YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12871
KARAR NO : 2023/84
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/491 E., 2019/752 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanuna eklenen 5 inci maddenin 1/f bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2017/335 Esas, 2018/90 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2018/491 Esas, 2019/751 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, yerel mahkemenin ve istinaf mahkemesinin kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkili hakkındaki isnatların hiç birinin örgüt üyeliği bağlamında yoğunluluk süreklilik ve çeşitlilik barındıran eylemler olmadığı, müvekkilinin yapı ile olan hukukunun tamamen bu yapının legal bir yapı olarak göründüğü sürece dönük olduğu, tanık anlatımının örgüt üyeliği açısından haklı bir gerekçe oluşturmadığı, yerel mahkemenin soruşturma evresinde alınan beyanı muteber kabul etmesinin hukuki olmadığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden hareketle müvekkilinin 17/25 süreci öncesinde bu yapıya sempati duymuş olabileceği, müvekkile ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, yapılan yargılama ve toplanan deliller sabit olmakla, sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın güttüğü amaç ve saik, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu, sıradan bir vatandaşın temin edip kullanma imkanı olmayan ve sadece FETÖ/PYD örgütü mensuplarınca haberleşme amacıyla kullanıldığı bilinen ByLock isimli programı GSM hattı üzerinden kullanması, öğrencilerden örgüt adına para toplaması, örgüte ait dershanelerde müdürlük yapanların örgüt içi talimatlarına muhattap olması, düzenli olarak maaşından kesilmek suretiyle örgüte maddi katkıda bulunması, örgüt içi tayine tabi olması, örgütün ışık evlerine öğrenci kazandırma görevinde bulunması, talimat üzerine sosyal medya hesabı kullanması, örgüt toplantılarına katılması, öğrencileri ışık evlerine yönlendirip örgüte kazandırma faaliyetinde bulunması, Bank Asyayı örgüt talimatı doğrultusunda kullanması, örgüt içi tayine tabi tutulması dikkate alınarak sanık hakkında verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılmış,
Sanığın işlemiş olduğu suçun 3713 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen terör suçları kapsamında kaldığı anlaşıldığından sanığa verilen cezada 3713 sayılı Kanun’un 5/1 gereğince 1/2 oranında artırım yapılmış,
Sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısına, üyelerine ve eylemlerine ilişkin verdiği isimler itibariyle etkin pişmanlıkta bulunduğu değerlendirilmiş, örgüte üye veya yönetici olarak katılan kişilerin doğruluğu, verdiği isimlere ilişkin UYAP ortamından yapılan sorgulama sonucu ve diğer sanıkların beyanları ile örtüşmüş, her bir verdiği isim açısından soruşturmaların akıbetini beklemenin, verdiği isimlerin örgütle alakasız isimler olmadığı da dosya kapsamından belirlendiğinden yargılamayı uzatacağı değerlendirilmiş ve soruşturmaların sonucu beklenmemiş, bu kapsamda, sanığın etkin pişmanlıkta bulunurken zikrettiği isimlerin etkinliği, yeni bir bilgi olup olmaması, konumları ve sayı itibariyle değerlendirilmesi yapılmak suretiyle ve sanığın etkin pişmanlık sürecinde vermiş olduğu beyanlarında samimi olup olmadığı (sanığın hakkındaki bir kısım tespit ve beyanları gizlemesi, ByLock programını inkar etmesi, Van ilinde örgütsel faaliyette bulunmadığını söylemesi, ancak dershanede çalışanların sohbete katılmama durumunda işten çıkarıldığını söylemesine rağmen Van’da dersanede çalışmasına rağmen sohbetlere katılmadığını söylemesi) buna karşın örgütün yapısı ve faaliyeti ile ilgili özellikle … ili açısından bilgiler vermesi, yine kendisi hakkında da bir takım örgütsel faaliyetler ile ilgili beyanları dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2. cümlesi gereğince asgari hadden (1/3 oranında) indirim yapılmasının gerektiği anlaşılmakla mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1-) Sanığın kolluk aşamasından itibaren sürdürdüğü etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarında, örgüte müzahir kurumlarda çalıştığı, sohbet gruplarına katıldığı, kendi sınıfındaki öğrencileri sohbetlere götürme, ışık evlerine yönlendirme ve cemaate kazandırmaya yönelik faaliyetlerde bulunduğu, maaşından bağış, himmet ve burs adı altında kesintiler yapıldığına dair anlatımlarda bulunduğu,
2-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesinin sonuca etkili görülmediği,
3-) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Bank … nezdindeki hesap hareketlerinin incelenmesi neticesi hazırlanan bilirkişi raporuna göre, sanığın yaptığı işlemlerin örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte olduğu,
4-) Dosyada mevcut tanık beyanları incelendiğinde, sanığın öğrenci grubunun olduğu, bunların dersleriyle, ışık evlerine gidiş gelişleriyle, öğrenciler üniversiteyi kazandıklarında örgüte ait evlerde kalmalarıyla ilgilendiği, ışık evlerine öğrencilerin götürülmesinin amacının örgüte ısındırmak olduğu, maaşından himmet parası kesildiği, sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığının anlaşıldığı,
5-)Sanığın çalıştığı kurumlara ait kayıtlar incelendiğinde; …, … ve … illerinde örgüte müzahir olması nedeniyle KHK ile kapatılan şirketlerde çalışma kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, toplanan delillerin suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşması için yeterli olup, şüpheye yer bırakmamış olması karşısında, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
6-) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın özellikle … ve … illerinde örgüte müzahir kurumlarda çalıştığı döneme dair beyanlarına istinaden verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olduğu, … ilinde örgüte müzahir dershanede çalışması dışında örgütsel faaliyette bulunduğuna ilişkin aleyhe beyanın bulunmadığı, ByLock programını kullanmadığını beyan eden sanık hakkında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının da temin edilememesi dikkate alındığında, hakkında TCK’nın 221/4-2 cümlesi uyarınca daha makul oranda bir indirim yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde alt sınırdan indirim yapılarak fazla ceza tayini nedeniyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 6 numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2018/491 Esas, 2019/752 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bayburt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.