Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7852 E. 2023/303 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7852
KARAR NO : 2023/303
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.06.2012 tarihli ve 2012/13580 Esas, 2012/7885 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince cezalandırılması ve 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2013 tarihli ve 2012/987 Esas, 2013/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 06.03.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/367 Esas, 2016/636 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay günü saat 14.00 sıralarında mağdurun berber dükkanına müşteri gibi geldiği, mağdurun kısa süreliğine dışarıya çıkmasını fırsat bilerek masa üzerinde bulunan mağdura ait … Marka cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı, olayın ertesi günü, durumundan şüphelenilerek üst araması yapılan sanığın üzerinde iki adet cep telefonu bulunduğu, sanık bu telefonları çaldığını ve çaldığı yerleri söyleyebileceğini belirterek üzerinde ele geçen … Marka cep telefonunu mağdurun iş yerinden çaldığını belirterek henüz yasal müracaatı bulunmayan mağdura iadesini sağladığı, ancak telefonun sim kartını çıkarıp, kırıp attığı için sim kartı iade edemediği, mağdurun ise şikayetinden vazgeçtiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Suça konu telefonun içerisinde hafıza kartı ve sim kart bulunmaksızın soruşturma aşamasında mağdura teslim edilmiş olması karşısında, kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakati olup olmadığı mağdurdan sorularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/367 Esas, 2016/630 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.