YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13643
KARAR NO : 2023/1237
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/435 E., 2022/5 K.
SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul (Kapatılan) 3. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/200 Esas, 2015/452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2.İstanbul (Kapatılan) 3. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/200 Esas, 2015/452 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/14011 Esas, 2021/9803 Karar sayılı ilâmıyla;
“Uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, kollukta düzenlenen matbu form üzerinde sanık uzlaşmayı kabul etmediğine dair seçeneği imzalamışsa da, bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaşma teklifinin hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğundan” bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/435 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan vekili 06.04.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile …Kundura isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama – el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2.İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.04.2015 tarihli ve 2015/2168 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde 10.04.2015 tarihinde sanık da hazır bulunduğu halde yapılan aramada; iş yeri girişinin dışındaki tezgâhta, üzerlerinde katılan firma adına tescilli marka ve logolar bulunan üç (tek) spor ayakkabıya el konulmuştur.
3.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü ve aynı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
4.Dosyada mevcut 05.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmayıp, marka taklidi yapılmış sahte ürünler oldukları, katılan adına tescilli 78112, 104349, 78675 ve 78463 numaralı markaların iktibas yolu ile taklit edildiği, suça konu ürün numunelerinin üzerinde bulunan ve aslen katılan adına tescilli olan markaların emtia sınıflarına uygun ürünler üzerinde kullanıldığı ve eylemin marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
5.Sanık savunmalarında; iş yerini kendisinin çalıştırdığını, suça konu ayakkabıları tanımadığı bir toptancıdan taklit olduklarını bilmeden satın aldığını, bu ayakkabılar her yerde serbestçe satıldığı için yasak olabileceğini düşünmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2021/13598 sayılı Uzlaştırıcı Raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/435 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.