YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16177
KARAR NO : 2023/1261
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
¸
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/157 E., 2019/175 K.
SUÇLAR : Üste Hakaret, Üstü Tehdit, Askerî Eşyayı Kasten Tahrip Etmek
KARARLAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemin süreden reddi
Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2019/157 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
(Kapatılan) Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 26.03.2013 tarihli ve 2013/124 Esas, 2013/131 Karar sayılı kararı ile sanığın 08.10.2011 tarihinde üste hakaret suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına, üstü tehdit suçundan 1632 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi
uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına, askerî eşyayı kasten tahrip etmek suçundan 1632 sayılı Kanun’un 130 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına, 09.07.2012-10.07.2012 tarihleri arasında adli müşahede altında geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca verilen muhtemel hapis cezasından mahsubuna karar verildiği, söz konusu kararların yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 02.05.2013 tarihinde kesinleştiği;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 02.05.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 23.01.2016 tarihinde uyuşturucu veya uyarıca madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinin Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2017/140 Esas, 2018/414 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2019/157 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan (Kapatılan) Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 26.03.2013 tarihli ve 2013/124 Esas, 2013/131 Karar sayılı kararının açıklanarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği;
5320 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası “Bölge adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” şeklinde düzenlendiği, buna göre Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddelerinin uygulanacağı, 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, ayrıca 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesindeki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder” hükmüne göre, hükmün ancak açıklandıktan sonra hukuki sonuç doğuracağı dikkate alındığında;
Dosyanın daha önceden sanık yönünden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, temyize konu hükümlerin Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra açıklanması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, temyiz dilekçesi istinaf talebi mahiyetinde kabul edilerek, gereği mahallince değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 15.02.2023 tarihinde karar verildi.