Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/10400 E. 2023/855 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10400
KARAR NO : 2023/855
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/668 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 136 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e) bentleri ve 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ertelemeye karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24.06.2019 tarihli ve 2016/270226 sayılı, sanık müdafinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; katılan tarafından daha önce facebook üzerinden yayınlanmış olan resmin tekrar yayınlanmasının suç oluşturmayacağına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan vekili tarafından 17.11.2014 tarihli dilekçe ile katılan ile sanık arasında gerçekleşen olaylara ilişkin açılan davaya konu iddianamede sanığın katılana ait olan ve bir barda çekilmiş olan resminin katılanın kız kardeşine gönderilmesine ilişkin eylem hakkında dava açılmadığı belirtilerek şikayetçi olunması üzerine başlatılan soruşturma sonunda sanığın katılana ait kişisel veri kapsamında bulunan resmi katılanın rızası dışında hukuka aykırı olarak katılanın kız kardeşine gönderdiği gerekçesi ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Mahkemece sanık ile katılanın aynı erkek ile arkadaşlık yapmalarından kaynaklı aralarında bir husumetin oluştuğu ve mahkemeye intikal eden dava dosyalarının bulunduğu, sanığın katılana ait bir barda çekilmiş olan resmi katılanın kız kardeşine katılanın rızası dışında göndermesi şeklinde eylemin sübut bulduğu ve sanığın eylemini haksız tahrik altında işlediği kabul edilerek sanık hakkında mahkûmiyete karar verilmiştir.

3. Sanık suça konu resmi facebook üzerinden temin ettiğini ve katılanın kendisi adına sahte hesap açması nedeniyle eylemi gerçekleştirdiğini savunmuştur.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin somut olayda kabul ettiği gerekçenin sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirmemesine karşın, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Katılan tarafından daha önce yayınlanmış resmin tekrar yayınlanmasının suç oluşturmayacağına ilişkin temyiz istemi ve tebliğnamedeki eksik inceleme yönünden
İkrar içeren sanık savunması ve tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre; katılan tarafından daha önce internet ortamında yayınlanmış olan resminin sanık tarafında hukuka uygunluk nedeni bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olarak katılanın kız kardeşine göndermesine konu olayda sanığın sübut bulan eyleminin 5327 sayılı Kanun’un 136 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Diğer temyiz istemleri yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz” şeklindeki düzenleme gereğince, aynı Kanunun 49 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince kısa süreli olan 10 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/668 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (5) ve (6) paragraflarında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulandığı bölümlerin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.