YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2864
KARAR NO : 2006/3273
KARAR TARİHİ : 18.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde itirazın iptali ve %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı … vekili ve davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Bünyamin …’nün lisansüstü eğitim için Almanya’ya gönderildiğini, bu davalının doktora eğitimini başaramaması ve kendisiyle temas kurulamaması nedeniyle YÖK yürütme kurulunun 28.03.2002 tarihli toplantıyla taahhütnameye göre işlem yapılmasına karar verildiğini; davalıya ödenen yurt içi maaşının tahsili için Denizli 3.İcra Müdürlüğünün 2002/3974 takip sayılı dosyası ile davalılar aleyhine takip yapıldığını, ancak, davalıların takibe itiraz etmeleri üzerine icra takibinin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya içerisine getirtilen ve davaya konu edilen Denizli 3.İcra Müdürlüğünün 2002/3974 takip sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklının yükümlü ve kefiller aleyhine icra takibinde bulunduğu ve ödeme emrinin davalılardan … ve … …’a 31.07.2002 tarihinde, davalı …’e ise 30.07.2002 tarihinde yöntemince tebliğ edilmesine karşın bu davalıların vekilince 08.10.2002 tarihinde borca itiraz edildiği anlaşılmıştır. İcra İflas Yasasının 62.maddesi uyarınca yukarıda sözü edilen davalılarca, 7 günlük süre geçtikten sonra borca itiraz edilmesi nedeniyle bu davalılar yönünden icra takibi kesinleştiği için davacı alacaklının artık itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı kalmamıştır. Bu nedenle, davalılar … ve … … yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı olmaması nedeniyle davanın reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi,
2-Davalılardan …’nün temyizine gelince;
Davalılar tarafından verilen 23.11.1993, 14.11.1994 ve 26.08.1997 tarihli taahhüt ve kefalet senetlerinde, yükümlünün başarısız olması ve kendisiyle temas kurulamaması halinde kendisine ödenen yurtiçi aylıkların geri isteneceği konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Sayıştay Genel Kurulunun 17.09.2001 tarih ve 4995/4 sayılı kararında, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 79.maddesinin 4.fıkrasındaki geri ödenmesi öngörülen “aylık” kavramından yurtdışı aylıkların anlaşılması gerektiği anlaşıldığından ve yukarıda sözü edilen tahhütnamelerde de bu yorumun aksi hüküm bulunmadığından davacı üniversite yurtiçi aylıkların geri ödenmesini isteyemez. Bu nedenle, takibe süresinde itiraz eden davalı … … yönünden davanın tümden reddi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle kabulü,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 18.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.