Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/2571 E. 2006/3167 K. 17.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2571
KARAR NO : 2006/3167
KARAR TARİHİ : 17.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının oğlu …’in nüfus kaydında “…” olan soyadının “…” olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulü yönünde karar verilmiş, verilen bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kişiye bağlı haklardan olan soyadının değiştirilmesi istemine ilişkindir. Dava dilekçesine ekli vekaletname genel nitlelikte olup, vekil eden davacı anne …’ın oğlu …’nin nüfus kaydında “…” olan soyadının “…” olarak değiştirilmesi konusunda verdiği özel bir yetkiyi içermemektedir. Vekilin, kişiye sıkı sıkıya bağlı kişilik hakları ile ilgili böyle bir davayı açabilmesi için vekaletnamesinde özel bir yetkinin bulunması gerekir.
Bu durumda mahkemece, genel vekaletname ile dava açan avukata dava konusu işle ilgili özel yetkiyi içeren vekaletnamesini ibraz etmesi için belli bir süre tanınması, bu süre içerisinde vekil vekaletnamesini getirmediği ya da asil bir dilekçe ile veya bizzat duruşmaya gelerek özel yetkisi bulunmayan vekilin açmış olduğu davaya ve yapılan işlere icazet verdiğini bildirmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul ile davaya bakılıp esas hakkında hüküm kurulması,
Kabule göre;
Türk Medeni Kanununun 321. maddesi hükmüne göre, ana ve baba evli değilse çocuk ananın soyadını taşır. Dosyada bulunan nüfus kayıt tablosunda soyadının değiştirilmesi istenilen küçüğün evlilik dışı doğduğu ve ana hanesine yazıldığı anlaşılmaktadır. Evlilik dışı … çocuğu babanın tanıması ya da mahkemece babalığa hükmedilmiş olması bu kuralı değiştirmez. Bu nedenle çocuğun soyadının değiştirilmesi konusunda annenin açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yasanın buyurucu hükmüne rağmen yerinde bulunmayan gerekçeyle kabulü,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.