Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/2818 E. 2023/560 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2818
KARAR NO : 2023/560
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2016 tarihli ve 2015/234 E. ve 2016/195 K. sayılı kararı ile; sanıklar …, …, … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, sanıklar …, … hakkında ise, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62/1, 50/4-1.a ve 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2017/556 E. 2017/1723 K. sayılı kararı ile sanıklar …, …, … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik müşteki … ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusu üzerine, müşteki …’nın 5271 sayılı Kanun’un 279/1-b maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine, katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; sanıklar … ve …’nun mahkûmiyetlerine ilişkin hükme yönelik katılanlar vekili ile sanıklar … ve …’nun istinaf başvurularına ilişkin olarak da, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2016 tarihli ve 2015/234 E. ve 2016/195 K. sayılı kararının kaldırılmasına, olayda kusuru bulunmadığı anlaşılan sanıklar … ve …’nun 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01/06/2021 tarihli ve 2017/71963 sayılı, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar …, …, … ve … Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanıklar hakkında verilen beraat kararının yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanıkların kusurlu olduğuna, sorumlulukları bulunduğuna,

3. İlk derece mahkemesince sanıklar sanıklar …, … hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş olmasına rağmen, istinaf aşamasında beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

4. Kooperatif yöneticileri hakkında … güvenliği kurallarının uygulanması konusunda görevlerini ihmal ettiklerinden dolayı ceza verilmesi gerektiğine, gerekli gözetim ve denetimleri de yapmadıklarından sanıkların kusurlu olduklarına tüm sanıklar yönünden … Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından kanuna aykırı olduğuna,

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararlarının bozulması talebine,
ilişkindir.

B. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanıklar …, … ve … hakkında istinaf incelemesinde verilen istinaf başvurusunun reddi kararının hatalı olduğuna,

2. Ölen …’in …’ın yevmiyeli işçisi olduğuna bundan, Kadir’in sanıklar …, … ve …’nin habersiz ormana işçi çağıramayacağına,

3. Sanıklar … ve … hakkında yerel mahkemece verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak beraat kararı verilmesinin de hukuken yanlış olduğuna,

4. Sanıkların kusurlu olduğuna cezalandırılmaları gerektiğine, … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararlarının bozulması talebine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2016 tarihli ve 2015/234 E. ve 2016/195 K. sayılı kararı ile;
“…Her ne kadar sanıklar …, … ve … hakkında taksirle öldürme suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, dosya kapsamına, oluşa, usul ve yasaya uygun olup hükme esas almaya elverişli 31/10/2016 tarihli bilirkişi raporu da göz önüne alındığında meydana gelen kazada sanıklara atfedilebilecek herhangi bir kusurun olmadığı anlaşılmakla, yüklenen suç açısından sanıkların kusurlarının bulunmaması nedeniyle sanıkların CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar sanıklar … ve … aşamalardaki savunmalarında, kazanın oluşumunda kusurlarının bulunmadığını beyan ederek üzerlerine yüklenen suçlamaları kabul etmemişler ise de, sanık … Aksu’nun “ayrıca kesim yapılan bölümlerde usulüne uygun kesim yapılıp yapılmadığını denetleme görevimiz de vardır, suç tarihinde 8 tane bölmede yaklaşık 35.000 m³ kesim yaptırıyordum, personel sayısının yetersizliği de dikkate alındığında her bölmeyi ayrı ayrı kontrol etmemiz söz konusu olamıyordu” şeklindeki beyanı ile sanık …’in “… isimli şahsı tanımıyorum, bu şahsı kesim alanında görmedim” şeklindeki savunmaları göz önüne alındığında olay tarihinde olay yerinde olmadıklarının sabit olduğu, dosya kapsamına, oluşa, usul ve yasaya uygun olup hükme esas almaya elverişli 31/10/2016 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alındığında meydana gelen kazada; sanık …’in kesim işi yapılırken denetlemekle yükümlü olmasına rağmen kesim işini köylülerin inisiyatifine bırakması, kesim işini TS 1214 kapsamında yapmadığından tali kusurlu olduğu, yine sanık …’nun Tır Köyü Çiftyazısı Mevkii Çitdere 80 nolu bölmesinin şefi olması, denetim ve yönetiminden sorumlu olmasına rağmen bu denetim görevini tam yapmadığından dolayı tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, mahkememizce sanıkların kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, … ve …’ın vefat etttiği olayda sanıklar … ve …’in tali kusurlu oldukları…” gerekçeleri ile sanıklar …, …, … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, sanıklar …, … hakkında ise, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62/1, 50/4-1.a ve 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş olup, bu kararlara karşı katılanlar vekili, müşteki … ile sanıklar …, … tarafından istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

2. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1903 Esas sayılı ve 05.11.2015 havale tarihli iddianamesi ile, … ile …’ın orman alanında kesim yaparken üzerlerine ağaç düşmesi sonucunda vefat ettikleri olayda sanıklar …, … ve …’nin kusurlu oldukları, bu suretle üzerlerine atılı suçu işlediklerinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 85/2, 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile Karabük Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, daha sonra Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/787 Esas sayılı ve 13.04.2016 havale tarihli iddianamesi ile bu kez sanıklar … ve …’in atılı suçta kusurlarının bulunduğu, bu suretle üzerlerine atılı suçu işlediklerinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 85/2, 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları istemi ile Karabük Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, işbu ikinci kamu davasının Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/111-76 E-K. sayılı ve 15.04.2016 tarihli kararı ile ilk davanın görüldüğü aynı mahkemenin 2015/234 Esas sırasına kayıtlı olarak yürütülen dosya ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

3. Maktullerin kesin ölüm sebebini belirleyen, Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında …’ın ölüm sebebinin geçirdiği kaza sonucu oluşan açık kafa travmasına bağlı beyin kanaması olduğunun tespit edildiği, …’ın ölüm sebebinin geçirdiği kaza sonucu travmaya bağlı boyun bölgesinde açık yaralanmaya bağlı olduğunun tespit edildiği görülmektedir.

4. Karabük İl Jandarma Komutanlığı tarafından tanzim edilen 11.03.2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda; Çitdere Orman İşletme Şefliğine ait tomruk yükleme sahasının batı istikametinde yaklaşık 600 metre mesafede, %50-%60 güney istikamete doğru çıkış eğimli ağaçlık arazide … kazası sonucu ölüm olayının meydana geldiği, bölgenin güney istikamete doğru çıkış eğimli arazi olduğu, …’a ait olduğu tespit edilen ceset sırt üstü çevrildiğinde, cesedin başının orta bölümünden burun delikleri hizasına kadar kafatasının açık vaziyette olduğu, kafatası içerisinde bulunan organ ve doku parçalarının başının bulunduğu zemin üzerinde ve ağaç dalları üzerinde dağınık vaziyette olduğu, cesedin başının temas halinde olduğu ağaç dalları üzerinde kan olduğu değerlendirilen kırmızı renkli lekeler mevcut olduğu, …’a ait cesedin güney istikametinde aynı doğrultuda 60 cm mesafede ayakları kuzey, başı güney istikameti gösterir şekilde, sağ yanı üzerine yatar vaziyette, sol kolu dirseğinden bükülü, eli yüzünün sol yanı üzerinde …’a ait olduğu tespit edilen ceset sırtüstü çevrildiğinde, sırt üstü çevrilen cesedin boğazının sol yan bölümünün kesik ve kanlı, sol ayağına ait bilek kemiğinin çizmenin dışına çıkacak şekilde açıkta ve kırık vaziyette olduğu, ağaç gövdeleri üzerindekan olduğu değerlendirilen kırmızı lekeler ve başının zeminle temas halinde olduğu noktada doku parçaları mevcut olduğu, …’a ait cesedin batı istikametinde 1 metre mesafede kırmızı renkli bir adet baret, baretin hemen bitişiğinde ve batı istikametinde 1 metre uzunluğunda bir adet ahşap saplı baltanın mevcut olduğu, …’a ait cesedin batı istikametinde 1.15 metre mesafede bir adet sarı renkli baretin mevcut olduğu belirtilmiştir.

5. Soruşturma aşamasında alınan 29.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda; … ve …’ın TS 1214 konu edilen ağaç kesiminde … güvenliği kurallarına uymadıkları, özellikle kestikleri ağacın kendileri için risk yaratacağını hesaplamadan tehlikeli bölge dışına çıkmadıkları ve bu sebeple tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak ölümleri ile sonuçlanan olayda, olayın oluşmasında birinci derecede kusurlu oldukları, … Orman İşletmesinin bu bölgedeki kesim işinin yönetim ve denetimi ile ilgili olan görevli veya görevliler ile Tır köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı … ve yönetim kurulu üyelerinin, TS 1214’de konu edilen … güvenliği kurallarını yeterince işbaşında uygulatılmasında yetersiz kaldıkları, işin yönetim ve deniminide yetersiz kaldıkları bu surette olayın oluşmasında ikinci derecede kusurlu oldukları belirtilmiştir.

6. … (Karabük) Orman İşletme Müdürlüğünün cevabi yazılarına ve belgelere göre, sanık …’nun olayın meydana geldiği 80 numaralı bölmenin de içinde olduğu bölge işletme şefi, sanık …’in ölçme kesim (orman muhafaza) memuru, sanık …’in Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi başkanı, sanık …’nin kooperatifin başkan yardımcısı, sanık …’nin de kooperatifin muhasip üyesi oldukları anlaşılmıştır.

7. … Orman İşletme Şefi olarak görev yapan sanık … ile orman muhafaza memuru olarak görev yapan sanık … hakkında Karabük Valiliği tarafından ön inceleme yaptırıldığı, bilahare Karabük Valiliği tarafından 2015/57 Karar sayılı ve 25/12/2015 tarihli karar ile her iki sanık hakkında 4483 sayılı yasa uyarınca soruşturma izni verilmemesine karar verildiği görülmüş, bu karara katılanlar vekili ile … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edilmesi üzerine … Bölge İdare Mahkemesinin 2016/11-19 E-K. sayılı ve 26/01/2016 tarihli kararı uyarınca itirazın kabulüne, itiraza konu kararın bozulmasına, sanıklar hakkında üzerlerine atılı fiil nedeni ile soruşturma izni verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

8. Karabük İl Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenmiş Olay Yeri İnceleme Raporu ve eki kroki, olay yeri fotoğrafları, Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi ile Çitdere Orman İşletme Şefliğine ait bilgi ve belgeler, … güvenliği ve işçi sağlığı kursuna ait belgeler, tutanaklar, cevabi yazılar dava dosyasında bulunmaktadır.

9. … Ağaç Ölçü Tutanağına göre; … Orman İşletme Müdürlüğü Çitdere Orman İşletme Şefliği 80 nolu bölmede Kayın, Göknar ve Çam cinsi ağaçlardan oluşan 211 adede denk 835,166 m3 … Kabuklu Gövde Hacmindeki ağaçlar iki teknik eleman tarafından bölmede gezilerek damgalanarak tespit edilmiştir.

10. 23.01.2015 tarihli Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi Yönetim Kurulu Kararı ile; üyelerine 2015 yılı kış üretimi … tevziatının 06/02/2015 … günü yapılacağı ve … talep dilekçelerini vermeleri kararını alarak, Tır köyü Muhtarlığı ilan panosunda ilan edilmiştir

11. 02.02.2015 tarihli … Tevzi Tutanağına göre; … Orman İşletme Müdürlüğü Çitdere Orman İşletme Şefliği 4-23-75 ve 80 nolu bölmelerdeki üretim işi (Kesme, Sürütme ve Taşıma) kura çekimi sonunda, Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifine ve 20-37-46-51 ve 78 nolu bölmeler Yazı Köy Tarımsal Kalkındırma Kooperatifine düşmüştür. 06.02.2015 tarihinde, …, Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifine verdiği dilekçe ile … talebinde bulunmuş, dilekçesinin 5. paragrafında; “İşçilik vahidi fiyat usulü olup, bütün yapılan işler kendi nam ve hesabıma ait olduğundan, Kooperatifimiz İşletme ile aramızda ortak menfaatlerimizi koruyan bir kuruluştur. … güvenliğim kendim tarafından sağlanacaktır ve Kooperatifimizin hiçbir sorumluluğu yoktur. Bölmelerde doğabilecek herhangi bir maddi ve manevi zararlar tarafımdan karşılanacaktır.” denilmektedir.

12. 06.02.2015 tarihli … Tevziat Listesine göre; “…Çitdere Orman İşletme Şefliği 80 nolu bölmede müteveffa …’a 65,000 m3 … ağaç kesim işi düşmüştür. 02/03/2015 tarihli Kesim Şartnamesi (Vahidi Fiyat Usulü) ve Bölme Teslim Tutanağı ile; … Orman İşletme Müdürlüğü Çitdere Orman İşletme Şefliği 80 nolu bölme, Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifine teslim edilmiştir. Kesim Şartnamesinin 13. maddesine göre; “Orman İdaresinden kesim alan … sahipleri aldıkları kesimin İşverenidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve genel … Sigortası Kanunu, 4857 sayılı … Kanunu ve 6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile her türlü … kazası ve vergi mevzuatından doğacak yükümlülüklerden kendileri sorumludur. Orman İdaresi bu konularda sorumlu olmayacaktır…”, ayrıca Özel Şartlarda; “1 -… güvenliği eğitimi olmayanlar üretim işlerinde çalıştırılamaz. 2- Kişisel Koruyucu Ekipmanı kullanımı zorunludur. 3- 4857/25-II ve 6331 sayılı kanunlar gereği Kişisel Koruyucu Ekipman ve İlk Yardım Kitini yanında bulundurmak zorundadır. Bulundurulmaması halinde birincisinde ihtar, İkincisinde … akdi fesih edilecektir ” denilmiştir. Bölme Teslim Tutanağında; Bu bölmede çalışacak kooperatif üyeleri belirlenmiş olup, bunlar arasında müteveffa … da bulunmakta olup, Tutanakta ayrıca; Bu şahıslardan başka üye veya başka bir kişi çalıştırılamayacağı, çalıştırılması halinde Kooperatifin sorumlu olacağı belirtilmiştir. 02.03.2015 tarihli Tutanağa göre; … Orman İşletme Müdürlüğü Çitdere Orman İşletme Şefi … ve Ölçme Kesim Memuru … tarafından Kooperatif Yöneticileri ve aralarında …’nın da bulunduğu kesim işçilerine; Orman işçiliğinde … güvenliği ile ilgili olarak güvenlik kuralları ve riskler, koruyucu malzeme ekipmanlar ile motorlu testere tekniği konularında bilgilendirme amaçlı arazi tatbikatı yapılmış ve Kooperatif yöneticileri ile … ve 80 nolu bölmede kesimde çalışacak diğer şahıslarda bu tatbikata katılmışlardır.

13. Müteveffa …, … … Eğitimi Merkezi Müdürlüğünce 14/01/2013-06/03/2013 tarihleri arasında açılan, “Orman Emvali Üretim İşçiliği” kursuna katılmış ve başarılı olarak Belge almıştır.

14. Yargılama aşamasında alınan ve Mahkemece hükme esas alınan 31.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda; kesim işinin TS 1214 standardına göre yapılmadığı, …’ın kooperatif üyesi olup TS 1214 kapsamında … güvenliği bilgi ve tatbiki eğitim aldığı ve tecrübesi olduğu, ancak kesim yaparken TS 1214’e göre kesim yapmadığı için kestiği ağacın diğer ağacın dallarına çarpması sonucu çarpılan ağacın kırılması ile kendilerinin üzerine düştüğü, tehlike sahasından çekilmediği, yanında yevmiyeci olarak çalışan …’ın çekilmesini sağlamadığı için asli kusurlu, …’ın kesim işinde fiili olarak çalıştığı, zamanında tehlike sınırları dışına çekilmediği için kendi ölümünde asli kusurlu, kesim işi yapılırken denetlemekle görevli olan sanık …’in bu görevini tam yapmadığı, kesim işini köylülerin inisiyatifine bıraktığı için tali kusurlu, sanık …’nun da denetim görevini tam yapmadığından tali kusurlu oldukları, sanıklar …, … ve …’nin ise eğitim verme ve denetim yapma bilgi ve becerileri olmadığından kusursuz olduklarının belirtildiği görülmüştür.

15. Sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları inkar ettikleri; olayın tanıkları M.T., A.A., R.K., K.A., H.T., R.Ç., O.A., İ.Ö.’nün beyanlarının dava dosyasında bulunduğu belirlenmiştir.

16. Sanık …’in aşamalarda, Tır Köy Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi başkanı olarak görev yaptığını, kazanın olduğu yerdeki kesim işini kooperatif adına … Orman İşletme Şefliğinden kendilerinin aldığını, ölen …’ın bu kooperatifin üyesi olduğunu ve kendilerinin bilgisi dahilinde kesim yaptığını, …’ı ise tanımadığını ve bu kişinin ne amaçla orada bulunduğunu, kesim işine ehil olup olmadığını bilmediğini, …’a kesimin nasıl yapılacağına dair seminer verdiklerini ve bu konuda düzenlenen belgede onun imzasının olduğunu, olayı görmediğini ve olayda kusurunun bulunmadığını,

Sanık …’nin, Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifinde muhasebeci olarak görev yaptığını, …’ın kooperatif üyesi olduğu için kesim işinde çalıştığını ve ona gerekli eğitimin verildiğini, …’ın ise kendi bilgileri dışında kesim alanında bulunduğunu, olayda kusuru olmadığını,

Sanık …’nin, Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Orman Kooperatifinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, … kooperatif üyesi olduğundan gerekli seminer çalışmalarından sonra kesim alanında çalışmaya başladığını, …’ı ise tanımadığını ve ne amaçla kesim yerinde olduğunu bilmediğini, olayda kusuru olmadığını,

Sanık …’nun, … Orman İşletme şefi olduğunu, orman idaresinin kesim yapacağı alanları belirledikten sonra bu yerleri kooperatiflere gösterdiklerini, kesim yapılan yerlerde usulüne uygun kesim yapılıp yapılmadığını denetleme görevi olduğunu, olay tarihinde 8 ayrı bölmede yaklaşık 35.000 m3. kesim yaptırdığını, personel sayısı yetersiz olduğu için kesim yapılan her bölmeyi ayrı ayrı kontrol etmesinin mümkün olmadığını, 08/03/2015 tarihinde kesim yapılacak bölmede …’da olduğu halde işçilere ne şekilde kesim yapılacağını gösterdiğini, …’ı ise tanımadığını, orman alanı geniş olduğu için kaçak işçi çalıştırıldığını duyduğunu, görevini aksatmasının söz konusu olmadığını, kusursuz olduğunu,

Sanık …’in de, … Orman İşletme Şefliğinde orman muhafaza memuru olarak görev yaptığını, sanık … ile birlikte suç konusu kesim alanında denetleme yaptıklarını ve işçileri kesimin nasıl yapılacağı konusunda uyardıklarını, …’ın kooperatif üyesi olduğunu ve onu kesim alanında gördüğünü, …’ı ise tanımadığını beyan ettikleri belirlenmiştir.

17. Katılanların her aşamada sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve mahkemece 26.01.2016 ve 16.06.2016 tarihli duruşmalarda, haklarında da katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

18. Sanıklara ait güncel adli sicil kayıtları ve nüfus kayıtları Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
1. Sanıklar …, …, … hakkında verilen beraat kararlarına ilişkin olarak; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

2. Sanıklar …, … hakkında verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin olarak ise;
a) … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi tarafından, İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve orman mühendislerinin de dahil edildiği yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak delil tartışması yapılması gerekliliği bakımından duruşmalı inceleme yapılması gerektiği kanaatine varılarak duruşma açılmış, duruşma sırasında resen seçilen bilirkişiler orman yüksek mühendisleri … ve … ile makine mühendisi ve aynı zamanda A sınıfı … güvenliği uzmanı …’dan alınan 17.03.2017 havale tarihli raporda; “…… isimli şahısların 11/03/2015 günü saat 07;00 sıralarında, kestikleri ağacın bir başka ağaca çarparak kırması ve kırılan ağacın şahısların üzerine düşmesi sonucu hayatlarını kaybetmesi olayında;6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 2. maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendine
göre; Çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar için bu kanun hükümleri uygulanmamaktadır.4857 sayılı … Kanununun, istisnalar başlıklı 4. maddesinin (b) bendine göre; 50’den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerleri veya işletmeleri, … kanunundan istisna edilmişlerdir.

• Müteveffa …; … … Eğitimi Merkezi Müdürlüğünce 14/01/2013- 06/03/2013 tarihleri arasında açılan, “Orman Emvali Üretim İşçiliği” kursuna katılmış ve başarılı olarak Belge almış olduğu, 02/03/2015 tarihinde Orman işçiliğinde … güvenliği ile ilgili olarak güvenlik kuralları ve riskler, koruyucu malzeme ekipmanlar ile motorlu testere tekniği konularında bilgilendirme amaçlı arazi tatbikatına katıldığı ve orman işçiliğinde bir deneyimi olmasına rağmen; TS 1214 Ağaç Kesme ve Kesmede Güvenlik Kuralları Standardını uygulamayan ve Ağaç Kesme ve Boylama Operatörü olarak, Kesimi yapılacak ağacın bulunduğu yerin arazisinin meyil, tümsek, çıkıntı, toprak özelliği, ağaç sıklığı, komşu ağaçlar ve takılma durumu açısından incelemeden. Takılı ağaç oluşturma ihtimalini azaltmak için ağaçları boş ve temiz alana doğru devirmesi gerekirken başka bir ağacın üzerine devirerek ve kesilecek ağacın etrafında ağaç boyunun iki katı kadar çaplı alanı “tehlike alanı” olarak belirlemeyerek, müteveffa …’ı uyararak tehlikeli alan dışına çıkmasını sağlayamadığından ve kooperatif üyesi olmadığı halde kesim sahasında bulundurmasından, vahidi fiyatla orman işi aldığından, 4857 sayılı … Kanunu ile 6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği kanunu gereğince, kendi nam ve hesabına çalıştığından, … güvenliğini kendisi sağlayacağından dolayı Asli kusurlu olduğu,

• Müteveffa …; Kooperatif üyesi olmadığı ve Ağaç Tevzi Listesinde ismi bulunmadığı halde kesim sahasında olması, kesim sahasında kesimi yapılan 1064 nolu ağacın tehlikeli alanının dışında olması gerekirken, güvenlik tedbiri almadan ölçme işine devam etmesinden dolayı Asli kusurlu olduğu,

• Orman İsletme Şefi … ve Orman Muhafaza Memuru …;

6831 sayılı Orman Kanununun 40. maddesine göre; … Orman İşletme Müdürlüğü Çitdere Orman İşletme Şefliği 80 nolu bölmeyi, 02/03/2015 tarihli Kesim Şartnamesi (Vahidi Fiyat Usulü) ve Bölme Teslim Tutanağı ile Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifine teslim etmişlerdir.

Kooperatif Yöneticileri ve aralarında …’nın da bulunduğu kesim işçilerine 02/03/2015 tarihinde, Orman işçiliğinde … güvenliği ile ilgili olarak güvenlik kuralları ve riskler, koruyucu malzeme ekipmanlar ile motorlu testere tekniği konularında bilgilendirme amaçlı arazi tatbikatı yapmışlardır.

Orman Genel Müdürlüğünün üretimle ilgili 288 sayılı Tebliğini eksiksiz olarak uygulamışlardır.

… Orman İşletme Müdürlüğü Çitdere Orman İşletme Şefliğinde 2015 yılı kış kesiminde 80 nolu bölmede 211 adet muhtelif orman ağacının kesileceği ve 7 adet bölmede daha ağaç kesiminin olduğu göz önüne alındığında görevli 2 kişinin tüm ağaçların kesimlerini kontrol etmesi mümkün olmadığı gibi çalışanları tanımaları ve kooperatife üye olup olmadıklarını bilmeleri mümkün değildir. Bu görev şartname gereği Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifine aittir. Orman İşletme Şeflerinin Üretim işleri dışında, Orman Genel Müdürlüğü Taşra Teşkilatı Kuruluş ve Görev Yönetmeliği gereği; Orman zararlıları ile mücadele ve ormanların korunması ile ilgili … ve işlemleri yapmak, Bina, tesis, demirbaş eşya, malzeme ve taşıt araçlarının bakım ve muhafazasını sağlamak, Amenajman planlarına dayalı silvikültür ve uygulama projelerini yapmak veya uygulamayı takip etmek, Amenajman planları ile ilgili … ve işlemleri yapmak ve bu planların yapılması için gerekli verileri ve belgeleri katılımcı yöntemlerle hazırlamak ve sağlamak görevleri de mevcuttur.Vahidi Fiyatla orman işi alan kooperatif üyeleri, 4857 sayılı … Kanunu ile 6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği kanunu gereğince, Müteveffalar kendi nam ve hesabına çalıştığından … güvenliğini kendisi sağlayacağından dolayı Orman İşletme Şefi … ve Orman Muhafaza Memuru “…’in kusurlarının olmadığı,

– Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi yöneticileri …, Osman Tefemi ve …:
Kooperatif üyesi olan ve kesim işini yapan kişilere yaptıkları işle ilgili karşılaşabilecekleri riskler konusunda eğitim verdirdikleri, gerekli olan kişisel koruyucu donanımların temini ve kullanılması ile ilgili bir çalışma ve gayret içerisinde bulundukları, Şartname gereğince üye olmayan şahısların çalışmasından sorumlu iseler de, müteveffa …’ın olaydan önceki gece gelip sabahleyin erkenden kesim işine gitmesinden, orman kesim alanının geniş bir alanı kapsamasından haberdar olamadıkları anlaşıldığından, vahidi fiyatla orman işi alan kooperatif üyeleri, 4857 sayılı … Kanunu ile 6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği kanunu gereğince, müteveffalar kendi nam ve hesabına çalıştığından, … güvenliğini kendisi sağlayacağından dolayı kusurlarının olmadığı…” görüşlerinin bildirildiği anlaşılmaktadır.

b) … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2017/556 E. 2017/1723 K. sayılı kararı ile; “…Sanıklar … ve … bakımından ise, usul ve yasaya uygun şekilde işin uzmanı kişiler tarafından gerekçeli olarak hazırlanmış, teknik ve bilimsel verilere dayalı, oluşa uygun ve bu nedenle itibar edilir nitelikte olan ve Dairemizce aldırılan 17/03/2017 tarihli bilirkişi raporunun esas alınması sureti ile bir değerlendirme yapılması gerekmiş, buna göre de, adı geçen sanıkların Çitdere Orman İşletme Şefliğine bağlı 80 numaralı bölmeyi Kesim Şartnamesi ve Bölme Teslim Tutanağı ile Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifine teslim ettikleri, kooperatif yöneticileri ve aralarında ölen …’ın da bulunduğu kesim işçilerine 02/03/2015 tarihinde orman işçiliğinde … güvenliği ile ilgili olarak güvenlik kuralları ve riskler, koruyucu malzeme ekipmanlar ile motorlu testere tekniği konularında bilgilendirme amaçlı arazi tatbikatı yaptırarak kesim işinin icra edileceği 80 numaralı bölmeyi Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifine teslim ettikleri, Orman Genel Müdürlüğünün üretimle ilgili 288 sayılı tebliğini eksiksiz olarak uyguladıkları, 2015 yılı kış kesiminde 80 numaralı bölmede 211 adet muhtelif orman ağacının kesileceği ve 7 adet bölmede daha ağaç kesiminin olduğu göz önüne alındığında, görevli iki kişinin tüm ağaçların kesimlerini kontrol etmeleri ve denetleme yapmaları mümkün olmadığı gibi çalışanları tanımaları ve kooperatife üye olup olmadıklarını bilmelerinin mümkün olmadığı, ayrıca yetkili oldukları orman sahası ile ilgili olarak başka görevlerinin de olduğu, ayrıca vahidi fiyat ile orman işi alan kooperatif üyelerinin 5857 sayılı … Kanunu ve 6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca kendi nam ve hesaplarına çalışmakta olup kendi kişisel güvenliklerini de kendilerinin sağlaması gerektiği hususları birlikte nazara alındığında, suç konusu olayda sanıklar … ile …’nun kusurları olmadığının, kooperatif üyesi olup … güvenliği bilgi ve tatbiki eğitim aldığı ve tecrübesi olduğu görülen …’ın, kestiği ağacın diğer ağacın dallarına çarpması sonucu çarpılan ağacın kırılması ile kendilerinin üzerine düştüğü esnada tehlike sahasından çekilmediği, yanında çalışan …’ın da çekilmesini sağlamadığı, …’ın da çalıştığı kesim işinde zamanında tehlike sınırları dışına çekilmediği, bu suretle kendi ölümleri ile sonuçlanan olayda tamamen kusurlu olduklarının kabulü gerektiği sonucuna varılmış, bu bakımdan sanık …’in denetleme görevine rağmen kesim işini köylülerin inisiyatifine bıraktığı, sanık …’nun da denetim görevini tam yapmadığı ve bu nedenle 07/11/2016 tarihli bilirkişi raporuna itibarla bu sanıkların kusurlu kabul edilerek cezalandırılmaları gerektiği yönündeki İlk Derece Mahkemesinin kabul ve uygulaması usul ve yasaya uygun bulunmadığından kaldırılması ile sanıklar … ile …’nun beraatları gerektiği…” gerekçeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/234 Esas, 2016/195 Karar sayılı ve 22.12.2016 tarihli mahkûmiyet kararlarının kaldırılmasına, sanıklar … ve …’in ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … ve … Yönünden;
Katılanlar …, …, …, … Vekili ile Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Olay günü saat 07:00 sıralarında, … Orman İşletme Müdürlüğü Çitdere Orman İşletme Şefliğine ait Tır köyü Çit Yazısı mevkii 80 nolu bölmede orman işçisi olarak çalışan … ve … isimli şahısların, motorlu testere ile kestikleri kayın ağacının devrilirken yan tarafında bulunan Köknar ağacına çarptığı ve bu ağacı zeminden 11 metre yükseklikte kırdığı, kırılan kısmın kesilen ağacın tersi istikametine devrildiği ve devrilen kısmın üç parçaya ayrıldığı, devrilen ve 14 metre uzunluğunda olan Köknar ağacı tepesinin her iki şahsa çarptığı ve bunun üzerine her iki şahsın aldıkları darbe neticesi öldükleri olayda; sanık …’nun olayın meydana geldiği 80 numaralı bölmenin de içinde olduğu bölge işletme şefi, sanık …’in ölçme kesim (orman muhafaza) memuru, sanık …’in Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi başkanı, sanık …’nin kooperatifin başkan yardımcısı, sanık …’nin de kooperatifin muhasip üyesi oldukları anlaşılmıştır.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinde yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve orman mühendislerinin de dahil edildiği yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği kanaati ile bilirkişiler orman yüksek mühendisleri … ve … ile makine mühendisi ve aynı zamanda A sınıfı … güvenliği uzmanı …’dan alınan 17.03.2017 havale tarihli raporda, ölenlerin her ikisinin de asli kusurlu, sanıklar …, … ve …’nin kooperatif üyesi olan ve kesim işini yapan kişilere yaptıkları işle ilgili karşılaşabilecekleri riskler konusunda eğitim verdirdikleri, gerekli olan kişisel koruyucu donanımların temini ve kullanılması ile ilgili bir çalışma ve gayret içerisinde bulundukları, şartname gereğince üye olmayan şahısların çalışmasından sorumlu iseler de, katılan …’ın, tanıkların ve sanıkların anlatımlarından ölen …’ın olaydan önceki gece gelip sabahleyin erkenden kesim işine gitmesinden haberdar olamadıkları anlaşıldığından, vahidi fiyatla orman işi alan kooperatif üyeleri, 4857 sayılı … Kanunu ile 6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği kanunu gereğince, ölenlerin kendi nam ve hesabına çalıştığından, … güvenliğini kendileri sağlayacağından dolayı sanıkların kusurlarının olmadığının bildirildiği, raporun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; sanıklar …, …, … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verdiği hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılanlar …, …, …, … vekilinin sanıklar hakkında verilen beraat kararının yasaya aykırı olduğuna, sanıkların kusurlu olduğuna, sorumlulukları bulunduğuna, kooperatif yöneticileri hakkında … güvenliği kurallarının uygulanması konusunda görevlerini ihmal ettiklerinden dolayı ceza verilmesi gerektiğine, gerekli gözetim ve denetimleri de yapmadıklarından sanıkların kusurlu olduklarına, … Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından kanuna aykırı olduğuna; katılan … vekilinin sanıklar …, … ve … hakkında istinaf incelemesinde verilen istinaf başvurusunun reddi kararının hatalı olduğuna, ölen …’in …’ın yevmiyeli işçisi olduğuna bundan, Kadir’in sanıklar …, … ve …’nin habersiz ormana işçi çağıramayacağına, sanıkların kusurlu olduğuna cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Sanıklar … ve … Yönünden;
Katılanlar …, …, …, … Vekili ile Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Olay günü saat 07:00 sıralarında, … Orman İşletme Müdürlüğü Çitdere Orman İşletme Şefliğine ait Tır köyü Çit Yazısı mevkii 80 nolu bölmede orman işçisi olarak çalışan … ve … isimli şahısların, motorlu testere ile kestikleri kayın ağacının devrilirken yan tarafında bulunan Köknar ağacına çarptığı ve bu ağacı zeminden 11 metre yükseklikte kırdığı, kırılan kısmın kesilen ağacın tersi istikametine devrildiği ve devrilen kısmın üç parçaya ayrıldığı, devrilen ve 14 metre uzunluğunda olan Köknar ağacı tepesinin her iki şahsa çarptığı ve bunun üzerine her iki şahsın aldıkları darbe neticesi öldükleri olayda; sanık …’nun olayın meydana geldiği 80 numaralı bölmenin de içinde olduğu bölge işletme şefi, sanık …’in ölçme kesim (orman muhafaza) memuru, sanık …’in Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi başkanı, sanık …’nin kooperatifin başkan yardımcısı, sanık …’nin de kooperatifin muhasip üyesi oldukları anlaşılmıştır.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinde yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve orman mühendislerinin de dahil edildiği yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği kanaati ile bilirkişiler orman yüksek mühendisleri … ve … ile makine mühendisi ve aynı zamanda A sınıfı … güvenliği uzmanı …’dan alınan 17.03.2017 havale tarihli raporda, ölenlerin her ikisinin de asli kusurlu, sanıklar … ve …’nun ise Çitdere Orman İşletme Şefliğine bağlı 80 numaralı bölmeyi Kesim Şartnamesi ve Bölme Teslim Tutanağı ile Tır Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifine teslim ettikleri, kooperatif yöneticileri ve aralarında ölen …’ın da bulunduğu kesim işçilerine 02.03.2015 tarihinde orman işçiliğinde … güvenliği ile ilgili olarak güvenlik kuralları ve riskler, koruyucu malzeme ekipmanlar ile motorlu testere tekniği konularında bilgilendirme amaçlı arazi tatbikatı yaptıkları, Orman Genel Müdürlüğünün üretimle ilgili 288 sayılı tebliğini eksiksiz olarak uyguladıkları, 2015 yılı kış kesiminde 80 numaralı bölmede 211 adet muhtelif orman ağacının kesileceği ve 7 adet bölmede daha ağaç kesiminin olduğu göz önüne alındığında, görevli iki kişinin tüm ağaçların kesimlerini kontrol etmeleri mümkün olmadığı gibi çalışanları tanımaları ve kooperatife üye olup olmadıklarını bilmelerinin mümkün olmadığı, ayrıca yetkili oldukları orman sahası ile ilgili olarak başka görevlerinin de olduğu nazara alındığında kusurları olmadığının bildirildiği, raporun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; sanıklar … ve …’nun mahkûmiyetlerine ilişkin hükme yönelik katılanlar vekili ile sanıklar … ve …’nun istinaf başvurularına ilişkin olarak, … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2017/556 E. 2017/1723 K. sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2016 tarihli ve 2015/234 E. ve 2016/195 K. sayılı kararının kaldırılmasına, olayda kusuru bulunmadığı anlaşılan sanıklar … ve …’nun 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine dair verdiği hükümlerde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılanlar …, …, …, … vekilinin sanıklar hakkında verilen beraat kararının yasaya aykırı olduğuna, sanıkların kusurlu olduğuna, sorumlulukları bulunduğuna, İlk derece mahkemesince sanıklar sanıklar …, … hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş olmasına rağmen, istinaf aşamasında beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna; katılan … vekilinin sanıklar … ve … hakkında yerel mahkemece verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak beraat kararı verilmesinin de hukuken yanlış olduğuna, sanıkların kusurlu olduğuna cezalandırılmaları gerektiğine, … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararlarının bozulması talebine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2017/556 Esas 2017/1723 Karar sayılı kararında, katılanlar …, …, …, … Vekili ile katılan … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.