Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/9469 E. 2023/127 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9469
KARAR NO : 2023/127
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

15/02/2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 gün ve 2018/71 Esas, 2018/118 sayılı kararıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286. maddesinin 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değişiklik yapılan (2) numaralı fıkrasının 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 78. maddesiyle değiştirilen (d) bendinin iptal edilmesi üzerine; 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20/02/2019 tarihli ve 7165 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının d bendine göre, ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen 286. maddenin d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme: 20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları arasında olması nedeni ile temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, şüpheliler …, … ve … hakkında, taksirle yaralama suçundan … Asliye Ceza Mahkemesine 19.09.2014 tarihli iddianame ile dava açılmıştır.

2…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2017 tarihli ve 2014/737 Esas, 2017/732 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyet,, sanıklar … ve … hakkında ise taksirle yaralama suçundan beraat kararı verilmiştir.

3…. Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2018/650 Esas, 2020/482 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan sanıklar … ve … hakkındaki beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararında mahkumiyet hükmünün kesin nitelikte olduğu, beraat hükümlerinin ise kaldırılması ile sanık … hakkında kesin olmak üzere esastan ret, sanık … hakkında ise taksirle yaralama suçundan,”… 5237 sayılı Kanun’un 89 inci maddesinin birinci uyarınca 180 gün karşılığı, aynı Kanunun 62 maddesi uyarınca 150 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve 52 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 30 TL den paraya çevrilerek, sanığın 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının 52/4 üncü maddesi gereği takdiren birer ay ara ile 8 eşit taksit halinde ödenmesine…” karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.11.2021 tarihli bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hüküm sanık … tarafından temyiz edilmiştir. Sanığın Temyiz Sebebi
Kusurunun olmadığına, yem fabrikasında araçlara yem yüklenmesi ve taşımalarından sorumlu olduğuna, katılanın elektrik çarpması sonucu yaralanması nedeni ile ne şekilde sorumlu tutulduğunu anlayamadığına, olay yerinde olmadığı gibi teknik konulardan da anlamadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyiz dışı sanık …’in … Tavukçuluk A.Ş de Yönetim Kurulu Başkanı, temyiz dışı sanık …’ın kamyon şoförü olarak çalıştığı, temyize gelen sanık …’un ise adı geçen şirkette, araçların bakımından ve sürücülerden sorumlu olduğu; olay tarihinde saat gece 23:30 sıralarında sanık …’ın firmaya ait kamyonla taşıdığı yemleri boşaltmak için, katılan …’nun sahibi olduğu tavuk çiftliğine gittiği, getirilen yemin yem silosuna boşaltılması için helezonun uzatma kablosunun fişinin kümes içindeki elektrik panosundaki prize takıldığı, katılanın kamyonun arkasındaki metal aksama dokunması ile birlikte elektrik akımına kapılarak, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, bilirkişilerce yapılan tespitte ve tanık ifadelerinden helezona elektrik iletimini sağlayan kablonun izolasyon malzemesinin çeşitli nedenlerle deforme olmuş olması ve bu deforme olan iletken kısmın kamyon üzerindeki iletken kısım ile temas etmesi neticesinde oluşan elektrik kaçağının kazaya neden olduğu tespit edilmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olayın tanıkları … ile …’ ın alınan ifadelerinde, olayın meydana geldiği esnada olay mahalline gittikleri, olayın arızalı helezon uzatma kablosundan meydana geldiğini sanık kamyon şoförü …’ın kendilerine anlattığını, daha sonra kendilerinin de kabloyu kontrol ettiklerinde uzatma kablosunun arızalı, bantlı ve tellerinin açıkta olduğunu bizzat gördükleri, şoförü uyardıklarını, şoförün de cevaben durumu bildiğini ama şirket yetkililerinin gerekeni yapmadığını söylediğini beyan etmişlerdir

2.Sanıkların kusur durumuna ilişkin hükme esas alınan 18.07.2017 Tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunda helezon uzatma kablosunun eski olduğu, bakım ve kontrolünün yapılmadığı, … güvenliği konusunda gereken tedbirlerin alınmaması nedeniyle olayın meydana geldiği, kamyon şoförü sanık …’ın müştekinin kamyona çıkmasını söylemesi ve kablodaki arızalı durumu bildiği halde, helezonun fişini kümesteki elektrik prizine takılmasını önlememesi nedeni ile asli kusurlu olduğu, … Tavukçuluk A.Ş de Yönetim Kurulu Başkanı olan sanık … ve adı geçen şirkette, araçların bakımından ve sürücülerden sorumlu olan temyize gelen sanık …’un kusurunun bulunmadığı görüşü üzerine; Mahkemece sanık … hakkında kesin nitelikte mahkumiyet kararı, kusuru bulunmayan sanıklar hakkında ise CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

3.Müştekinin uzlaşmayı kabul etmediği ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.

4.Sanık … tüm aşamalardaki savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, araçların bakımından ve sürücülerden sorumlu olduğunu, araçların bakımının yapıldığı, teknik işler için şirkette elektrik teknisyenlerin bulunduğunu, olay yerinde dahi olmadığını ve kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.
5.Katılan … hakkında düzenlenen 03.08.2016 tarihli … Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulu raporuna göre, özetle “… kişide elektrik akımı ile temas sonucu gelişen klinik durumunun, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğuna oybirliği ile mütalaa olunur..” şeklindedir.
6.Yargılama aşamasında düzenlenen 04.03.2015 tarihli … güvenliği uzmanı tek kişiden alınan Bilirkişi Raporuna göre, olayın uzatma kablosundaki hasardan meydana geldiği, kümesteki elektrik panosunda kaçak akım rölesinin bulunmadığı, bu nedenle çiftlik sahibi katılan ile birlikte yem fabrikası yöneticilerinin beraber kusurlu oldukları yönünde rapor düzenlemiştir.
7.Sanığın güncel adlî sicil kaydında sabıkasının olmadığı görülmüştür.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Bölge Adliye Mahkemesi katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararındaki sanık … hakkındaki beraat hükmünü kaldırarak, sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
2.5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ”Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince takdiren basit yargılama usulü uygulanmadan genel hükümlere göre yargılama yapıldığı görülmüştür.
3.Olayla ilgili olarak, kusur durumunun değerlendirilmesi için, İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden raporz alınmış, 30/09/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda, elektrik panosunda herhangi bir arıza tespit edilmediği, ancak panoda tehlike anında akımı kesecek kaçak akım rölesinin mevcut olmadığı; kaza olayı öncesinde kamyonun yemi boşaltması için helezonun fişinin elektrik prizine takılmış olması sebebiyle, kazanın helezon sisteminin elektrik aksamından ya da helezon ile priz arasında elektrik gerilimi iletimini sağlayan kablodan kaynaklı bir elektrik kaçağı yaşanması sebebiyle meydana geldiği; belirtilen her iki durumda da elektrik kaçağının meydana gelmiş olabileceği; bu noktadan hareketle panoda kaçak akım rölesi bulundurmayan katılanın tali kusurlu olduğu, … Tavukçuluk A.Ş.”nin araçların bakımından ve sürücülerden sorumlu çalışanı sanık …’un helezon sistemindeki elektrik arızası ya da helezondan prize akım sağlayan kablodan kaynaklı kaçak nedeniyle görevini ihmal ettiği bu nedenle olayda asli kusurlu olduğu, Anonim Şirket Yönetim Kurulu Başkanı olan sanık …’in ise araçların bakım ve kontrolleri, sevk ve idareleri için gerekli görevlendirmeleri yapmış olduğundan atfı kabil kusur ya da ihmal bulunmadığı sonucuna varılmakla; Sanık … yönünden yerel mahkemenin beraat kararının kaldırılarak mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde olup, sanık …’ hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 89/1 inci maddesi gereği 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Temyiz dışı sanık …’in … Tavukçuluk A.Ş de Yönetim Kurulu Başkanı, temyiz dışı sanık …’ın kamyon şoförü olarak çalıştığı, temyize gelen sanık …’un ise adı geçen şirkette, araçların bakımından ve sürücülerden sorumlu olduğu; olay tarihinde saat gece 23:30 sıralarında sanık …’ın firmaya ait kamyonla taşıdığı yemleri boşaltmak için, katılan …’nun sahibi olduğu tavuk çiftliğine gittiği, getirilen yemin yem silosuna boşaltılması için helezonun uzatma kablosunun fişinin kümes içindeki elektrik panosundaki prize takıldığı, katılanın kamyonun arkasındaki metal aksama dokunması ile birlikte elektrik akımına kapılarak, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda; bilirkişilerce yapılan tespitte ve tanık ifadelerinden helezona elektrik iletimini sağlayan kablonun izolasyon malzemesinin çeşitli nedenlerle deforme olmuş olması ve bu deforme olan iletken kısmın kamyon üzerindeki iletken kısım ile temas etmesi neticesinde oluşan elektrik kaçağının kazaya neden olduğunun tespit edildiği, … Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinin düzenlediği 30/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, … Tavukçuluk A.Ş. de araçların bakımından ve sürücülerden sorumlu çalışanı sanık …’un helezon sistemindeki elektrik arızası ya da helezondan prize akım sağlayan kablodan kaynaklı kaçak nedeniyle görevini ihmal ettiği bu nedenle olayda asli kusurlu olduğu, şeklindeki görüşünün dosya kapsamına ve olaya uygun olduğu görülmekle, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin sanık hakkında verdiği mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tebliğname Yönünden
5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ”Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, temyizen incelenen kararda bölge adliye mahkemesi tarafından genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede bu yönden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2018/650 Esas, 2020/ 482 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.