 15-20-25 yıl önceki hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumları saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; yine dosya arasına getirtilen hava fotoğrafları üzerinde jeodezi uzmanı bilirkişi tarafından stereoskop aletiyle üç boyutlu inceleme yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; ayrıca, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldıkları, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadıkları, böyle yerlerden iseler imar-ihyaya konu edilip edilmedikler ve edilmiş iseler imar-ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle, dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri belirlenmeli ve ayrıca bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri, bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekili ve asli müdahil … vekilinin 168 ada 3, 174 ada 28, 169 ada 1 ve 161 ada 11 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parseller yönünden ONANMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil … vekilinin dava konusu 102 ada 1 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu yönden ONANMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı … ve asli müdahil … vekillerinin 118 ada 23, 152 ada 7, 153 ada 1, 166 ada 3, 167 ada 2, 167 ada 5 parsel, dahili davacı …’in 119 ada 12 parsel, dahili davacı …’in 120 ada 20 parsel, dahili davacı …’in 120 ada 27 parsel ve dahili davacı …’in 119 ada 10 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile bu parseller yönünden Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.