Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3286 E. 2022/7862 K. 07.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3286
KARAR NO : 2022/7862
KARAR TARİHİ : 07.11.2022

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.03.2019 tarih ve 2018/122 E. – 2019/97 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.01.2021 tarih ve 2019/980 E. – 2021/82 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirket 1961 yılında kurulmuş olup bisküvi, kraker, gofret, pasta, tart, kek ve sair ürünlerinin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini ve “FİT” ibaresini 2000 yılında tescil ettirerek bu ibareyi içerir muhtelif markalarının bulunduğunu, davalı şirketin 2017/01253-1,2,3 sayılı “Ambalaj Deseni” tasarım tescil başvurusunun yayınına, bu markanın müvekkilinin FİT ibarelerini aynen içerdiği ve tasarımların yenilik ve ayırtedicilik vasfına haiz olmadığı gerekçesiyle TPMK nezdinde yapılan itirazın reddedildiğini, bu karara karşı itirazlarının da YİDK tarafından reddedildiğini, davalı tasarımının ayırt ediclik ve yenilik vasıflarını haiz olmadığını, dava konus ambalaj deseni görselinde yer alan “FİTBACK” ibaresinin müvekkili şirket adına tescilli FİT ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, 6769 sayılı Kanun’un 4. ve 5. maddelerine göre ayırt edicilik ve yenilik vasfını taşımadığını, FİTBACK ibaresinin mezkur tasarımdan çıkarılması gerektiğini, herhangi bir ürünün FİT ibaresini taşımasının müvekkili şirket ile bu şirkete ait markaları akla getireceğini, davalı tasarımının genel görünüm olarak neredeyse davacı markaları ile aynı olduğunu, farklılıkların genel görünüme etkisi olmayacak şekilde ayrıntıda kaldığını, davalı şirketin müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin markası ile iltibas oluşuran markalarının bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu, davalı TPMK’nın daha önce verdiği kararları ile çeliştiğini ileri sürerek 24/01/2018 tarihli, 2018-T-56 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescil edilen “Ambalaj Deseni” isimli tasarımlardan “FİTBACK” ibaresinin çıkarılmasına ve dava konusu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, dava konusu tasarım ile davacının itirazına mesnet marklarının genel izlenim itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, söz konusu farklılıkların 6769 sayılı Kanun’un 56. maddesinde belirtilen küçük ayrıntılardan çok daha fazla olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; davacının, müvekkili adına tescil edilen dava konusu tasarımından çıkarılmasını talep ettiği “FITBACK” ibaresinin müvekkili adına tescilli marka olduğunu, müvekkilinin kendi tescilli markasını da kullanmak suretiyle oluşturduğu tasarımının tümden korunması gerektiğini, davaya konu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu, müvekkilinin Türk Gıda Kodeksi Kilo Verme Amaçlı Enerjisi Kısıtlanmış Gıdalar Tebliğine uygun olarak üretimini ve satışını üstlendiği kilo verme amaçlı enerjisi kısıtlanmış gıda olan “Fitback” ürününü gerek internet gerekse eczanelere vasıtasıyla tüketiciye sunduğunu, dava konusu tasarımların müvekkiline ait “FITBACK” markalı ürünün satışa sunulduğu ambalaj görsellerinden oluştuğunu, tasarımlarında yer alan “Fit” ibaresinin İngilizcede zindelik anlamına gelip bilhassa gıda sektöründe ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, “Fitback” ibaresinde “fit” ibaresinin bulunmasının ürünün benzer olduğu sonucunu doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, dava konusu tasarımlar ile davacının kelime markalarında benzerlik bulunmadığı, dava konusu 2017/01253 sayılı ve 1,2,3 sıra numaralı tasarımların yeni olduğu; ayırt edici nitelik koşulunu sağladığı, davaya konu YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; başkasının marka tescili nedeniyle mevcut hukuki korumayı bertaraf edebilmek için başkasının markasını içeren bir ambalaj tasarımı oluşturarak tasarım tescil belgesi almak suretiyle marka tescilinden kaynakların hakların dolanılmasının bir kötüniyet hali olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 77/1-a maddesine göre, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmiş ise, tasarımın hükümsüz kılınmasına mahkemece karar verileceği, bu nedenle başkasına ait bir sınai hakkın marka olarak tescili, SMK’nın 6. maddesine göre itiraz üzerine reddedileceği gibi başkasına ait bir markanın endüstriyel tasarım olarak tescili için yapılacak kötüniyetli bir tasarım tescil başvurusunun da SMK’nın 77/1-a maddesine göre hükümsüz kılınabilebileceği, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunduğu belirlenmiş olmasına rağmen, dava konusu tasarımda yer alan ve bir bütün olarak anlamı olmayan “FITBACK” ibaresinin tüketiciler nezdinde “fit back” şeklinde algılanacak olması, Türkçe’de geri anlamına gelen “back” kelimesinin “fit” ibaresine vurgu yapması ve ağızdan ilk FİT ibaresinin çıkması, bu durumda davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun da aynı kelimeden oluşması karşısında davalının tasarımının davacıya ait markaların asıl ibaresini içerdiği, bu durumun iltibasa ve haksız rekabete yol açacağı, davacının marka hakkına ve haksız rekabet hükümlerine dayanarak tasarım tesciline engel olma hakkı bulunduğu, her ne kadar davalı tarafça “FITBACK” ibaresinin tescilli markası olduğu savunulmuşsa da davalının anılan markasının 25/01/2018 tarihinde tescil edilmesi ve ayrıca dava konusu tasarımda kullanılan “FITBACK” ibaresinin marka tescilinden farklı olması karşısında davalının “FITBACK” ibareli daha önceki marka tescilinin davalı lehine müktesep teşkil etmeyeceği, davalıya ait tasarım tescilinin, davacının markasından haksız yararlanmaya yönelik olduğu, bu nedenle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK’in 2018/T-56 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2017 01253 no’lu tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava tasarımın ayırt edici olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
6769 sayılı SMK’nın 77/1-a maddesi hükmü uyarınca bir tasarım başvurusunun kötü niyetle yapılması açık bir hükümsüzlük sebebi olarak öngörülmüş olup, Dairemiz uygulamalarında bir başkasına ait markaya konu ibarenin tasarım içerisinde yer alması kötü niyet emaresi olarak kabul edilmektedir.
Bununla birlikte davacının itiraza gerekçe markalarının “FİT” ibaresini taşıdığı, buna mukabil başvuru konusu ambalaj tasarım görseli içerisinde yer alan ibarenin ise “FİTBACK” olduğu, öte yandan davalının 2016/30012 sayılı ve “FİTBACK … be healthy+zayıf bir insan figürü” unsurlu marka başvurusunun TPMK tarafından kabul ve tescil olunduğu, markanın hükümsüzlüğü ve TPMK YİDK kararının iptali istemiyle açılan davada İlkderece Mahkemesince davanın reddi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu karar kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de Dairemizin 26.09.2022 tarih ve 2021/1685 E. – 2022/6319 K. sayılı ilamı ile davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kararın davalı lehine kesinleşmesi halinde, davalının kendisi adına tescilli markaya konu ibarenin tasarım başvurusunda yer almasının kötü niyetli bir başvuru olarak kabulü doğru olmayacağından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu kararın sonucu beklenerek karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl ve birleşen dosya davacısı yararına BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davalılara iadesine, 07.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.