Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13711 E. 2023/1200 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13711
KARAR NO : 2023/1200
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/55 E., 2022/163 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu ürünlerin müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul (Kapatılan) 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli, 2014/381 Esas, 2015/247 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5846 sayılı Kanun’un 71 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu eşyanın 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

2. İstanbul (Kapatılan) 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli, 2014/381 Esas, 2015/247 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/10199 Esas, 2021/10219 Karar sayılı kararı ile, “5846 sayılı Kanunun “haklara tecavüzün önlenmesi” başlıklı 81’inci maddesinde düzenlenen bandrol yükümlülüğüne aykırılık eyleminin aynı eserle ilgili olarak şikayet üzerine soruşturulan/kovuşturulan ve aynı Kanunun “manevi, mali ve bağlantılı haklara tecavüz” suçunu da oluşturduğu somut olayda; şikayetçinin 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde dava konusu edilen materyaller yönünden hak sahibi olduğunu kanıtlayan hukuken geçerli belgeleri ibraz etmesi nedeniyle sanık hakkında 5846 sayılı Kanunun 71/1 ve 81/13 maddelerine göre hüküm kurulmuş ise de; Hükümden sonra 17/07/2020 tarih ve 31188 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/29 K. sayılı kararı ile, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 143. maddesiyle değiştirilen 81’inci maddesinin on üçüncü fıkrasında düzenlenen “Bandrol yükümlüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71’inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71’inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak; verilen ceza üçte biri oranında artırılır.” hükmünün iptal edilmesi ve 5237 sayılı TCK’nun 44’üncü maddesinde ise “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmüne yer verilmiş olması karşısında; Somut olayda, sanığın eylemine uyan bandrol yükümlülüğüne aykırılık eylemi ile ilgili hak sahibi kişilerin hukuken geçerli belgeleri süresi içerisinde sunarak şikayetçi olması nedeniyle hem manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz başlıklı 5846 sayılı Kanunun 71’inci maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen suçun hem de aynı Kanunun 81’inci maddesindeki sanığın eylemine uyan ve re’sen takibi gerektirmesi nedeniyle CMK’nun 253 ile devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmayan bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunun oluşacağı ve TCK’nun 44. maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurularak sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi delaletiyle, 5846 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 11 ay 20 gün hapis ve 820,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu eşyanın 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, verilen cezanın ertelenmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.İl denetim Komisyonu tarafından yapılan çalışmalar neticesinde, 15.04.2014 tarihinde suça konu iş yerinde dışarıdan bakıldığında raf ve tezgahlarda satışa hazır 5846 sayılı Kanun’a muhalif nitelikte çok sayıda DVD’nin olduğunun görülmesi üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2014 tarihli arama kararına istinaden yapılan aramada, ürünlerin bir kısmı kolilere istiflenmiş halde, bir kısmı da raflarda satışa sunulmuş halde toplam 20.000 adet oyun DVD’si ele geçirilmiştir.

2.20.06.2014 tarihli bilirkişi raporu ile ele geçen ürünlerin tamamının usulsüz çoğaltılmış kopya niteliğinde olduğu ve bulunması zorunlu bandrolleri taşımadıkları tespit edilmiştir.

3.Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğüne sanığın işyerinde ele geçen bilgisayar oyunları ile ilgili hak sahiplerince bandrol talebinde bulunup bulunulmadığı sorulmuş, 19/11/2014 tarihli yazı ekinde gönderilen bandrol teslim tutanakları dikkate alındığında, söz konusu bilgisayar oyunları ile ilgili birçok şirket tarafından bandrol talebinde bulunulduğu belirlenmiştir.
4.Şikâyetçi vekili tarafından ele geçen ürünlerle ilgili hak sahipliğini ispatlamaya yönelik belgeler dosya arasına sunulmuştur.
5.Sanık soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, iş yerini 2 ay önce devraldığını, ele geçen ürünleri çantacı tabir edilen şahıslardan 1,00 TL karşılığı satın alıp 1,50 TL karşılığı satışını yaptığını kabul etmiş; kovuşturma aşamasındaki savunmasında ise, iş yerini kapatmak üzere olduğunu, ele geçen ürünlerin satışını yapmadığını, tamamının önceden yaptığı iş sebebiyle elinde kalan ürünler olduğunu beyan etmiştir.

6. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/10199 Esas, 2021/10219 Karar sayılı bozma ilamının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/163 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ele geçen ürünlerin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı maddenin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesinin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/163 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin (B) bendinde yer alan “54/1” ibaresi çıkartılarak yerine “54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.