YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/10707
KARAR NO : 2006/2991
KARAR TARİHİ : 11.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili, karşı dava dilekçesi ile zararın tazmini istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, karşı davanın ayrılmasına dair verilen hükmün duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı Vek.Av…. … …. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dava konusu taşınmazın tapu kayıt maliki olan davalı …’ya çıkartılan dava dilekçesinin ve oturum gününün tebliği ile ilgili tebligat mazbatasında ölmüş olduğundan tebligatın yapılamadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece adı geçen kişinin ölmüş olup olmadığının nüfus idaresinden sorulup saptanması, ölmüş ise mirasçılarının 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 14. maddesi uyarınca davaya katılmalarının sağlanmasından sonra hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Davanın esası yönünden ise;
Mahkemece dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak kabulü ile bu niteliğine göre değerlendirme yapılmış olmasında bir isabetsizlik yoksa da hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Bilirkişi kurulundan rapor alındıktan sonra tarafların itirazlarının değerlendirilmesi yönünde aynı kuruldan alınan ek rapordan bilirkişiler asıl raporlarındaki değerlendirme hatalarından sözederek (marulun kg/dekar yerine adet/dekar; buğday samanının değerlendirilmemesi gibi) yeniden değerlendirme yapmışlar, mahkemece bu ek rapor esas alınması gerekirken herhangi bir gerekçe gösterilmeden asıl rapora göre hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
2-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik ll.maddesinin l.fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu itibarla; buğday ve saman ürünlerinin dekar başına ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatlarının İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilip ek rapordaki diğer değerlendirmelerinde veri cetveline uygunluğu denetlenmeli, aynı kamulaştırma kapsamında diğer dosyalara getirtilen verilerle çelişkiler giderilmelidir. (Ör.Tarsus 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/563 E – 2005/370 K Dairenin 2005/10488 esas sayılı dosyada marul ürününün dekara üretim gideri 270.930.000 TL.dır).
3-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre davanın niteliği gereği yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yolda hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 450,00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.