YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13806
KARAR NO : 2023/1364
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/530 E., 2022/477 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2014 tarihli ve 2010/748 Esas, 2014/633 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 10 ay 5 gün hapis ve 1000 gün karşılığı 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.
2.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2014 tarihli ve 2010/748 Esas, 2014/633 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2018/17357 Esas, 2021/6880 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22. ile 5/2. maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği dikkate alınarak;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.10.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.12.2010 olduğu,
Halen derdest olan Adana 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/1058 Esas sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 10.11.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.11.2010 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak anılan dosyanın incelenip gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesinin gerekmesi,
3.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa
Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4.Gerekçeli karar başlığında katılan kurum olarak hem Gümrük İdaresi hem de Tütüm ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu gösterildiği halde hükümde hangi kurum olduğu belirtilmeksizin katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2021/530 Esas, 2022/477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 10 ay 5 gün hapis ve 1000 gün karşılığı 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suça konu sigaraların değerinin azlığının dikkate alınmadığına, verilen ceza ile orantısız olduğuna, suçta ve cezada adalet ilkesine aykırı olan bir ceza olduğuna, bozma ilâmında belirtilen hususların dikkate alınmadığına, suçun Tarım İl Müdürlüğü ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığına, katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin de kanuna aykırı olduğuna, yapılan yasal değişiklikler ile etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında uygulanmadığına, sanığa kamu zararını gidermek isteyip istemediğinin usulüne göre sorulmadığına, dolayısıyla lehe yapılan değişiklikle sanığın beyanı alınmadan verilen kararın kanuna aykırı olduğuna, keza alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza verilmiş olması ve bunun gerekçesinin belirtilmemiş olmasınında kanuna aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasının gerekçede tartışılmadığına ve re’sen inceleme ile kararın usule, yasaya ve dosya içeriğine aykırı olması nedeniyle bozulmasına karar verilmesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı ve 67 nci maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, bu itibarla suçun işlendiği 28.10.2010 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve dava konusu sigaraların bizatihi suç oluşturması sebebiyle müsaderesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/530 Esas, 2022/477 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki
kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.